askerlik sistemi dehşet verici olan ülke.
şöyle ki; kore'de koreli bi oda arkadaşım var 21 yaşında. an itibariyle endonezya dili 1. sınıf öğrencisi. adamı çok büyük ihtimalle 3-4 ay sonra askere alacaklar. süresi de tam 2 yıl. bu adam şu ana kadar öğrendiklerini unutacak, ömründen 2 yılı b.k edilecek, sonra yeniden üniversiteye devam edecek.
cidden beterin beteri varmış.
son dönem dizileri ve müzik klipleriyle kendini iyi pazarlamaya ve dünyaya tanıtmaya başlamış, estetik operasyoların peynir ekmek gibi yapıldığı, başkenti seoul olan fakat soul diye okunan ülke... Birçok önyargının aksine kore dili çok sempatiktir özellikle kızın sevgiliye hitap cümlesi olan 'oppa' kelimesi gülümsetir.
49 milyonluk nüfusuyla dünyanın gsyih olarak 15. ülkesi olan asya'nın çalışkan ülkesi. eğitim, okur yazarlık endekslerine göz atınca ülkenin geleceği gayet parlak görünüyor klasik gelişmekte olan ülke profilinden daha iyi durumda genel bir gelişme söz konusu sadece ekonomik değil.
bir güney koreli ye nereli olduğunu sorduğunzda size kore diye cevap verir. kuzay mi, güney mi diye ikinci soruyu yönelttiğinizde, kuzey güney yok, sadece kore diye cevap verir.
sinema yoluyla acayip acayip propagandalar yapan ülke. çektikleri her filmde kendi propagandalarını bir şekilde yapıyorlar. hele oğlum için adıyla türkçeye çevrilen bir filmleri var ki aman aman.
hayatlarını düzene oturtmuş bi halka sahiptir. güzel bir ülkedir. ılıman iklime sahiptir. kızlarının çoğu estetiktir ama çok da tatlılardır. kızlar sizin içinde müjdem var erkekleri de iyidir yani. ekonomileri çok gelişmiştir ve ilerde teknolojide baya bir büyük devlet olacağının sinyallerini baya bir yakıyordur. türkleri severler. ticari ilişkilerde beraber olmak isterler. gidilip yaşanması gereken yerdir.
kesinlikle gidilip gezilmesi gereken bir ülkedir. dizileri bizimkilerin aksine genelde en fazla 20 bölümden oluşur bıktırmamayı ve uzatıp kaliteyi düşürmemeyi amaçlarlar. halkı sanıldığı gibi çekingen yada soğuk degildir terbiyeli, gelenekçi, sıcakkanlı ve saygılı insanlardır. ayrıca eğer çekik gözlü değilseniz sokakta yürürken sizinle konuşmak için durdurup "hello! how are you?" gibi pek de iyi olmayan ingilizceleriyle dilleri döndüğü kadar konuşup sorular soran ve gülüşen gençlerle karşılasabilirsiniz.
ben bizzat koreye karşı aşırı bir sempati duyuyorum sebebi dizilerindeki yakışıklı erkeklerinden vs. kaynaklanmıyor (tabi o da onemli bir faktör ama neyse) korenin genel halkının karakterleri, kişilik özellikleri hoşuma gidiyor asıl. aile büyüklerine duydukları saygıdan tutun dizilerinde sevgili oldukları halde sürekli öpüsme sevişme sahnelerine yer verilmemesi, evlere ayakkabıyla girilmemesi ve temizliğe çok önem verilmesi, tarihlerini asıl kore geleneklerini hatırlatmak ve öğretmek için onlarca saray dizisi-filmi yapılması, kızlarının çok ağır makyaj veya abartıdansa sadelik ve dogallığa önem vermeleri, kore mutfağınin baharatlı, lezzetli ayni zamanda sağlıklı yemeklerden oluşması benim sevdiğim özelliklerindendir.
Kuzey korenin birçok açıdan tam tersi olan ülke. Müzik , film, dizi kültürleri ise fazlasıyla gelişmiş olan ülke. Herkes az çok bilir dram filmlerinin ustası olmuşlardır artık, dizileri de tam tadındadır, komedi dram dengelidir, kalitesiz olan dizileri yok gibidir. Müzik piyasası ise azımsanmayacak sayıda grup barındırır. Hepsinin ciddi bir hayran kitlesi vardır ve bunlarında çoğu iyi iş çıkaran kişilerdir, ve hep şarkılara ingilizce sözler sıkıştırılır, bu da amerika ya olan bağlılık ve hayranlığın bir göstergesidir. Ama türkiye ye de oldukça minnet duyar ve hep dost devlet gözüyle bakarlar.