günün şiiri

entry3080 galeri300 ses2
    237.
  1. geceyi düşleriz gündüzken,
    geceyken de gündüzü,
    yitirebileceklerimiz yitiktir
    onlardan uzaktayken ama
    özleriz, döneriz yeniden
    yitirmeden
    yitirebileceklerimizi
    yitiremediklerimize.
    yitirebilirdik, deriz...

    Oruç ARUOBA
    1 ...
  2. 238.
  3. Bütün insanlara

    dillerde gezen adım:
    bir seciyesiz, bir it.
    nedense olamadım,
    sizin gibi bir yiğit...

    ne gaye taşıyorum,
    ne bir dağ aşıyorum;
    delice yaşıyorum,
    ne ihtiras, ne ümit...

    yuh...Eğer hayat buysa,
    bu ahmakça uykuysa...
    bana kim sokulduysa
    hadi dedim, hadi git! ..

    bende çok şey var ama,
    akıl filan arama...
    ciddiyetle arama
    koydum dikenli bir çit.

    saçıma düşen aklar,
    ne bir macera saklar;
    çıkarmaz bu dudaklar,
    ne bir küfür ne tevhit...

    korkutmaz beni ölüm,
    bir şeytan kadar hürüm.
    süremez bende hüküm
    ne allah, ne de nahit...

    sabahattin ali
    1 ...
  4. 239.
  5. Gözlerin gözlerime değince
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Beni sevmiyordun, bilirdim
    Bir sevdiğin vardı, duyardım
    Çöp gibi bir oğlan, ipince
    Hayırsızın biriydi fikrimce
    Ne vakit karşımda görsem
    Öldüreceğimden korkardım
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Ne vakit Maçka'dan geçsem
    Limanda hep gemiler olurdu
    Ağaçlar kuş gibi gülerdi
    Sessizce bir cigara yakardın
    Parmaklarımın ucunu yakardın
    Kirpiklerini eğerdin, bakardın
    Üşürdüm, içim ürperirdi
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Akşamlar bir roman gibi biterdi
    Jezabel kan içinde yatardı
    Limandan bir gemi giderdi
    Sen kalkıp ona giderdin
    Benzin mum gibi giderdin
    Sabaha kadar kalırdın
    Hayırsızın biriydi fikrimce
    Güldü mü cenazeye benzerdi
    Hele seni kollarına aldı mı
    Felaketim olurdu, ağlardım

    ATTiLA iLHAN
    2 ...
  6. 240.
  7. Son sözüm!
    Sana olan hudutsuz sevdamı,
    Manolya kokulu başını kollarımın arasına alıp
    Senin o memleket gözlerine saatlerce bakmalıyım ki
    Anlatabileyim
    Senin yanıbaşında ve şevkat dolu göğüsünde uyumalıyım
    Çünkü ben senin her yanı çiçek açmış,
    Yemişlerle dolu fidana benzeyen güzel yüzüne hasret
    YAŞAYAMAM!!!
    Son hayalim, son hasretim, son sözüm, nartanem,
    Yutkunuşum, uyanışlarımın en güzeli,
    Kadınım benim,
    Kadınım,
    Kadınım benim...
    5 ...
  8. 241.
  9. memleketin tüm vatan hainleri
    mekteb-i sultaniyede
    ah bir müdür olsam
    hepsini sikerim bir saniyede.
    2 ...
  10. 241.
  11. biri uykusunda hep seni görüyormuş,
    ben de rüyalarımın yalancısıyım.
    1 ...
  12. 242.
  13. elemtere fiş
    kem gözlere şiş
    benim bir yarim var müthiş
    bazen yedi yaşında bazen yetmiş

    elemtere fiş
    kem gözlere şiş
    benim bir yarim var müthiş
    azcık rum azcık kürd azcık ermeni
    aklına esmeye görsün.
    galata kulesinin
    tepesinden atar beni
    sonra benden önce iner, tutar beni

