"gothic o ile okunur arkadaşlar, lütfen ama!" gibi repliklerle, etraftaki sempatisi beni benden almış yazardır. kendisini tanıdığım andan itibaren hemen babacan bir tavırla yanıma gelmiş ve içindeki dostluk rüzgarını suratıma çarpmıştır. bu sözlüğün bunun gibi içi dışı bir yazarlara ihtiyacı var denilesi yazar.
egosundan kurtulmayı başarmış ender insanlardan. * nitekim kendine güveni ve karakteri yeterince sağlam ki, normalde başkasını delirtebilecek şakalara gülüp geçebiliyor. insandan anlıyor, gerçek bir insan çünkü. kendine saygılı, etrafına saygılı.
bir önceki zirvede, yan yana oturup, gothic evil, thedewil, cehennem tanrısı üçlemesini yaptığımız yazar. bu zirvede götik evil olması ile, gotik kavramını ayağa düşürmekle suçlandı kendisi. kızmış tabi, çaktırmamış bize. bi de, bu arada, hacı gotik ne demek ya*
zirveye * geldiğim an ortamı terketmek için harekete geçen yazar. her 5 dakikada bir bir bahane yaratarak " hadi ben gidiyorum. " dedi ama hiç birinde gidemedi *. şaka bir yana sıcak kanlı bişiymiş bu gothic evil*.
ilginçtir ki "aman sözlükte kavga, tartışma olmasın" felsefesiyle, onun gibi bir yazar çaylak yapılabiliyor veya en basitinden onun yazdıkları silinebiliyor. Oysa resmen cumhuriyete ve anayasaya, demokrasiye aykırı bencil görüşler sözlükte rahatça yer bulabiliyor.
"ö" değil "o" olan nicke sahip uuserdır. bu sefer pek bi kaynaşmışızdır, ama ne üzücü ki yarın ayrılıyormuş ankara dan. kendisine hayırlı yolculuklar diliyor, en kısa zamanda aramıza bekliyoruzdur.
bu sözlükte yobazlara yer yok dediği için olsa gerek dikkat çekmiş çaylak olmuş ama hatanın büyüklüğü anlaşılıp yeniden yazar olmuş, bütün düşüncelerinin sonuna kadar arkasında olduğum hatta pardon yanında olduğum kanka kişisi.
sözlüğe ilk geldiği gün mesaj atmıştı "red abi 6 yıldır entrylerini takip ediyorum, tut kolumdan, yedirme kurda kuşa" demişti.ben de dedim hemşehridir, iyi çocuğa benziyor. kumaşı da iyi. tuttum kolundan bugünlere getirdim.
yalanın allah'ından sonra gelen tanım: süper adam. derin de ha, incelemek gerek...
uyuz lan bu adam. bize dünyanın yolunu yürüttü, ayaklarım hala sızlıyor. bir daha gelirsem ankara'ya aramıcam ben bu adamı. kızılayda oturmasına rağmen bizi saatlerce bekletmiştir şiddetle kınıyorum kendisini. ayrıca çok önemli bir ayrıntı: ben bunu kız sanıyordum lan erkek çıktı! *
iyisin hoşsun ama keşke biraz daha az uğraşsan benimle yazarıdır.** bu gece bensiz bira içmişlerdir. aşkolsundur. ama bir dahaki sefere affetmeyeceğimdir. peşinize takılıp geleceğimdir.
büyüklerini saymayan, bide terbiyesizlik edip msnde engelleyen yazardır* eskiden benden korkardı ama artık korkmuyor sanırsam yazarıdır.* pek bi uyuzdur zaten kendisi, iftar zirvesinde bana yer de tutmamıştır. bi garezi vardır ama çözemedimdir. hadi bakalımdır.
ayrıyetten anca bayram mesajı atanlara şukela versindir. yavaş versindir ki eli klavyeye sürtmesindir.
