adam gibi adam, futbolcu gibi futbolcu, öyle bir futbolcudur ki, avrupa maçında 40 metreden gol atıp, karşıdaki takımın çözülmesini sağlar. galatasarayımıza çok zaferler kazandırtmıştır. bir çok kez hagi yüzünden gırtlağım yırtılıcak duruma gelmiş, sesim kısılmıştır, feda olsundur. i love you hagi...
içinde maradona geçen lakabı sonuna kadar hak eden futbolcu. karşılaştırmayın alex'le falan. sokak futbolunun yetiştirdiği son adamlardan. onu izlerken hep kendimizi hayal ettik. o kahramanları yer yüzüne indirdi çünkü. hangimiz denemedik ki onun hareketlerini mahalle aralarında. yok kalmadı artık, şimdi koş koşabiliyorsan lampard gibi, gerard gibi. tadı kalmadı artık. zaten mahalle arasında maç yapan çocuk da kalmadı pek, her yer halı saha doldu, onlar da lampard gibi gerard gibi, para verdiğin sürece hizmet alabilirsin.
hirsizsiniz siz demeyen hirsiz var diyen sonra cep telefonunu otobuste bulup cocuk gibi sevinen bir garip adam ha neden bu kadar tepki gostermistir hagi telefonunu kaybolmasina icinde kayitli ne vardi gibi komplo teorileri uretmek istemiyorum cunku ne olursa olsun hagi kral adamdir bir hareketliyle silinemez gonullerden..
fenerbahçe'lisi, galatasaray'lısı, beşiktaş'lısı onu gördüğü ve izlediği için şanslı hissetmeli. Nasıl babalarımız, dedelerimiz eski, damga vurmuş futbolcuları anlatırlar bize, sizde bu adamı anlatmaya hazırlıklı olun ileride. Alex'in ondan daha çok gol ve asisst yapması hagi'den daha büyük futbolcu olduğunu göstermez. Tabiki alex'in de muhteşem bir futbolculuğu var fakat hagi'nin o stili ve hareketleri hagi'yi ölümsüz yapmıştır. Farkı alex'den, alex türkiye'ye damgasını vurmuştur fakat hagi tüm avrupa'ya. Keşke bir tane daha olsaydı şimdi ondan.
galatasaray icin cok sey yapmis ama ne yazik ki galatasaray'a teknik direktor olduktan sonra vefasizligi yasamis futbol dahisi. hicbir on numara hagi gibi olmadi. kabul etmek gerekiyor; galatasaray'in avrupa macerasinda en cok emegi gecen futbolcudur. hep agresif oyuncu gorunumu sergilemis olsa bile aslinda her seyi takimi icin yapmisti. bugun belki de ligde bulunan bircok yeni yetme oyunculara yasina ragmen "bin basabilecek" yetenege sahip muhtesem oyuncudur. (bkz: on'un vedasi)
türkiye ye gelmiş tartışmasız rakip takım taraftarlarının bile ses etmediği saygı gösterdiği futbol adamı. onun gibisinin zaten bu ülkeye uğraması biraz zor.**
bir fenerli olarak galatasaray maçlarını izlememi sağlayan futbolcudur.
ilk geldiğinde (bkz: kemal belgin)kendisi için "bir futbolcunun geçmişine para verilmez, galatasaray yanlış yapmıştır" demişti.
kemal abi hala yorum yapar kanallarda.
(vay memleketim vay durumu)
yukarıdaki son cümlenin telif hakkı şahsıma aittir diğer tüm sözlerim gibi...
emre belözoğlu' nun tanıdığı en iyi 10 numara olduğunu dile getiren sihirbaz. ayrıca galatasaray' dan öğrencisi ovidiu petre' yi sahiplenip, steaua bükreş' te görev vermiştir.
Beşiktaşlı biri olarak Türkiye' ye katkılarını azımsanmayacak kadar fazla bulduğum, süper topçu. Bu yaşında bile çıkıp herkese kök söktürecek kadar yetenekde hala.
Zamanında Emre Belözoğlu' na saati 10000 $ a topa vurma dersi veren şahsiyet.
gene kendini bilmezler başlamış bok atmaya! gerçi saçmalamalak zaten onların rutini de, eh be kardeşim karşındaki hagi olunca biraz abes kaçmıyor mu?