    elemtere fiş
    kem gözlere şiş
    benim bir yarim var müthiş
    yarısı imam yarısı keşiş
    misli menendi görülmemiş
    her parmağında bir marifet
    hünerli mi hünerli

    ayıptır söylemesi
    hemi galatasaraylı hemi fenerli

    bedri rahmi eyüpoğlu
    0 ...
  14. 243.
  15. seni düşünmek güzel şey
    seni düşünmek ümitli şey
    dünyanın en güzel sesinden
    en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey

    seni düşünmek güzel şey
    seni düşünmek ümitli şey
    fakat artık ümit yetmiyor bana
    ben artık şarkı dinlemek değil
    şarkı söylemek istiyorum.
    1 ...
  16. 244.
  17. Ey Türk, senin köyün hür bir yuvadır
    Çiftlik değil, yoktur beyi ağası
    Her köylünün var bir çifti tarlası,
    Öz evinde o hem bey hem ağa'dır.

    Hiç kimsenin yarıcısı rençberi
    Olmaz, ancak olur vatan askeri.

    Ümmi değil, muallimsiz kalsa da
    imamı yok, gene bilir dinini.
    Dost ve düşman kimdir, bilir dünyada,
    Doğru bulur,sevgisini kinini.

    Ona cami, mektep, kitap yapınız.
    Emin kalır hudutta her kapımız...

    Lakin ey Türk, bu mesut köy bitiyor!
    Mültezimin, faizcinin, tüccarın
    Pençesinde diyor beni kurtarın;
    Bu üç işi senden çabuk istiyor.

    Kaldır a'şar usülünü aç banka
    Yap her semtte bir ziraî sendika...
    1 ...
  18. 245.
  19. Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
    yorulmuşsundur;
    nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
    ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
    susamışsındır;
    buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
    acıkmışsındır;
    beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
    memleket gibi yoksuldur odam.

    Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
    ayağını basdın odama
    kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
    güldün,
    güller açıldı penceremin demirlerinde
    ağladın,
    avuçlarıma döküldü inciler
    gönlüm gibi zengin
    hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

    Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
    3 ...
  20. 246.
  21. 247.
  22. sevdiğim ikinci kadınsın sen,
    ilkini sevmeye mecburdum.
    çok iyiliği oldu bana,
    ve hayatımda hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim,
    sevdiğim ikinci kadınsın sen!
    ilkinin yerini alman mümkün değil,
    o öğretti bana sevmeyi,
    o öğretmese sevemezdim seni bile,
    inan o tuttuğu için ellerimden,
    yürümeyi öğrendim, koşabildim sana.
    onun gözlerine benzediği için gözlerin,
    alamadım gözlerimi senden,
    sana aşığım, seni seviyorum.
    sevdiğim ikinci kadınsın sen!
    hayatım boyunca omuzumda taşıyorum onu,
    ve sen her sabahımdasın,
    kıskanma
    alfabede bile senin adının baş harfi ondan sonra gelir,
    kalbim şimdi senin,
    onun kadar sev beni kafi
    o doğurdu, sen öldürme! *
    3 ...
  23. 248.
  24. Aysel git başımdan ben sana göre değilim
    Ölümüm birden olacak seziyorum.
    Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
    Aysel git başımdan istemiyorum.

    Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
    Dağıtır gecelerim sarışınlığını
    Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
    hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    Benim için kirletme aydınlığını,
    hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

    Islığımı denesen hemen düşürürsün,
    gözlerim hızlandırır tenhalığını
    Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
    Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
    ya korku biriktirmek yetisini.
    Acılarım iyice bol gelir sana,
    sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    Ümitsizliğimi olsun anlasana
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

    Sevindiğim anda sen üzülürsün.
    Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
    içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
    uzak yalnızlık limanlarına.
    Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
    Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
    Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
    Sakın başka bir şey getirme aklına.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
    ölümüm birden olacak seziyorum,
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
    Aysel git başımdan seni seviyorum...
    2 ...
  25. 249.
  26. Sarhoş oldum da
    Seni hatırladım yine;
    Sol elim,
    Acemi elim,
    Zavallı elim!
    0 ...
  27. 250.
  28. KEREM GiBi

    Hava kurşun gibi ağır!
    Bağır
    bağır
    bağır
    bağırıyorum!
    Koşun
    kurşun
    erit-
    -meğe
    çağırıyorum.
    O diyor ki bana:
    -Sen kendi sesinle kül olursun ey!
    Kerem
    gibi
    yana
    yana.
    "Deeeert
    çok,
    hemdert
    yok"
    Yürek-
    -lerin
    kulak-
    -ları
    sağır.
    Hava kurşun gibi ağır.

