G: hosgeldiniz efendim ne alirdiniz?
M: antrikot alayim ben, iyi pismis olsun.
G: peki efendim.
M: ama soya sosunda pisirmenizi istiyorum( wtf)
G: simdi efendim...
M: iyi pisirin ama icindeki pembelik orta pismisteki gibi olsun
G: ama efendim...
M: birde son olarak dag kekilerini tereyagi uzerine eritip uzerine gezdirerek servis edin.
G:.... Bi mutfaga sorup geleyim.
Simdi musterinin yemek uzerindeki bu hastalikli degisiklik olayinda yanlis bisey yok. Ama cidden, bu yemekler ozellikle profesyonel restoranlarda gurme ayarinda ve uzerinde cidden zaman harcanarak hazirlaniyor. O kombinin yapilmasinin arkasinda cidden bi calisma ve mana var. Bunu bu kadar zorlamanin bi anlami yok. Eger koca restoranda yiyebileceginiz 1 tane bile yemek bulamiyorsaniz, orda yemeyin lutfen.
Edit: ornegi biraz abartmis olabilirim ama mesaji aldiniz zaten
musteri hiddetle bagirir ve garsonu cagirir bu ne bu? corbasindaki sinegi isaret etmektedir.garsonun cevabi cok nettir;sinek.musteri daha da hiddetlenmistir;suna bak ya sinek diyor.ne olmus efendim iki kurusluk corbadan petrol mu cikacakti.
Benim olayımda garson ve müşteri aynı kişiler.. biraz garip ama öyle napalım..
Biraz tahmin etmekle bu olayın dolmuşta gerçekleşebileceğini kestirebilirsiniz.
Ayakta giden yolcular zaten bir nevi garson görevindedir.
-Bir öğrenci uzatır mısın ? der garsonmüşteri diğer garson müşteriye
(para üstü gelir)
-teşekkür ederim..
bazen olmayandır.
pideyi ortaya koyan garsona "çatallar nerede" dediğinizde; "burada çatal yok böyle bir tarzımız var" demek yerine kaşlarını kaldırır ve gider.
geçen gün başıma gelen bir garson müşteri diyalogunu sizlerle paylaşmak istiyorum..
Ali:Fatmacım çok yemedin mi karıcım?
Fatma:ne yedim sanki hayatım ya napıyım doymadım.
Ali:iyi fatma iyi iyi ye de şiş! tanker ol!
garson(gelir ve fatmaya):
- devam edicekmisiniz efendim?
Ali:oha yani masayı mı yesin??
Garson yüzünde bir şaşkın ifade ile tabağı fatmanın önünden alır ve hızla uzaklaşır.
m: pardon, bu su çok soğuk, değiştirir misiniz?
g: keşke daha önce söyleseydiniz soğuk olmayacağını..
m: keşke siz de sorsaydınız..
g: g.tüm çıkıyo burda sabahtan beri, senin suyunla mı uğraşıcam??
m: tamam birader peteğin üstüne koyar ısıtırım ben suyumu..
m: sade çilekli dondurma alabilir miyim?
g: sade ve çilekli dondurma buyrun efendim...
m: ama ben sadece çilekli dondurma istemiştim!
g: ne fark eder efendim, yiyin gitsin, sosda koyayım mı üstüne...
m: Ben bir Çiftlik Salata rica ediyorum.
g: Peki.
m: Yanına da diet cola.
g: Güzel.
m: Salatanın üstüne tavuk parçaları eklemenizi istiyorum.
g: Aaa ama bakın işte o olmaz!
m: Neden ki?
g: Şefimizin tercihleri standart, ekstraları sevmiyor.
m: iyi de benim tercihim standart değil, karnım doymuyor öbür türlü. Hem ne var bunda? Standart çiftlik salatasının üstüne 2-3 parça tavuk koyacak o kadar.
g: Ama öyle demeyin, çiftlik salata akdeniz yeşilliklerinden oluşur. Tavuk koyarsan çiftlik salata olmaz ki!
m: Neden olmaz? Çiftlikte tavuklar yetişmiyor muymuş? Koy da getir hadi parası neyse vereceğiz..
g: -es-
garson herkesten siparişi almaktadır sıra bana gelmiştir.
+ siz ne alırdınız?
- karışık pizza.
+ içecek bişey alır mıydınız?
- evet portakal suyu alıyım lütfen.
+ meyve suyu mu?
- hönk
G: nasıl iyi çalıştınız mı dersinize?
(sipariş verilir)
M: iyi çalışmış mıyız?
G: ee, fena değil..
M1: çay alalım mı?
M2: olur..
M1: 2 çay lütfen..
(5 dak. 10 dak. 15 dak. 20 dak. Menüdeki yazı anımsanır, "etlerimiz hedehödöden, tatlılarımız hedehödöden getirilmektedir." 25 dak. geçer, çaylar gelir...M1 ve M2 gözgöze gelip çaylara bakarlar, ilk yudumdan sonra)
M1: Pardon bakar mısınız?
G: Buyrun
M1: etler nereden geliyordu sizin?
G: hedehödöden
M2: Tatlılar nerden geliyordu peki?
G: hedehödöden
M1: O zaman bu çay kesin Rize'den, sen bize mutfaktan 2 sıcak çay getir bu sefer, Rize'ye gitmekle uğraşma..keyfi kaçıyor..
müşteri: koçum hesap.
garson: birrrr ben sizin koçunuz değilim, ikiiii sana hesap mı vericem ulan?
m: üüüçççç benden çok mu var?
g: var tabi ulan bak etrafına.
m: ne desem bilemedim.
g: yalnız bitirmemiz lazım konuşmamızı.
m: evet dogru bi yere bağlamak lazım.
g: ben en iyisi hesabı getireyim.
m: temam peki.
Edirne tava cigercisine gidilir ve arkadaşlarla masaya oturulur.Her zaman yarım porsiyon yene bu yerde olay şöyle gelişir.
mahmut:iyi günler efendim ne alırsınız?
ozan:Yarım porsiyon ciger ve bir bardakta ayran
mahmut:yarım porsiyon kalktı efendim.
ozan:ben her zaman yarım porsiyon yiyorum burda yarım lütfen!
mahmut:yarım porsiyon kalktı.
ozan:bende kalkıyorum o zaman
Ve işyerine gelindiğinde ozan'ın düşünceleri
'sanırım arkamdan küfür etmiştir'