yöneticileri gün itibariyle eski futbolcusu ümit davala'dan feci ayar yemiş futbol takımı.
resmen michael skibbe'yi kovmak istiyorsanız, bunu en yanlış yolla yaptınız size 6 yıl hizmet etmiş ümit milli takım teknik direktörlüğünü terkedip size antrenör olarak gelmeyi kabul etmiş bir adamı sildiniz, bokunuzla debellenin şimdi inşallah ölürsünüz demiştir.
yani öyle demese de oraya getirmiştir. yani potansiyeli yüksek olan, başarısını kanıtlamış, kadro açısından mali açıdan gittikçe iyileşen, yapılmakta olan fevkalede bir stada sahip olan ama bok gibi yönetilen futbol klubudur.
eklenti;
he bir de ümit davala dışında hakan şükür davası vardır, bu klup başarısıyla övünür ama onu sağlayanlara yöneticileri bok gibi davranır galatasaraylılar seslenmez, çünkü başlarında 20.45 de şampiyon olacağız diyen, ve Allah'ın bir hikmeti dileği kabul olunan bir adam var ya, sanki herif kendisi ayarladı her şeyi, sırf bu yüzden bir insan başkan edilmez, edilse de hataları teknik direktöre vs. paye edilemez...
hakan şükür denen insanı az çok tanırız, zamanında galatasaray'ın borçlarını ödeyemediği yerli futbolcuların geçimlerini sağlamaları adına paralarını kendi cebinden vermiş bir futbolcudur. her sene boş sözleşmeye imza atar, galatasaray üstünü doldurur, bu adam sadece 1 kaç sene daha oynamak istiyorum dedi, bu yönetim ısrar etti jübile de jübile diye, çünkü adnan sezgin ve adnan polat kendilerinden daha büyük bir isim istemiyorlar bu takım içinde olay bundan ibaret. yoksa hakan şükür'ün kime ne zararı var adam yedek kaldığında da suratını asmıyor geçen sene oynadığı bütün maçlarda nerdeyse yedekten girdi sahaya...
19 ekim 2008 ile 3 aralık 2008 tarihleri arasında lig ve uefa mücadeleleri olmak üzere tam 11 maça çıkacak olan futbol takımı. bu demektir ki ortalama 4 günde 1 maç yapacak galatasaray.
geçen seneki galatasaray olsa bu kadar zorlanacağını tahmin etmem ancak daha devre arasına girmeden galatasaray'ın hem uefa'da havlu atma hemde ligde geri düşme tehlikesi var. skibbe, sakatlar ve yabancıların günlük performanslarına dayalı bir takım bu fikstürü başarı ile geçerse işte o zaman bu galatasaray'dan korkulur.
birşey daha eklemek isterim ki madem skibbe genç, tecrübesiz ve galatasaray'ın manifestosunda ingilizler gibi oynamak; en az 5 yıl kalsın skibbe galatasaray'ın başında. sene sonu onu gönderip en kötü benitez gibi bir teknik adam alınamayacağına göre kim gelse farketmeyecek. uzun yıllar kalsın elbet takıma alışacak, türkiye'ye alışacak ve mutlaka başarı gelecektir. beşiktaş 4.5 senede 5. hocasını arıyor, fenerbahçe aziz yıldırım ile keza öyle. anadolu klüpleri zaten bunu beceremezler. galatasaray bunun başarabilecek mentalitesi olan tek takım. skibbe olmazsa, ama en geç sene sonu alınmak kaydıyla bir teknik adam belirlenmeli ve uzun yıllar bu takımın başında kalmalıdır.
ekonomik olarakta aslantepe faaliyete geçtiğinde ancak belki düzlüğe çıkacak galatasaray. çünkü bugün türkiye liginde hem devlete hemde bankalara en borçlu klüp.
Servet'i bir an önce dinlendirip Emre Güngör-Fernando Meira ikilisinin monte edilmesi gereken takım.Nitekim Servet'in ileri çıkışlarının yarısı kadar Meira çıkıyor, ya asist oluyor yada gol . Servet'in çıkışları ise ya asist ya da gol oluyor kendi kalemize.
Zamanında diğer takımların Avrupa Kluplerini tanımasını saglayan Türkiye'nin gururu(bana göre tabi)Uefa ve Süper Kupa sahibi aynı zamanda benim takımım.
acilen ön liberoya ihtiyacı olan takımdır. sezon başında mehmet topal ve linderoth bu işi götürür dedik güvendik. mehmet topal euro 2008'den yorgun ve sakat döndü, oynadığı maçlarda çok kötüydü. linderoth toplasan 10 maç oynamadı bu takımda. ara transferde paraya kıyıp bir ön libero alınmalıdır.
Galatasaray gibi önemli bir kulübü, oyuncu sakatlıklarından dolayı içine düştüğü çıkmaz ve bu sakatlıkları yanlış ameliyatlarla daha da ileri noktalara taşıyan sağlık ekibini gördükçe içim cız ediyor. Çokta canım sıkılıyor.
Yani, yıllardan beri aynı çözülemeyen sorunlar, defans, teknik direktör, istikrar, oyuncu sakatlıkları, bunlar artık taraftarıda yıldırıyor, doğal olarak ta kulübünde tadını kaçırıyor.