    Ben diyorum ki ona:
    -- Kül olayım
    Kerem
    gibi
    yana
    yana
    Ben yanmasam
    sen yanmasan
    biz yanmasak,
    nasıl
    çıkar
    karan-
    -lıklar
    aydın-
    -lığa.
    Hava toprak gibi gebe.
    Hava kurşun gibi ağır.
    Bağır
    bağır
    bağır
    bağırıyorum.
    Koşun
    kurşun
    erit-
    -meğe
    çağırıyorum.
    0 ...
  29. 251.
  30. Beni bu güzel havalar mahvetti
    Beni bu güzel havalar mahvetti,
    Böyle havada istifa ettim
    Evkaftaki memuriyetimden.
    Tütüne böyle havada alıştım,
    Böyle havada aşık oldum;
    Eve ekmekle tuz götürmeyi
    Böyle havalarda unuttum;
    Şiir yazma hastalığım
    Hep böyle havalarda nüksetti;
    Beni bu güzel havalar mahvetti.
    1 ...
  31. 252.
  32. Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.
    Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.
    Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
    Galip et, çünkü bu son ordusudur islâm'ın! *
    1 ...
  33. 253.
  34. Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
    Dante gibi ortasındayız ömrün.
    Delikanlı çağımızdaki cevher,
    Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
    Gözünün yaşına bakmadan gider.

    Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
    Ya gözler altındaki mor halkalar?
    Neden böyle düşman görünürsünüz,
    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

    Zamanla nasıl değişiyor insan!
    Hangi resmime baksam ben değilim.
    Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
    Bu güler yüzlü adam ben değilim;
    Yalandır kaygısız olduğum yalan.

    Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
    Hatırası bile yabancı gelir.
    Hayata beraber başladığımız,
    Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
    Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

    Gökyüzünün başka rengi de varmış!
    Geç farkettim taşın sert olduğunu.
    Su insanı boğar, ateş yakarmış!
    Her doğan günün bir dert olduğunu,
    insan bu yaşa gelince anlarmış.

    Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
    Her yıl biraz daha benimsediğim.
    Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
    Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
    Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

    Neylersin ölüm herkesin başında.
    Uyudun uyanamadın olacak.
    Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
    Bir namazlık saltanatın olacak,
    Taht misali o musalla taşında.
    1 ...
  35. 254.
  36. Seviyorum seni
    ekmeği tuza banıp yer gibi
    Geceleyin ateşler içinde uyanarak
    ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
    Ağır posta paketini
    neyin nesi belirsiz
    telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
    Seviyorum seni
    denizi ilk defa uçakla geçer gibi
    istanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
    içimde kımıldayan birşeyler gibi
    Seviyorum seni
    Yaşıyoruz çok şükür der gibi.
    3 ...
  37. 255.
  38. Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi
    Aşktı o! Beni durup yenileyen
    Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
    Oydu, dolu dizgin gidişime dur diyen

    Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim
    Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su
    Böyle ak pak olacağımı bilir miydim?
    içimde açmasaydı o sevmek duygusu

    Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü
    Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın
    Görsün prangalarım o doğacak günü

    Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın
    Seninle her yerde güzel, her zaman yeni
    istemem, sensiz hatırlamasınlar beni.
    2 ...
  39. 256.
  40. Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

    Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi "ilerle"
    Bir yaz günü geçtik tunadan kafilelerle

    Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan
    Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan

    Bir gün yine doludizgin atlarımızla
    Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

    Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
    Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde

