sene başında takımdan ayrılışı ile 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı'nda kartal'ımın aldığı zaferde en büyük pay sahibi olan topçu olmuştur. galibiyetteki payı rüştü ve ibrahim üzülmez'den bile büyüktür. iyi ki varsın, pardon iyi ki yoksun gökhan zan. yokluğun öyle bir sevinç ki, gönlümde avrupa'nın en az gol yiyen ekibi olmanın gururu. allah sene başında seni bizden, hem de bonservissiz, kaptıklarında (!) beckenbauer'i almışçasına sevinenlere peygamber sabrı versin. hem onlar daha senin her kritik maçta adamını kaçırmanı, her topu ileriye ayı gibi abanmanı ya da kılın dönse dahi en az iki ay oynamayışını doğru dürüst görmediler bile.
gökhan zan'ın savunmada varolduğu hiçbir maçta fenerbahçe'yi yenemedik ve bu maçların tamamında o zamanın sönük fenerbahçe forvetlerine karşı yaptığı hatalarla adamların kontratlarını uzattırdı. (kezman, anelka, güiza)
hiçbir avrupa maçını kazanamadık.
sonunda gökhan zan gitti. fenerbahçeyi yendik, deplasmanda manchester unitedı devirdik ve 13 maçta 6 gol yiyerek avrupa liglerinin en az gol yiyen takımı olduk.
şimdi galatasaray düşünsün, keita, elano, arda, baros, kewell gibi türk futbol tarihinin en iyi hücum hattını kurup da defansa gökhan zan'ı (hatta servet, sabri ve hakan baltayla birlikte) hangi akla hizmetle koyduğunu iyice düşünsün.
galatasaray'ın tarihinde beşiktaş'a en büyük kıyağıdır.
her izlediğimde bu adamı ve her matteo ferrari'yi izlediğimde haldun üstünel'in yanaklarından öpmek istiyorum.
besiktas'tan ayrilirken "ulan belki galatasaray'da hirs yapip zirt pirt sakatlanmaz!" dedigim, ancak "eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir" atasözünü dogrulayan adam.