galoşu icat eden adam

entry1 galeri0
    1.
  1. Galoşu icat Eden ADAM!

    Erkek çocukları
    Hep anneye âşık olur derler
    Benim tercihim farklıydı
    Ben babama âşıktım...
    Çocuklar, ana okullarındaki
    Şefkatli ilk bayan öğretmenlerine
    ilkokulda, sınıf öğretmenlerine
    Ortaokul, lisede ergenlilikle beraber
    En çekici buldukları öğretmenlerine
    Âşık olurlarmış...
    Benim tercihim farklıydı
    Ben babama âşıktım...
    Hep onun gibi olmak istedim,
    Hep dik, dimdik, her zaman dik...
    Babam, Sivas'ın ayazında kavrulmuş benim...
    Ayakkabısına dolan soğuk suyla sınanmış...
    Benim babam, yolların eskittiği ayakkabılarını
    Poşet geçirerek, sudan, çamurdan korumuş...
    Benim babam, "Galoşu icat eden ADAM!"
    Benim babam, Sivas'ın ayazında kavrulmuş...
    Kerpiç evin duvarları yetmezmiş soğuğu def etmeye
    Yanan sobanın iki adım ötesine gitmeye
    Kimsenin varmazmış ayağı...
    işte bu yüzden
    Yazın rüzgâr esse, üşür benim babam...
    Çocukken de, kartopundan nefret edermiş,
    Geç uyandığında "minibüs kaçtı" diye ah edermiş...
    Benim babam, köyden, okumak için şehre, yaya gidermiş...
    Benim babam, Sivas'ın ayazında kavrulmuş,
    On sekiz köprüden geçerlerken
    Birbirlerine sokulurlarmış
    itler korktuklarını anlamasın diye...
    Kış gelip, dağlar kar tuttuğunda,
    Güneş el edip hava hafif ısındığında
    Sevinemezmiş benim babam...
    Taşarmış gürül gürül Kızılırmak...
    Taştığı yerler ziyan olurmuş benim babama...
    Yolların eskittiği, ayakkabılarına
    Su dolmasın, çamur olmasın diye poşet geçirirmiş...
    Benim babam, "Galoşu icat eden ADAM!"
    Okulda son dersleri hiç anlayamazmış, benim babam...
    Servis kaçarsa diye düşünmekten, anlayamazmış garibim...
    Benim babam, "Almancı çocuğu" olmanın sefasını sürememiş hiç...
    Benim babam, "Almancı çocuğu" olmanın cefasını çekmiş hep...
    Çocukken hiç âşık olamamış benim babam...
    ilkokul öğretmeniyle de, ortaokul öğretmeniyle de...
    ilgilenecek vakti hiç olmamış...
    Benim babam, sanat okulundan mezun olup, buralara gelmiş!
    Benim babam, kış geldiğinde, çöker ihtiyarlar gibi...
    Çocukken de, kartopunu sevmezmiş benim babam,
    Nasıl sevsin ki,
    Yazın rüzgâr estiğinde üşüyen ADAM!
    Tüm bunları anlatırken bizlere...
    Bir of çeker,
    Küllükten alıp, dudaklarına yasladığı sigarasından
    Bir koca dumanı içine çeker...
    O günleri sızlayan bacaklarıyla bir kez daha yaşardı.
    Bir ramazan günü, iftarı bekliyorduk masada...
    Müezzinin, mikrofonu dudağına,
    Topçunun, alevi fitile yaklaştırmasını bekliyorduk...
    Şehrin minarelerinden "Allah'u Ekber" nidası yükselirken...
    Edilen duanın ardından, bardağa doldurulmuş,
    Soğuk suyu, bir dikişte içti benim babam...
    Ve ardından buruşmuş suratıyla ekledi,
    "Bu ne kadar soğuk lan! Ayak parmak uçlarıma kadar üşüdüm..."
    Bir kahkaha bastım, hatta her su içişimde aklıma geliyor,
    Su genzime sıçrıyor öksürüyorum...
    Oysa şöyle bir dönüp, bakınca babamın anlattıklarına
    içim cız ediyor...
    Ama acıyamıyorum, ben babama...
    Benim babam, benim, "onun gibi olacağım" dediğim tek ADAM!
    Benim babam, Sivas'ın ayazında kavrulmuş,
    Saliha'nın gözyaşıyla yoğrulmuş,
    Benim babam, "Almancı Hasan Ağa'nın" yokluğuyla,
    Baba hasretiyle sınanmış...
    Benim babam, okula gitmek için eskittiği ayakkabılarını,
    Naylon kara poşetlere sararmış...
    Su dolmasın, çamur olmasın diye,
    Benim babam, "Galoşu icat eden ADAM!"

    ybBeg
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük