George Orwell, asıl adı ile Eric Arthur Blair (d. 25 Haziran 1903, Bihar; ö. 21 Ocak 1950, Londra) , 20. yüzyıl ingiliz edebiyatının önde gelen kalemleri arasındadır. Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romanı ve bu romanda yarattığı Big Brother (Büyük Birader) kavramı ile tanınır. Eserlerinde yer alan netlik, zeka, sosyal adaletsizliğe karşı farkındalık ve totalitarizm'e karşı duruşu onun imzası niteliğindedir
okuduğum en iyi yazarlardan biridir. 1984 ve hayvanlar çiftliği kitaplarıyla siyasi görüşünüzü şekillendirebilir ve size sorgulan bir bakış açısı kazandırır. kitapları okurken siz de günümüz toplumunda var olan uygulamalarla ve sürüklenmeye çalıştığımız yaşam biçimimizle ne kadar benzer olduğunu fark edeceksiniz.
1984 ten bahsedecek olursak, bence kitaptaki en vurucu düşünce şudur: bir millette bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız önce dilden başlamalısınız. kitapta insanların düşünce suçu işlemelerini önlemek için dillerinden özgürlüğü, millet idaresini, anlatan kelimeler çıkarılmıştır. tarih değiştirilmiş, arşivdeki tüm yayınlar tekrar düzenlenmiş ve böylelikle insanların 'onlar' ın istemediği şekilde düşünmesi engellenmeye çalışılmıştır. hatta başarılmıştır.
dil ve edebiyat okuyan arkadaşların kesinlikle okuması gereken bir kitaptır.
1984 isimli kitabın yazarı. bu kitap öyle bir kitaptır ki okurken inanılmaz bir karamsarlığa sürüklenirsiniz. canınız çok sıkılır ve böyle bir toplumun, düzenin hiçbir zaman kurulmaması için dua ederken bulabilirsiniz kendinizi. sovyetler birliği hakkında biraz olsun bilginiz varsa eski sovyet dönemlerinin böyle olduğunu hatırlar, o insanların sabırlarına hayran kalırsınız.
"Tüm yazarlar kibirli, bencil ve tembeldir ve yazma dürtülerinin altında bir gizem yatar. Kitap yazmak, acıdan kıvrandıran bir hastalığın uzun süren nöbetleri gibi insanı yiyip bitiren korkunç bir mücadeledir. insan, karşı koyamayacağı ve anlayamayacağı bir iblis tarafından itilmese kesinlikle böyle bir işe kalkışmazdı. Biliyoruz ki bu iblis herkeste vardır ve bir bebeğin ilgi çekmek için ciyak ciyak ağlamasına yol açan içgüdünün aynısıdır. Fakat yine de sürekli kendi kişiliğini gizleme mücadelesi vermediği sürece insanın okunabilir hiçbir şey yazamayacağı da bir o kadar doğru."
tee lisedeyken okudumdu. felsefe sınavında ütopya sorusuna verdiğim cevapta çok yardımı oldu o kadar. hoca "sınav kağıdını temize geç örnek olarak göstereyim sonraki dönemlere" dediydi. ben de "hocam ben 1984 okudum, o yüzden beğenmişsinizdir" dediydim. o da "olsun yine de yaz" demişti. o dersi ciddi ciddi dinleyen tek kişi olduğum için heralde hocayla aramızda sözsüz bir iletişim oluşmuştu.
bir yerde yanıldı. o sosyalist sistemlerin her yeri izleyerek insanlara baskı kuracağını iddia etmişti. evet artık her yer kameralarla izleniyor, insanlar fişleniyor ancak bunu yapan sosyalist rejim değil, özgürlük naraları atan kapitalist sistem.
günümüzü çok güzel anlatan bir yazardır.
--spoiler--
all animals are equal, but some of them are more equal than the athers.
--spoiler--
--spoiler--
freedom is the freedom to say 2 and 2 make 4. if that's granted, all else follows.
--spoiler--
kendisinin cıa ajanlığı bizzat cıa tarafından açıklanan belgelerle sabit bir bilgi.
"...CIA en çok eski komünistleri, troçkizme bulaşanları, Sovyet sosyalizmini pek kaba bulan aydınları seviyor. Onların "intikam" duygusunu, paraya muhtaçlıklarını, ihtiraslarını iyi okuyor. Azgın olanlar doğrudan misyon yükleniyor, daha dikkatli olanlaraysa "CIA parası" bazı vakıf ve zengin Amerikalılar aracılığıyla iletiliyor. Vakıfları biliyorsunuz, en ünlüleri zaten, CIA sınırsız maddi olanaklarını bunlara aktarıyor, onlar da "özgür" sanatçılara "
kendisi bir gelecek uzmanı ve iyi bir siyaset bilimcisidir. burmada yaşadığı polislik, ispanya iç savaşına katılması ve yaptığı değişik birçok iş onun olgu ve olaylara içeriden bakma isteğinden gelmektedir. yozlaşan ve amacından sapan komünizmi hayvan çiftliğinde, gelişmiş dünya düzeni ve gelecek öngürüsünü de 1984 romanın da açıkça dile getirmiştir. ayrıca burma günleri, katalonya ya selam ve paris ve londra da beş parasız eserleri de okunması önemli eserleridir. katalonya ya selam da anlatmaya çalıştığı şu kısımlar gayet anlamlıdır;
"gerçekler kısa veya uzun vadede değişiklik gösterebilir. normal bir süre olarak on yılı kapsayan bu değişikler önem ve konumuna göre değişiklik gösterebilir. bugün bizlere çok doğru görünen bir olay on yıl sonra tamamen yanlış gelebilmektedir. siyasi iktidarlar ve devlet yönetiminde ki etkin güçler bu gerçeklerin değişiminde önemli etkendirler."
bu anlatmak istediklerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen ne kadar doğru olduğu günümüzde görülmektedir. ülkemizden örnek verecek olursak "ihtilal" diye nitelendirilen ve olmasaydı ülke kaosa sürüklenecekti denilen 12 eylül askeri müdahalesi günümüzde "darbe" olarak nitelenmekte ve tarihimizde kara bir leke olarak durmaktadır. ayrıca siyasi değişiklikler de bu sözünü kanıtlamaktadir.