harry kewell: taraftarın sevgilisi kewell. çok seviliyor, tapılıyor, saha içi ve saha dışı karakterinin yüceliğinden bahsediliyor. katılıyorum bunlara, ben de çok seviyorum. katılmadığım görüşler de var onunla ilgili, hagi'nin galatasaray'daki sembol kişiliğinin yerini doldurabileceği gibi. ama nerede ise herkesin bir noktayı gözden kaçırıp, onun sorumluluğu çerçevesindeki bir iş için bir başka adamı günah keçisi ilan etmeye pek razı olamıyorum. hakan balta için son haftalarda yine futbolculuğu yönünde muhabbetler dönmeye başladı. peki hakan balta sizce neden böyle? bir anda mı bu hale geldi? bu derece orta saha çizgisinin gerisine gömülmesinin sebebi nedir? bir futbolcu ikili mücadelelerde ayakta kalamaz hale geliyorsa, sürekli yanlış pas tercihleri yapıyorsa, defanstaki görev yerini sürekli aksatıyorsa o oyuncunun durumu hakkında onu özel olarak sorgulamak mümkün. ama hakan balta'nın problemi şu? hücum hattında nerede ise hiç gözükmüyor ve maçın % 80'ini kendi sahasında geçiriyor. bunun için diğer kanata bakalım isterseniz. sabri sarıoğlu'na. hem de dünkü maçta fotoğraf çok güzel çekilmişken. dün sabri önünde kiminle oynadı 70 dakika boyunca? elano ile. elano ile kewell birbirine oyun karakteri bakımından çok benzeyen oyuncular. çok fazla sprinter olmayan, top ayaklarında iken daha iyi işler yapabilen, topu genelde istediği yere atabilen klasik "usta ayak" adamları. ama arkalarındaki kanat oyuncusu ile gösterdikleri performans facia. sabri bu yüzden 70 dakika boyunca hücumda görünmedi. ne zamanki keita oyuna girdi, sabri rakip kale çizgisine kadar inebildi. hakan balta sabri'nin dün 70 dakika boyunca çektiğini sezon başından beri çekiyor. fenerbahçe maçını hatırlayın. kewell oyuna girdikten sonra o kadar fazla rakip kale önüne kadar inip hakan'dan uzaklaşmıştı ki ayhan kewell'ı, "hakan'a biraz yaklaş" şeklinde uyarmak zorunda kaldı. ama değişen bir şey yok şimdilik. bu yüzden hakan her maçta taç çizgisine yapışmış şekilde kendi sahasında topla buluştuğunda, karşısına bir defans oyuncusu dikiliyor ve hakan yakınına topu bırakabileceği, önünde oynayan adamı arıyor. o adam da rakip sahanın uç noktalarında olduğunda topu ona atıyor, top da genelde ya rakip ya kendi takımı lehine taçla sonuçlanıyor.rijkaard'ın bu kanatta kewell'ın takımın hücum tarafına ve hakan balta'ya verdiği zararı mutlak surette, yerleşme konuşmaları yaparak çözmesi lazım. yoksa bu performans hiç değişmeyecek belirtelim.
Bakınca doğru gibi duruyor. Zira arda turan solda oynarken, hakan balta daha fazla çıkıyordu atağa.
rakip takımların sağ kanadını e-5'e çeviren arda turan bu sezon ortaya çekilince, sol kanattak atak gelmemesinin sorumlusu olarak gösterilmiş oyuncu. oldu o zaman, nonda da defansa gelsin.
soyadıyla müsemma futbolcu. stoperden bozma faydasız sol bek. bir sol bek nasıl bir kere bile bindirme yapmaz, hiç bindirme yapmadığı halde nasıl sol taraftan adam kaçırır, nasıl ceza sahasına bir tane bile orta yapmaz canlı cevabı. hadi ortayı geçtim topu diksen karşı ceza sahasına bir kere düşer be adam. ibrahim üzülmez'le dalga geçenlerin bu adamı savunmalarını aklım almıyor. zıt tarafta oynayan sabri'deki gelişimi görüp hiç mi feyz almazsın? yerine giren uğur yeri bile olmamasına rağmen 10 dakikada senden daha fazla ileri çıktı ayıp yahu.
galatasaray'dan bir an önce defolup gitmesi en büyük temennimizdir.
rıdvan dilmen'in hakkında yaptığı yorumlara katılmadığım futbolcu. ofansif özellikleri topa gelişine abanmayı barındırır. ama istikrarlıdır, defansif görevlerini eksiksiz yapar diyebiliriz. ama ofans da şart.
istikrarlı bir görev adamıdır. bu özelliğinden dolayı galatasaray'ın ve milli takımın sol bekidir. aşırı ofansif özellikleri olmamasına rağmen, kornerde defanstan dönen toplara çok sert ve düzgün vurduğunu görmüşümdür.
bir galatasaraylı olarak beğenmediğim futbolcu.stoperden bozma sol bek.insan biraz çıkar hucuma katkı yapar bindirir soldan soldan ama bu arkadaşta yok böyle bir özellik.
gelecekte kaptan yapılası insandır. bülent korkmaz ve ardından hakan şükür gibi efsanelerimizin olması nedeniyle ergün penbe'de bu şansı kullanamadık ama cüneyt tanman'dan sonra tam galatasaray kaptanlığına yakışan isimdir. sessiz, sakin, efendi, soğuk kanlı, boş yere konuşmayan, gereksiz itiraz etmeyen, takım arkadaşlarıyla iyi anlaşan. ileride buna liderlik özelliği de eklenirse çok başarılı bir kaptan olabilir. en az 2 sezon sonra kendisini kaptan olarak görmek dileğiyle.
terbiyesiz futbolcudur. tamam gol atıyorsun da kardeşim bari sus işareti filan yap. hadi diyelim oradan puan alma ihtimalinin olmadığının farkında değilsin, cahilliğine veririm ama o hareket hiç hoş değil. yaptın da bir anlamı olsa bari, peh..
servet çetin'in yanında ikinci stoper olarak oynarsa daha faydalı olabilecek futbolcu. sol taraftan hiç çıkmıyor ileri. stoper oynarsa hem böyle bir zorunluluğu kalmamış olur hem de servet de ters ayakla yakalanmamış olur pozisyonlarda. zaten stoperden bozma bir sol bek kendisi. caner erkin daha faydalı olacak bence, hiç olmazsa ileri çıkıyor da sol taraftan birkaç tane fazladan orta geliyor ceza sahasına.
golde hata aranacak en son adamken yine günah keçisi ilan edilen adam. defansif diye adlandırdığımız orta sahalar ortada yok, defansın göbeğindeki iki yolcu garip hallerde bu adam soldan gelip ortadaki oyuncuyu tutuyor top sekse sola gitse yine gol!
ayhan gibi bir adamla onca diyaloğuna rağmen yine de iyi oynamış futbolcu.
ne çok iyi ne çok kötü kendi yağında kavrulan sol bek.şutları iyi olsa da ayda yılda bir şut çeker gol olur olmaz orası bilinmez. kişilik olarak mütevazi ve iyi niyetli bir insandır kendisi.