kendisinden büyük olmama rağmen msn den bayram mesajı yazdığım sonra bayramımı kutlayan yazar.* sokakta kimse yok dedi ne demek istedi anlamadım he dedim.*
neymiş? uzun yazı yazmıyormuşum... bilmez ki bir oturuşta ve hatta çıkarmadan 7 sağlam paragraf yazabilirim. sözlüğe ilk geldiğim zamanlar kasardım kendimi "uzun yazayım, sözlüğün kalitesi bik bik bik" derdim... sonradan baktım da gerenk yokmuş. 7 paragrafta anlatılacak bir şeyi 2 cüml...
n'oluyor lan? başlıkları karıştırdım, seni tanımlayacaktım diy mi? pardon azizim...
aslında tanışmamız, yalamaya dönen ankara bu sefer kaynaşıyoruz zirvesine denk geliyor. denk de gelmiyor esasında, o zirve sayesinde tanışmıştık. o zirveyi shyer'le ben düzenlerken, sözlük tanrılarının isteği neticesinde zirvede fazla kalamayacağımı belirtmiş, yerimi gothic evil'a bırakmıştım. işte o zaman bir ışık gördüm bunda.. dedim "hoca seninle aramızda bir şey var, bir çekim. yok lan ibne diilim ahaha iyi anlaşıp bundan sonraki zirveleri beraber yapabiliriz"... sonra shyer'in derslerinden dolayı sözlüğe fazla girememesinden mütevellit, iftar zirvesi fikrini de bulunca organizatör titrı ile beraber çalışmaya başladık. bence çok da iyi oldu hani, içime sinen ilk zirve olmuştur. neyse...
her zaman söylediğim bir şey vardır bu sözlüklerde; entryleriyle kimseyi "işaretlemememiz" gerektiği... bundan hiçbir zaman da pişman olmadım, olmam da sanırım... gothic de bana hak verdi. bu yüzden 5-6 kişi, erkek erkeğe bir zirve yapıp türkiye'yi kurtarmakta bir beis görmüyorum.
gerçi daha fasıl zirvesi, çocuk esirgeme kurumu zirvesi, anıtkabir zirvesi, redwinemania'ya masaj yapıyoruz zirvesi gibi yapılacak çok zirve var..
neyse... yine kopuyorum konudan heral. toparlayalım;
msn'de sadece geyik yaptığım, 2 kere gördüğüm ki gördüklerimde de fazla konuşma şansımın olmadığı biri için, -dir'li -dır'lı biten çok da fazla cümle kurmam yapmacık olur ama şunu söyleyebilirim; bu adam cidden iyi. "iyi" demem içinse tek bir neden var; yapmacık değil. hani konuşurken ağzını yaya yaya konuşmuyor ve ne düşünüyorsa onu söylüyor. o zaman konuşmamızın başına dönüyoruz;
"hoca seninle aramızda bir şey var, bir çekim. yok lan ibne diilim ahaha iyi anlaşıp bundan sonraki zirveleri beraber yapabiliriz"
ankara da ki bir diğer organizatör arkadaşımızdır, teşekkür ediyoruz. zirvede söz verdiği gibi herkesle tek tek ilgilenen, yüzünden gülümsemesi eksik olmayan yazardır. sırf zirve için okulu asıp erkenden yollara düşmüştür. zaman kısıtlığı nedeni ile fazla konuşamamışızdır, umarım başka bir zirve de uzun uzun konuşuruzdur.
ilk defa ankara bu sefer kaynaşıyoruz zirvesinde tanıştığım inanılmaz sıcak kanlı,pskoljik baskıya hiç gelemeyen tabu üstadı yazar kardeşim. inanılmaz geyik bi adam. olm o karpuzkabuğu ile olan çarpık ilişkinzin belgelrini sürecem nete haberin olsun*. Ayrıca burda yaptıkları başarılı organizasyondan dolayı hem kendisne hem redwinemania ya tekrar teşekkürü bir borç biliyorum. Daha nice hep beraber zirvlere inşallh.