Mor ve ötesi adli grubun güzel şarkilarindan biridir. Ayrilik döneminde dinlenirse cok afedersin adamin amina koydugu Tecrubeyle sabittir. Akustik kaydi daha bi guzeldir.
tam bir ironi barındırır içinde, neden derseniz. gece bütün çirkinlikleri fesatlıkları saklar karanlığıyla ama diğer taraftan bütün kötülükler gece yapılır,bütün kötüler gece çıkar ortaya.
gunun en yasanilabilir bolumudur.gunduzler nankor sanki biraz, gurultulu, hizli, kalabalik.gece baska sakin, sade,sessiz.hem gece insan daha cok hisseder bence duygularini ne biliyim uzuldumu daha cok uzulur, daha cok eglenir, daha cok dusunur.gece insani kendiyle basbasa birakir, bosluk gibi.bence boyle.
mor ve ötesi'nin gül kendine adlı albümdeki en iyi 3 şarkıdan biridir. özellikleri şahane sözleriyle
adamın agzına sıçar.
"bıktım artık susmaktan
bunca yıl seninle geçti
bir çift lafa muhtacız
iki yabancı gibi
saat gece 3 olmuş
kapında ben yokum yokum sanki
yoruldum artık suçlanmaktan
yanında hiç olmadım sanki
yüzün herşeyi söylerdi
ama bakmıyor şimdi
şimdi gerçeği söyle sonra yap istediğini
zaman geçer büyürüz sertleşir dünya
yeter artık hiçbir şey eskisi gibi değil
yeter artık aslında sen hiç sevmedin.."
siz de hisseder misiniz hiç, yataktan tabuttan kaçar gibi kaçma hissini? hiç siz de yaşadınız mı yorganın kefene benzerliğinden doğan ürküntüyü? uykuya ruhumu emanet edemiyorum. belki korkaklığımdan, belki zifiri karanlık içinde bir hiç olduğumu daha iyi hatırladığımdandır tepkilerim. zira insan gün ışığında firavunu çatlatır.
gelmeyi seçmediğimiz bir evrenin, topraklarına kök salarcasına bağlıyız.