ey sevgili beni sev çünkü ben sevilecek biriyim. çükü ben seni gökteki yıldızların uzaklığı kadar, sağanak bir yağmurun damlaları kadar, kurduğun tüm hayallerim kadar seveceğim. ey sevgili geleceğe ait umut tohumlarını içinde yeşertirken beni de kat hayallerine. ve ben seni bulduğumda gözlerin gözlerime değdiğinde aşkı melekler değil senle ben yaşadığımda sadece sarıl bana.
kiminle ne bok yedigin umrumda degil ama benimleyken eskileri anma ve ozlemeye basladiginda defolup git eskilerine. beni sakin kendine baglama gidemiyorsan da.
sen de beni ilginç bulacak, bana yakınlaşacak, beni çözmeye çalışacak ve sonra beni değiştirebileceğini sanacaksın. değişmeyeceğim. ve sen de umduğunu bulamadığın için, verdiğin tüm sözlere rağmen apansızın bırakıp gideceksin. aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamaya gerek yok. gelme...
"ey sevgili bensiz nerelerde, hangi börekleri, pastaları yanlız başına yiyorsan Allah belanı kahretsin emi" Obezlik sınırını zorlayan bir arkadaşımın cümlesidir.
`Haydi yeniden gel sevgili !
Sabır tesbihini tekrardan alalım elimize.
Sen "ben" çek, ben de "sen".
Erelim yeniden senli benli günlere,
Sonsuza dek...`