    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik,
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.
    1 ...
  41. 257.
  42. değirmene girdi köpek,
    değirmenci çaldı kötek,
    hem kepek yedi köpek,
    hem kötek yedi köpek.
    0 ...
  43. 258.
  44. Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya
    Ona sorarsanız: ´Lafı bile edilemez, mikroskopik bi zaman...´
    Bana sorarsanız: ´On senesi ömrümün...´
    Bir kurşun kallemim vardi, ben içeri düştügüm sene
    Bir haftada yaza yaza tükeniverdi
    Ona sorarsaniz: ´Bütün bi hayat...´
    Bana sorarsanız: ´Adam sende bi hafta...´
    Katillikten yatan Osman; ben içeri düştügümden beri
    Yedibuçugu doldurup çikti.
    Dolaşti dişarda bi vakit,
    Sonra kaçakçiliktan tekrar düştü içeri, alti ayi doldurup çikti tekrar.
    Dün mektubu geldi; evlenmiş, bi çocugu olacakmiş baharda...

    Şimdi on yaşina basti, ben içeri düştügüm sene ana rahmine düşen çocuklar.
    Ve o yilin titrek, uzun bacakli taylari,
    Rahat, geniş sagrili birer kisrak oldu çoktan.
    Fakat zeytin fidanlari hala fidan, hala çocuktur.

    Yeni meydanlar açilmiş uzaktaki şehrimde, ben içeri düştügümden beri...
    Ve bizim hane halki, bilmedigim bir sokakta, görmedigim bi evde oturuyor

    Pamuk gibiydi bembeyazdi ekmek, ben içeri düştügüm sene
    Sonra vesikaya bindi
    Bizim burda, içerde
    Birbirini vurdu millet, yumruk kadar simsiyah bi tayin için
    Şimdi serbestledi yine, fakat esmer ve tatsiz

    Ben içeri düştügüm sene, ikincisi başlamamişti henüz
    Daşov kampinda firinlar yakilmamiş, atom bombasi atilmamişti Hiroşimaya
    Bogazlanan bir çocugun kani gibi akti zaman
    Sonra kapandi resmen o fasil, şimdi üçünden bahsediyor amerikan dolari
    Fakat gün işigi her şeye ragmen, ben içeri düştügümden beri
    Ve karanligin kenarindan, onlar agir ellerini kaldirimlara basip dogruldular yari yariya

    Ben içeri düştügümden beri güneşin etrafinda on kere döndü dünya
    Ve ayni ihtirasla tekrar ediyorum yine
    ´Onlar ki;
    toprakta karınca,
    su da balık,
    havada kuş kadar çokturlar.
    Korkak, cesur, cahil ve çocukturlar,
    Ve kahreden yaratan ki onlardır,
    Şarkılarda yalnız onların maceraları vardır´

    Ve gayrısı
    Mesela, benim on sene yatmam
    Laf´ı güzaf...
    1 ...
  45. 259.
  46. Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten
    Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten

    Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
    Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten

    Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
    Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten

    Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
    Ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten

    Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir
    Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten

    Hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye
    Hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten

    Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
    Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten

    Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
    Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

    Felekten intikam almak demektir ehl-i idrake
    Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten

    Durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette
    Çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten

    Eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi
    Cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten

    Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
    Fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten

    Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
    Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

    Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
    hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

    Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
    Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

    Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
    Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

    Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
    Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

    Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
    Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

    Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
    Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

    Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
    Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

    Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
    Ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten

    Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
    Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

    Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
    Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

    Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ye bidâd
    Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

    Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
    Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

    Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
    Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten

    Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
    Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

    Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
    Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

    Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
    Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten

    Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
    Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

    Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
    Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten. *
    1 ...
  47. 260.
  48. Gece bir anda yıldız
    Bahçe bir anda çiçek
    Uzaktan denizin kokusu
    Karanlıkta kımıldayan böcek

    içimi bir anda
    Aydınlatır mimozalar
    Bir anda yaşamak yeniden güzel
    Yepyeni bir aşk
    Pusuda hazır(bkz atilla ilhan:)
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük