ilk gag da tanıdığım senarist, oyunucu, komedyen. ülkemizdeki kadın komedyen açığını kapatan orta yaşlı güzel hatun.
gag'ı sunarken video aralarında küçük komik konuşmaları kendi yazdığını öğrendiğimde şaşırmama neden olmuştu, bir de murat birsel 'le evli olduğunu öğrenince çok şaşırdım. stand-up yapsa hertürlü kıvırır ve başarılı olur diye düşünüyorum, hatta bedava yapsın ben bile giderim.
10 senedir takip ederim kendisini. 10 senedir de çizgisini bozmamış yazar, oyuncu, gazetecidir.
Çok b.k atılan ve çekilemeyen bir kadındır ama bu da bir gerçek meyve veren ağaç taşlanır.
Ayrıca 2012 Altın Kelebek Ödülleri'nde, kendisi de ekibide ödülleri kapmıştır. *
kendisinin iki kadından biri olarak tercih edilmeye takıntısı var sanırım.. büyük ihtimalle kendi yerine bir başkası tercih edilmiş olabilir özel hayatında.
kendi alanında türkiye nin iyilerinden birisi olabilir ama türkiye standardının üstü olayı falan saçma yahu. yurt dışında ödül mü almış? türkiye nin standardının üstündeyse gitsin amerika da dizi yapsın. orası içinde yetersizse bu türkiye standardının üstü amerika standardının altı boşluk falan mı?
başarılı bulmadığım senarist. ne trolllük yapma amacındayım, ne popülere bok atma çabasında.
gülemiyorum bu kadına abi ben. avrupa yakası'nın ilk zamanları başarılıydı ama bak. yarattığı karakterler, senaryo falan iyiydi ama son zamanlarda onun da ritmi bozuldu, gülemez olduk. yalan dünya da keza.
benim gözümde imajı "ağız yamultarak yapılan komedidir". her karakterin belli bir konuşma stili var dikkat ederseniz, ve bu konuşmalar üzerinden yürür senaryo.
ha buna rağmen sayarım kendisini. kendi yazdığı dizilerde burnuyla dalga geçmesi, eskiden yarattığı karakterler, bilgi kültür seviyesi iyi olabilir ama bu komedisinin başarılı olduğunu göstermiyor ne yazık ki.
asıl komedi bir leyla ile mecnun, bir geniş aile yaratmaktır bana kalırsa.
Kendisine gulemeyen insanlarin genelde leyla ile mecnun yahut genis aile tarzi komedilere bayilan insan kitlesi oldugunu gerek sozlukten, gerek cevremden gerekse kendimden gozlemledigim senarist. Mesela ben haber izler gibi ciddi izleyebiliyorum kendisini.
avrupa yakası' nın senaristi idi, o zamanlar gayet başarılı buluyordum. hala da başarılı buluyorum, yalan dünya gerçekten komedi yönünden doyurucu bir dizi. fakat avrupa yakasına ek olarak amerikan kültürü komedi tarzı da eklenmiş diziye.
evet cihangir yaşamı anlatılıyor olabilir, ama yeni tanıştıkları her kızla yatağa girmeleri, o geniş mide gerçekten diziden soğutuyor insanı. artık anne babalarının bile yatak odalarına girilmesi olayı komediden çok trajikomediye dönüşüyor. gülse birsel' den de soğuyor insan. aklıma illüminatiyi getiriyor. sürekli dini eleştiren aradaki sözler de gözümden kaçmıyor. bir tane bölümünde açık giyinirsem ne olur, allah mı çarpar demişti mesela açılay. deniz de yok canım,... diye devam etmişti cümleye. ayrıca anne rolündeki füsun önal da dine ters sözler söylüyor bazen. eleştirme adı altında. umarım gülse birsel öyle bir şeye hizmet etmiyordur. ama bu kadarı beni diziden soğutmaya yetti ve izlemiyorum yalan dünya' yı.
absürd komedinin ekmeğini fazlasıyla yiyen senarist.
dizilerinde hep uç karakterlerden yararlandı şu ana kadar.
kısacası gerçek hayatta olması zor karakterlerin, bir özelliğiyle ya da özel bir durumuyla ön plana çıkarılarak davranış bakımından bağımsız olmasıyla, o karakterin yaptığı hareketler, söylediği laflar falan hep komik geldi millete.
bu avrupa yakası'nda da böyleydi, yalan dünya'da da böyle. kişisel olarak pek tuttuğum bir tarz değil komedi tarzı o yüzden sadece bana böyle geliyor da olabilir tam bilmiyorum. sadece kendi düşüncem.