(bkz: hagi) ile (bkz: alex)i karşılaştıranı bile gördüm! bu adam en hafif tabiriyle subjektif biraz daha gidersek fanatik ama aslında koca bir ahmaktır! detaylı bir analiz kesinlikle gereksizdir!
(bkz: anelka) ile hagi veya (bkz: roberto carlos) ile hagi!! lan sizi sayıyla mı verdiler? biri defans biri santrofor elmayla armutu nasıl topluyorsunuz? hele anelka ile hagiyi karşılaştırmak bile cahilliğinizi gözler önüne seriyor! eğer ki anelkayı hagi besleseydi o sizde bi bok yapamayan anelka(ki kesinlikle asi olduğu kadar yetenekliydi de, kendini harcayan bir başka aykırı karakter aynen (bkz: sergen) gibi yani) türkiye'ye gelmiş en büyük yabancı forvet olurdu!
gelelim carlos'a! hani hagi'nin madara ettiği carlos gibi geyiklere girip işe sulandırmak gereksiz! benim işim objektif olmak! carlos'un ne olduğu ortada, kariyeri ortada, sol ayağı ortada, hızı ortada, kalitesi ortada hepsinden de öte mevkiisi ortada!! bir yanda şimşek gibi bir sol ayak ve delicesine deparlar beri yanda dansöz gibi bir sol ayak ve milimetrik paslar, çalımlar; yani birbirini tamamlarlarsa eğer ortaya gerçek bir üstüninsan çıkaracak 4 özellik; 2si hagi'de 2'si carlos'ta; karşılaştırmak kadar abes birşey olamaz bu 2sini bu sebeple.
yalnız şu da var ki, türkiye çok oyuncu gördü dışarda çok başarılı olan veya dünya otoritelerinde gelecek vaadeden, fakat türkiye'de tutunamayan, en basit örneği bir (bkz: kleberson), anelka, bir (bkz: kezman); carlos henüz kapalı kutu; hagi'nin ise yaptıkları ortada!
biraz detay verelim bakalım şimdi de:
- fifa dünyanın en iyi futbolcuları(10 numarası) sıralamasında (bkz: pele) ve (bkz: platini)den sonra üçüncü sıraya koymuştur
- uefa tarafında dünyanın gelmiş geçmiş en iyi 10 futbolcusu arasına girmiştir
- gene uefa tarafından en iyi 5 sol ayak sıralamasında 1. olmuştur
- uefa tarafından halk arasında internet üzerinden yapılan 50 yılın en iyi avrupalısı oylamasında 62000 oyla 28.
olmustur.
- 94-95 sezonunda celta vigo'ya attigi gol barcelona tarihinin en güzel golü seçilmiştir.
o zamanlar orta sahada kazanilan butun toplar hagi'ye gonderilirdi. o da basini kaldirir ve oyunu istedigi tarafa yonlendirirdi. futbol bilgisi inanilmaz boyutlardadir, birgun oturmuş hep beraber ikinci lig dosyasini izliyorduk. bir futbolcudan bahsederken "bu adam gecen sene karabuk'teydi" dedi. sasirdik kaldik!!
(bkz: pepe metin) (fenerbahçenin bilinen en büyük amigosu):
geldi agzimiza sicti, bi de avrupa kupasi derdi cikardi; ne guzel kendi kendimize oynuyorduk...
eğer hagi bir italyan ya da bir brezilyalı olsa onu gelmiş geçmiş en büyük futbolcu olarak gösterirlerdi ama o bir romen!
* ne mutlu bana ki, hagi'yi bizzat gördüm, konuştum, hatta beraber maç izledik(yeşilköy toprak sitesinde, bizim bir üst sokağımızda otururdu) inanılmaz mütevazi, alçakgönüllü ve dahi kalitenin vücut bulmuş şekliydi. Bir kez olsun imza isteyeni geri çevirdiğini, sorulara burun kıvırdığını görmedim, o kadar ki eşi ve çocuğuyla sahile indiğiyle, bebeği eşine bırakır ve çimlerde top dahi oynardı ağıran çocukları kırmamak için) insanlara çamur atmak bilin ki en kolayı, zor olansa empati kurmak ve tanımaya, anlamlandırmaya çalışmak.
** hırsız muhabbeti hakkında da, eğer interneti birazcık araştırırsanız doğru olmadığını göreceksiniz!