çocuğu olursa adını bora koymamasını istediğim futbolcudur. (bkz: bora zan)
her maçta sakatlanma gibi bir alışkanlığı vardır. ki bu büyük bir yetenektir.
beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra hak ettiği başarısızlığı yakalayan futbolcular timi başkanlık koltuğuna oturan futbolcu. ondan önceki başkan tümer metin'dir, onun şu sıralar sesi çıkmıyor yalnız.
işin iyi tarafından bakarsak 2012'de dünyanın başımıza yıkılma oranı biraz daha azaldı. ha, 90 dakika boyunca oynasaydı o zaman sıçtın mavisini görürdük.
al yine sakatlandı. bu adam nasıl bu seviyelere gelebilmiş, şaşırtıcı. adı duyulan topçu olduktan sonra doksan dakikayı tamamlayabildiği bir maçını görmedim sanırım.
zamanında çanakkale dardanelden bjk ye transfer olurken beddua ettiğim sonra yaşadığı sakatlıklarının benim yüzümden olduguna inanarak kahrolduğum futbolcudur.
gerçek bir futbol profesörü, hani nasıl okulda profesörler derse girmez öğretim görevlisi veya asistanlarını gönderirler aynısını senin de yapmanı istiyorum, elini ayağını çek yeşil sahadan, locaya geç, yorumculuk yap..
kısaca; ziktir..
türk futbolunun belki de servet çetin ile beraber yetiştirdiği en iyi göbek defans. adam geçirmemesi, yere sağlam basması ve bunun yanında adam eksiltebilme özelliklerinin olması onu rakip forvetlerin, kimi zaman da defansların korkulu rüyası yapmakta.