giderken, gelirken geçtiğim yerlerden geçiyorum. izleri siliyorum. ne için gittiğimi bilmiyorum. ayrılık saati gelmiştir herhalde. gidince gittigimi unutuyorum. bir daha ki gelişim için çarpıyor kalbim. sonra yalnızlık bastırıyor. kalbim sıkışıyor. sabrediyorum. ağlamıyorum. parmaklarım uyuşuncaya kadar.
sonrası hiçlik sonrası yokluk...
kalınca gidişini izliyorum. ne için gittiğini düşünüyorum. saate bakıyorum. kaybolunca otobüs gözden, gittiğini unutuyorum. ne zaman geri gelecek diye hesaplıyorum. sonra yalnızlık çarpıyor yüzüme. kalbim yine tuhaflaşıyor. sabrediyorum. parmaklarım uyuşuyor. ağlıyorum. sonrası varlık sonrası çokluk....
Hayattaki en zor durumlardan biridir galiba. Belki bir kalp atışında yada sıcak bir nefesi içine çekmemektir.
Yol ayrımına gelindiğini anlamaktır aslında. Artık hep bildiğin yerde değildir sevdiğin sesini duymasan da orda oldugunu bilme huzur verir insana ama artık yoktur durduğu yerde uçup gitmiştir artık başka şehirlerde başka havaları soluyordur.
elden bir şey gelmez artık geri dönmek için çok geç yeni günler içinse çok erkendir. Boynunu büküp bakmak belkide gitmek o yüzden hoşcakal demek en iyisi.
birde murathan mungan durumu iyi özetlemiştir;
kimdi giden kimdi kalan
aslında giden değil
kalandır terkeden
giden de
bu yüzden gitmiştir zaten.
iş ev arasına sıkışan her insanın aklından geçen ama başka türlü yaşamayı bilmeyişimizden gerçekleştiremediğimiz çekimi en hoş fiildir.
gittim
gittin
gitti
en güzeli birinci tekil şahıs çekimidir, diğerleri az ya da çok acıtır.
gitmek hani şu, korkakların kalkışamadığı eylem. hani şu herkesin terk etmek olarak algıladığı eylem. gitmek öyle bir olgu ki, evet! dönüşü yok. ama güzel bir şey gitmek. çok güzel şey. çünkü gitmek, en güzeli aramak. memnuniyetsizlikten doğan bir şey değil. zaten o gitmek değil. kaçmak!
memnun değilsen, mutsuzsan, yapamıyorsan, sevemiyorsan, kaçıyorsun sen! gitmiyorsun. çünkü evrendeki her şey o kadar güzel ki. ve her yer
farklı bir şey bulamazsın. yeni bir ülke, başka bir deniz bulamazsın!
ve gitmek dedim, öyle bir olgu ki dönüşü yok. geri dönsen de o toprağa, seni kabul etmedikçe, sen değil o şehir. o yüzden, sevebileceğin ve sevmeye değer olanları gör. bu yüzden varsın.
hoşçakal demeyi biliyorsan, arkanı döndüğünde işte o zaman gidiyorsun sen. hem de belki en güzeline.
gitmek;kimsenin meşrulaştıramayacağı birşey eğer arkada biri kalıyorsa ve senin varlığından haberdarsa...gitmek öle birşey.Biri kalıyor arkada...
Bazen en iyi tercih bazense yaptığımız en büyük hata..ama iyide olsa kötüde olsa dediğim gibi biri arkanızdan bakıyor..
kalmanın tam tersidir. hayattan kaçma düşüncesidir. ve ne yazık ki nereye gidersen git hayat ta sana eşlik etmektedir. sonu olmayan bir uçuruma koşmak gibidir gitmek.
an gelir ve kimse dokunmasin, konusmasin, soru sormasin istenir; ama bunun mumkun olmadigi anlasilinca uretilen cozumdur gitmek. icinden cikamadiginiz durumlarda, bir turlu yapamadiginiz secimlerde, aciklama yapamayacaginiz durumlarda tercih edilendir. kolay degildir hic bir zaman, pes etmek degildir. her seyi/getirisini/goturusunu goze alip, ceketi alip cikip gitmek cesaret isidir.
gitmek;kimsenin meşrulaştıramayacağı birşey eğer arkada biri kalıyorsa ve senin varlığından haberdarsa...gitmek öle birşey.Biri kalıyor arkada...
Bazen en iyi tercih bazense yaptığımız en büyük hata..ama iyide olsa kötüde olsa dediğim gibi biri arkanızdan bakıyor..
gitmek uzaklaşmak anlamında bir fiildir. gitme işlemini yapana giden denir. giden gitme işleminin bıraktığı boşlukta çok önemlidir. giden önemli demiştik gidenin gittiği yol da önemlidir. eğer gitmesini istemediğiniz birisi gitmeye meylediyorsa işte o noktada gittiği yollara kaldırım taşı olmanız önerilir. böylece gittiği yol siz olursunuz ve giden gidebilmek için sizden geçmesi lazımdır.*