polatın efsanevi gs lileri taraftara küstürme çalışmaları devam etmekte. hakan şükürden sonra hagi, akabinde tugay belki. adam fenerli olsa bu kadar dağıtamazdı camia yı zannımca.
sanki çok güzel oynayan bir takımın başına gelip de batırmış gibi lanse ediliyor. onun geldiği takım zaten kötü durumdaydı. evet fb maçında oyuncu değişiklikleri de hataydı, mağlubiyetin önünü açtı ancak bu tüm suçu ona yükleme hakkı tanımaz. milan baros dışındaki oyuncuların ruhsuz olmaları onun suçu değil.
edindiğim istihbarat verilerine göre; resmi olarak kovulması için hafta sonu beklenen teknik futbolcumuz.seramikçi, acaba hafta sonunu beklemekle neyi amaçlıyor merak ediyorum efenim.
ölene kadar yaşadığım her evin bir duvarında imzalı forması asılı olacak olan adam. elinden geleni yaptın ama olmadı ne yapalım. bin tane misimoviç feda olsun sana.
"25 mart 2011 tarihi itibarıyla teknik direktörümüz gheorghe hagi, antrenörümüz bogdan vintila ve kondisyoner giovanni melchiorre ile yaptığımız karşılıklı görüşme ve anlaşma sonucunda yollarımızı ayırma kararı vermiş bulunuyoruz.
galatasaray tarihinin en önemli sayfalarına adını gururla yazdırmış, sarı kırmızı renklere gönül veren her bireyin ve camiamızın sevgilisi olan gheorghe hagiye; birlikte olduğumuz çalışma sürecinde vermiş olduğu mesai ve emeğe teşekkür ederiz."
hocalık kariyeri bitmiş adamdır. bir ihtimal dahili olarak romanya'da takım çalıştırabilir. en başından beri anlamadığımsa bu adamın böyle arada gelip bu işi kabul etmesidir. yani hocalığını tartışmak meselesi değil, iyidir, kötüdür o ayrı ama halen daha anlamadım, gerçekten anlamadım.
geçen dönem geldiği vakit kendisini kemal kılıçdaroğlu na benzettiğimde şöyle bir mesaj almıştım:
"vala daha sen konuş ama anca uznca süreler bekleyip haginin bitini piresini beklersin ötmek için. daha çok gide yapacak hagi . siz konuşmaya devam edinki maç sonlarında daha bizevk alalım"
tepki vermemiştim de şimdi aklıma gelince gülmeye başladım. arkadaşın kapısını çalayım dedim ama baktım karmaları eksilerde. troll sanırım, ciddi değildir, saf değil herhalde ciddi olacak dedim kendi kendime. kapattım konuyu sonra.
yazık oldu aslında. üzülüyorum ben yani. kim olursa olsun üzülürüm. insanlar hep, bütünüyle iyi anılsın isterim.
gönlümüzde sonsuza kadar on numarasıyla, güzel futboluyla kalacaktır. senden önce gitmesi gereken o kadar kişi varken ilk senin gitmen yanlış olsada, yolun açık olsun.
bu adama 2 sene sabretsek ne morinho kalırdı ne alex firguson. mesele sabredebilmek yani. takıntılı olmak suç değil ki zamanla çok iyi işler yapacağınıda umardık.
futbolculuğuna laf edecek adamın ağzını burnunu kırmama sebebiyet verecek commandante.
lakin teknik direktörlüğü apayrı bir durumdu. yerinde oynatamadığı futbolcuları geçtim, teknik direktörlük biraz alttan almaktır, abilik, babalık yapmaktır. zamanında sen değil miydin commandanete, rangers maçından çıkarken lucescu'nun uzattığı eli havada bırakan? lucescu seni kadro dışı bırakabildi mi? hayır. neden? çünkü sen iyi bir futbolcuydun ve lucescu'da çok iyi bir teknik direktör. işte bu yüzden o hareketini sineye çekti. birlikte zaferden zafere koştunuz.
lakin sen toplamda 2,5 senelik galatasaray teknik direktörlüğünde;
hakan yakın
ümit karan
misimovic
gibi her takımın kadrosunda görmek istediği topçuları mundar ettin.
not: gerçi hakan yakın'ı mundar ettiğin güzel oldu. sayende bir çok sazanla iddiaya girip yemeği, içkiyi beleşe getiriyorum. 10-15 yıllık psikopat galatasaraylı adam bile bilmiyor lan hakan yakın'ın bir aralar bizde oynadığını.
an itibariyle sözlükten öğrendim galatasaray teknik direktörlüğünden ayrıldığını. ne yapacağımı bilemedim, elim ayağım birbirine dolaştı, yutkundum ve bu halimi yansıtmaya çalıştım. ve sonra buraya kadar* şarkısı düştü aklıma. ben hagi'nin bütün olumsuz davranışlarını, hatalarını affedebilirim bir taraftar olarak. çünkü o'nun bize yaşattıkları sadece yaşanabilecek şeylerdi, anlatılacak şeyler değildi. bir zamanlar sırtına geçirdiği formanın hakkını her türlü vermişti, bizden hep alacaklıydı, yine de alacaklı. ömrüm sonuna dek unutmayacağım kendisini. ciğeri beş para etmez yönetici müsveddeleri ile bu takıma hiçbir şey veremezdi zaten. allah yolunu açık etsin. nereye giderse gitsin kalplerimiz bir.
ben sevemedim bu vatandaşı. futbolculuğunda her şey gayet iyiyken, teknik adamlık döneminde bitti benim için. başarı veya başarısızlık değil konu. maç çıkışında büyük galatasaray taraftarına hırsız dediği günden beri bi anlam ifade etmemekte benim için. o gün orada bitirdim emektar, bi zamanların efsane galatasaraylı futbolcusunu.
zaten geldiği günden beri karşıydım. nasıl olurda yönetim bu adamı tekrar getirir anlamış değilim. işin o kısmı tam bir keşmekeş. hadi getirenleri anladım. nasıl olur tekrar padişah olur bu adam onuda çözemedim. bu yüzden tribünde halen 'ı love you hagi' diye bağıranların suratlarına tükürmek normal bi istek olarak karşılanmalıdır.
evet, hizmet etti. emek verdi. tek bir lafım yok o konuda. ama bazı şeyler kolay unutulmuyor. ben unutamadım beni hırsızlıkla suçlayan bu insanı. yapamadım yani.
eyvallah sağolsun ama galatasaraydan uzak olsun, yolu açık olsun.