hayatımın 4 yılı - en hareketli 4 yıl- burada geçti.
ulu ile o zaman tanıştım, çok keyifli zamanlarda. görükle de allah affetsin tam günah yuvası ama şirin bi yer.
Gözümde canlanır koskoca mazi… Köy, köylükten çıkmış, geçen zaman saçlarımdaki aklar kadar köydeki bina sayısını da artırmış, köy kasaba olmuş, ilçe olacak bizim köy. Eskilerin, her şey eskiden güzeldi deyişi ne kadar beyhude gelirdi bana, ne çok haklılarmış…
çekirdek kafe' nin yerini artık greenwich şubesinin aldığı yerleşim birimi. daha 2-3 tane zincir kafe şubesi de açılacakmış. merkezden gelip tur atan gencolar olmasa güzel bile sayılır görükle aslında. neyse, motorsikletlerine de alıştık gencolarına da kızlarının triplerine de.
Bursa Uludağ timsahlari ile amerikan futbol maçımız için gitmiştik görükle kampüsüne. Gerçekten bataklık gibi bir stadlari vardı balçık içinde oynamıştık maçı. Koştukça içine batırıyordu insanı. Tek anım budur.
kimin kiminle çıkıp seviştiğinin şaşırtmadığı hatta çoğu ilişki başlangıcının da önceden tahmin edilebildiği, ilişkiler konusunda çekici dış görünüş, laf yapan ağız ve güldürme kabiliyeti olmayanların yalnızlığı ezberlediği, uzun süre kalındığında insanın sürekli aynı döngüyü görerek sıkılmaya başladığı yerleşim.
üniversite öğrencilerinin sıklıkla yaşadığı ve abartıldığı kadar bozulmamış olan bir yerleşim birimi. diğer semtlerde ne kadar sorun varsa burada da var işte. abartmaya gerek yok.
Bu gece polis kaynayan yer.
Aşağıda MC Donald's'ın orada çevirdiler beni de. Hayırdır? Dedim.
Kimlik göster kimlik... Dediler. Yine bir şeyler dönmüş anlaşılan.