aslında yapılan esprilerin çoğunun bel altı olduğu, ancak bunların çocuklar tarafından anlaşılmayacak şekilde yapılması nedeniyle aile ile izlenebilen, ancak yanınızdaki çocuğun ne demek istenildiğini sorması durumunda zor durumda bırakabilecek dizi. (bkz: kıkırdağına vazelin sürmek)
aşk ve ceza ya ayar vermiş dizidir. (bkz: aşk ve feza). ulvinin yüzü is pas içindeyken vede dükkana gelen kısrağı gördükten sonra bi beklentiye girdim, ahanda rahmetli cem karacadan işçisin sen işçi kal parçası çalacak diye. demek pek fazla beklentiye girmemek lazımmış. ama girse o parça mükemmel olmazmıydı aga, her tüllü hemde.
onun dışında domuşuğun sahneleri itici olmaya başladı, her sahnede sığır gibi bağırmalar falan... biraz dozajı düşürmek lazım, hayır domuşuk vs ulvi çekişmelerinin tatlı bi tarafı var ama ayar kaçmaya başladı gibi oldu gibi gibi.
son olarak da kuddusinin her boku bilirim her haltı yaparım tavırları kabak tadı veriyo artık, s.kerim artık senin ukela baba tavırlarını diyesi geliyo insanın, bunada bi ayar verin.
şükufe diziden çıkacak diye bi umut vardı içimde oda kaldı, itiraf ediyorum en başından beri hiç yakıştıramamıştım onu bu diziye, yada o role, gidecek gibi olunca sevinmiştim.. hayat diziye güzel bi renk kattı, allanızı severseniz çıkarmayın diziden, bakın dinleyin bu kardeşinizi..
ha son olarak mürsele değinmessem olmaz, mürselin oyuncak dükkanındaki sahneleri muhteşemdi, gülerken tepinecem diye kanepeden düştüm hamanakim.
yarım saat kadar önce izlerken dumur olduğum dizidir. karakterin birisi diğerine 'senin damına akıtırım' dedi. ben yorum yapmıyorum artık laf etmemek için ama bir şey demeye de zaten gerek yok sanırım.
dün akşam ki şu repliğiyle koltuktan düşmeme neden olan dizi.
--spoiler--
cevahir:ya gece sporu yapalım dedik, halı sahada ıstakozuna golf oynuyorduk, bu ulvi denen aygır woods bir abandı ayağıyla topa, küt bizim borsacı abinin sıfatına, adamın portföyü kaydı ya, böyle seansı açıldı.
--spoiler--