dün itibariyle zorunlu olarak gidip yine karın ağrıları yaşadığım yerleşke. neyse ki şeker gibi bir insanın misafiri oldum da keyfim yerine geldi. uludağ yüksel lise'nin öğrencileri bulunur genellikle.
2005-2009 arası üniversite okurken köy olan mezun olduktan sonra da ooo seawind mezun olmuş hadi coşalım dercesine bulvarın tahtını ele geçiren güzel yerleşke.
üniversite sadece fakülteden - eve, evden - fakülteye yaşanamayacağı için üniversite hayatının yaşanmasının değişmezi olan köydür.
üniversite sadece derse girmek, not almak, ders çalışmak, vizeden, finalden geçmek değildir. yeri gelecek uzun yürüyüşler yapmalı, değişik ambianslı kafelerde güzel kahveler içmeli, birileriyle flört etmeli, arkadaşlar edinmeli, onlarla içmeli, sohbet etmeli, pes atmalı, film kiralamalı, spor salonuna yazılıp spor yapmalı, basketbol, voleybol oynamalısın. yoksa üniversite hayatı yaşamış sayılmazsın.
güzel bir köydür görükle. iyisi de vardır kötüsü de.
Eylül haziran arası ikamet ettiğim; eğer ayyaşsanız fazlasıyla ayyaş, eğer kumarbazsanız fazlasıyla kumarbaz, eğer fahişeyseniz fazlasıyla müşteri, eğer dolandırıcıysanız fazlasıyla enayi, tabii eğer kendi halinde düzgün bir insansanız fazlasıyla adam gibi adam bulabileceğiniz bir öğrenci yerleşkesidir. Bu yüzdendir ki bok atanı da; seveni, tavsiye edeni de çoktur.
Üniversitelerin ekseriyetle ne tip insanlar yetiştirdiğini gösteren mekan. Üniversiteye izdivaç mekanı gözüyle bakan hanzoları düşününce şaşırtıcı da gelmiyor hani.
ilk gittiğim sene olan 2006 da minibüse parayı uzatırken abi iki köy öğrenci alırmısın diyorduk ve hakikaten köy gibi yerdi jandarmamız vardı gece 12 dediğin zaman bütün dükkanlar kapatılırdı bir tek petrol ofisinin marketi açık olurdu bizde gece 12 den sonra petrole gidip simit, sigara, meyve suyu gibi şeyler alarak sabahlardık.
geçtiğimiz haftalarda gene gitme fırsatı yakaladım yerleşim filan hala aynı ama burger king, mc donald's, gloria jeans filan bozmuş köyü bu kadar büyümemeliydi görükle o sevimli haliyle kalmalıydı dedim.
kesinlikle caddelerinde hayat kadınlarının dolaştığı, çetelerin müzik dinleyip racon kestiği, her saatine en az 5 suç sığan bir yer değildir görükle.
normal öğrencilerin bulunduğu normal bir köydür. elbette hırlısı hırsızı, fırlaması, şebeği, hapçısı var ama altıparmak' da, çekirge' de, heykel' de ne kadar varsa görükle' de de o kadar var.
öğrenciliği yaşamak sadece evden fakülteye fakülteden eve gitmek değildir. aşık olacaksın, sevişeceksin, içeceksin, arkadaşlarınla toplanıp sohbet edeceksin, iyi kötü anıların, sevdiğin kafeler, güzel yemek yapan, müzik çalan mekanların olacak, oralarda vakit geçireceksin.
bu yüzden görükle' nin olmadığı bir uludağ üniversitesi çok renksiz kalırdı. iyi ki görükle var.
Olum görükledesin evin mi yok lan. Sokakta binlerce hatun var gel buraya acik acik yaz o daha garip. Ozelden yaz yazma demiyorum ama böyle ilan mi verilir be kardeşim.
Jandarmanın devriye gezdiği dönem saat kaç olursa olsun sokaklarda rahatça ve güvenlice yürüyebilirdiniz.
şu an ise bi mekanda otururken dallamanın tekinin sıktığı kurşunlarla ölebilir ya da felçli kalabilirsiniz, sapığın teki sizi doğrayıp köyün çıkışına parçalarınızı serpiştirebilir, arkadaşlarıyla bi kafede birşeyler içen bir kadınsanız karşı masadan malum teklif ve telefon numarası yazılı kağıt gelebilir, caddede yürürken yanınıza bi doğan dolusu apaçi yanaşıp taciz edebilir, başka yerlerde yaşayan insanlara göre de görükledeki bütün kızlar orospu, bütün erkekler de pezevenk ya da keş, size sadece bu gözle bakarlar.