26.02.2011'de oynanan bozöyük maçında yine üç gol atmış takımdır. allah rızası için biri şu takımı durdursun... *
çok pis geliyoruz dostlar, çok pis...
1925 te izmire güneş gibi doğan, avrupada Türkiye' mizi temsil eden avrupada çeyrek ve yarı final oynayan, türkiye kupası, cumhurbaşkanlık kupası ve 59 yılında beşiktaşı 1-0 yenerek türkiye şampiyonluğunu kazanan çok köklü bi kluptür. ayrıca anadolu takımlarının en fazla taraftarı olduğu diğer takımlara deplasman nedir öğreten bir takımdır. 2.ligde maçına 35 bin kişi toplayan ve bank asyada olduğu zamanlarda taraftarıyla rekor kıran bir takımdır. kısaca GÖZTEPE bir efsanedir ve efsaneler asla bitmez. bazen yeter iki kelime ölümüne göztepe... sokak arasında oynasa kaldırıma çıkar göz göz çekerim sözleriyle ve isyan marşıyla meşhurdur.. göztepe bi yaşam biçimidir...
uzun bir aradan sonra bir bizlere 5-0 gibi net bir skor göstermiş takımımızdır. 3-0'lar bize normal geldiği için 5-0 biraz garip geldi. en az 3 atıyorduk umarım bu maçla birlikte bu sayı 5'e çıkmıştır.
bugün turgutluspor u deplasmanda 5-0 yenerek düşman çatlatan takımımızdır.biz izmiriz göztepeliyiz,izmir miliiyetçisiyiz,izmirli adam izmir takımı tutar.hangisi olduğu farketmez.
türübünunde adamı sapıklastıran alsancak kapalıya giridigimde futbolun adam bıçaklamak olduguna inandığım takım.
onun sayesinde vicudum biber gazına bağışıklık sağladı.
(bkz: hayata artı kat)
koskoca bir semtin ve kültürün sırf eften püften bir futbol başarısı için sonradan görmeliğe teslim oluşunun simgesidir gözümde. bu kulübün kağıt üstüne yazılmış adı bile o kasabalı holdingin verdiğinden daha fazla para ederdi. işbilmezlik, ilkesizlik nerden tutsan elde kalan bir camia. unutmadan ...
--spoiler--
dibin çapından alan bulduğumuz oldu bizim , yeşil alanda atletico madrid'de çaktığımız da.
stad önünde yattığımız da oldu gerçekten , gerçekten ağladığımız da hafif sıcak yatağımızda.
bir marş söylerdik ayaz esen bir şehirde , körfezimizde sessizlikle de seviştik bazı bazı.
gitti gelmez diyenler oldu arkamızdan , arkasından isyan marşımız da.
bilmeyenler oldu içimizdeki sevgiyi , kız arkadaşının elini tutmakla karıştıran da oldu deplasmanın busesini.
toprak sahada toz içinde , ağzımızda sadece sarı kırmızı notalar bağırdık, ve zamanında 80 000 kişi bir stadı yıkabilme teşebüsüne iştirak ibadetinde bulduk cenneti.
hanseli de sikeyim , gratele kafam girsin , bombacı halil'lerle büyüdük biz , elimizi yakan meşale.
acıdık kırmızının saten güzelliğine , yanına kıytırık yosma yeşil sokulunca.
ağladık anasını satayım , ağladık be babam gecelerce , koydu bize elden ayaktan düştü diye çığırılan türküler , marş söyleyerek ağladık , ne var bunda..
ama yarın doğcak güneş kırmızı , o güneş sarı.
acılar da geçecek ya , kordon tekrardan yanacak ya.
bekliyoruz.
18 yıl değil 18 yüzyıl beklenecek takım..gururum...
--spoiler--
yağmurlu çamurlu havada 30 bin kişiye oynayıp, bu hafta atatürk stadında oynanan maçta 10 bin kişi ile beni hayal kırıklığına uğratmıştır. oysa ki hava güneşli ve açıktı. anlamadım..
velhasıl kelam;
tepecikten geçemezsin, yalı ya inemezsin
ulan ibne karşıyaka, ananı göz göz siksin..