hepsi çok yakışıklı lan bunların. valla bak. böyle gögüsleri tertemiz kılsız kılsız, atletik, bebe suratlı, dişlerini düzenli olarak fırçalayan, vücudundaki bütün kıllardan arınmıışş, böyyleeee ısırmalık hepsii !
kendilerini lezbiyenler kadar sahiplenemediğim topluluk. *
şimdi şaka bi yana onların eminim bi hormonal bozukluğu yani kontrol edemedikleri bir dürtüleri var ki çoğu insan tarafından hor görülmeyi göze alıyorlar. herşeyi geçtim kuğu gibi hatunlar yerine geniş omuzlu kalın sesli erkeklerle beraber olmayı istiyorlar. demek ki birader gemiler yanmış, dönüş yok. o zaman sahip çıkarım o da bütün insanlar kadar insan kimseye hor gördürtmem artık dönüşü yoksa destek bile veririm. git derim ayol* duygularının arkasından. kap derim karşı sokaktaki oğlanı. e ama yanlız kalamam işte nası diyim korkarım. birazcık homofobi mi diyolar ne diyolar ondan var bende. hee bide kahvede mevzusu açılırsa çok fena yererim ,söverim. şimdi o ortamda öyle.
genetik nedenlerden dolayı eşcinsel olmuş erkek.
gay olma durumu; boyun uzun ya da kısa, gözün mavi ya da siyah olması gibi kromozomlarla belirlenir.
buyurun: https://galeri.uludagsozluk.com/r/54780/+
hastalık değildir, tercih de değildir. doğuştandır.
eşcinsellik bir cinsiyettir, dışlamak cinsiyetçiliktir.
cinsiyetçilik büyük ayıptır, çok büyük ayıptır.
1982'den beri tıpta "hastalık" olmaktan çıkarılan kavramdır. 1990'dan beri ise WHO bunu açıkça deklare etmiştir. Hala bu işe hastalık diyenlerin acilen penguen kapaklarında malzeme olarak ifşa edilmesi gereklidir. Zira çikolatayı herkesin sevdiğini düşünen, sevmeyen birini görünce ise bu "hasta" diyebilecek insanlardır bu tür kişiler. Herkes aynı olmak zorundadır çünkü her şeyin normali kendilerine göre belirlenmelidir. bu devirde bu kafayla nereye kadar gidebilirler. yazıktır.
son yıllarda aşırı yorum yapılan yorum yapıldıkça insanların aklına sokulan eleştirildikçe ters psikolojiye girilen bir konudur. ona buna gay diyen insanların bilinçaltından şüphelenmeye başladım