Bu yüzden, en kötü hoca bile olsa ki skibbe'nin kabiliyetli biri olduğu kanısındayım. Hiç olmazsa her yıl hoca değiştirmeyelim. Sakatlık konusundada yönetim biraz daha sağlık ekibine baskın hareket etsin diye temennilerde bulunalım.
Çünkü bu kadroyla ve oluşabilecek güçlü bir ruhla, ileri gitmemiz işten bile değil...
2008/2009 futbol sezonuna kendinden beklenmeyecek flaş transferlerle giren ancak flaş sakatlıklarla devam eden takımım. en son oynanan uefa kupası maçından sonra fernando meira bile sakatlıklardan yakınmıştır. kadrosu türkiye liginin şu an en iyi kadrosudur evet, ancak bellizona gibi tromso'den beter bir takımdan iki maçta 4 gol yemiştir. uefa gruplarında ne yapacağı daha kesin değil. geçen sene oynanan takım oyunundan eser yok. galatasaray ne zaman iyi bir takım ruhu oturtur işte o zaman liginde avrupanında tozunu attırır ancak mevcut düzenle daha böyle birşeyin olabilmesi sezon ortasını bulacak gibi. bu sene ligte şampiyon olabiliriz ama bu bir ölçü olmamaktadır. trabzon olmuş, beşiktaş olmuş neye yarar? taraftarın asıl beklentisi ali samiyen cehennemini tekrar oluşturup önüne gelen yabancı klübe verip veriştirmesidir. tekrardan herkesi dize getiren bir klüp olmasıdır. bakın adını duyurması demiyorum çünkü bugün bile galatasaray adı avrupa'da oynamamasına karşın bir markadır.
son olarak bülent, suat, arif, hakan şükür ve nicelerine gereken değer verilip formalarını stadımıza asmalıyız. bir organizasyon çevresinde çok şükür hepsi hayattayken biraraya getirmeli ve ali samiyen'de bir şov maçı oynanmalıdır. özhan canaydın'da orada bulunmalıdır.
galatasaray ruhu öyle birşey olmalıdır ki iyide yapan yanlışta yapan bu klüp için yapmıştır ve hakketiği değer verilmelidir.
sakat ve yedek futbolcularından kurulacak kadronun süper lig'de şampiyonluğa oynaması muhtemel takımdır. bu sezonki kadro eric gerets ya da mircea lucescu'nun elinde olsaydı şampiyonlar ligi'nde final kaçınılmazdı.
yaptığı çok iyi transferlerle gayet iyi bir futbol oynayan ve bu sene de şampiyonluğun en güçlü adayı olduğunu göstermiş olan takım. defanstaki sorunlarını çözerse avrupa'da da başarılı olacaktır.
ayrıca hakemlerin lehine hata yapması artık normal karşılanan takımdır *. 28 eylul 2008 galatasaray konyaspor maci'nda attığı 4 golden 2'si nizami değildir ama kimse sesini çıkarmamaktadır.
Uzunca bir süre sonra doğru yabancı transferleri yapabilmiş takımdır. Kim ne derse desin Milan Baros iyi bir golcüdür. Kewell için açıkcası Fenerbahçede oynamasını isterdim. Umarım sezonu sakatlanmadan bitirir de müzmin sakat olmadığı kesinleşir bizde kendisini seyrederiz. Asıl önemli olan De Sanctis' in bonservisini alabilmektir ki bir Fenerbahçeli olduğum için bu adamın kiralık olduğunu biliyorum. Bonservisi ile alınmışsa büyük iş.
Ama galatasaraylı arkadaşlar unutmasınlar ki bir çiçekle bahar gelmez. Stau Bükreş maçları geçeli fazla olmadı ve bu takım ligde henüz yüksek seviyeli bir testten geçmedi bence. Ama Adnan Polat yönetiminde iyi yolda oldukları aşikar.
ilk derbiye kadar Fenerbahçemiz de kadroyu ve sistemi oturtacaktır ve maçın seyrine doyum olmayacaktır.
oynadığı son 6 resmi maçta ilk yarılarını hep berabere bitiren takımdır. bu 6 maçın 5'inde de devreye 1-1'lik sonuçlarla gidildi. maçı ilk yarıda bitirmeyi başarabimeli bence galatasaray zor rakiplere karşı bu sorun yaratabilir. ayrıca çok kolay gol yiyoruz buna da bir çözüm bulunmalı.
bugün dolaşırken küçük çocuklar top oynuyordu mahalle aralarında, baktım biri kendini baros biri kewell diğeri de arda diye tanımlıyordu. sonra düşündüm kendi çocukluğumu. biz de bir hagi olurduk bir hakan, ne bileyim bir popescu belki tugay. anladım sonra zaman, mahalle araları ve çocuklar değişse de galatasaray'ın büyüklüğü hiç değişmeyecek!!!
hücum hatları kusursuz işlese de bu sezon yanyana ilk defa oynayan servet çetin ve fernando meira'nın birbirine ısınanamasından mütevellit defans sorunu yaşayan takım. eğer onların birbirine kaynama aşaması da başarıyla sonuçlanırsa, değme sakın taraftarların keyfine. arda turan'ın kewell gibi süper bir sol ayağın takıma dahil olmasından sonra performans düşüklüğü yaşadığı herkesçe görülmektedir. bu durum takıma şimdilik eksi puan kazandırmıyor. fakat ilerki haftalarda arda turan'ın gerçekten kendini gösterebileceği mevkiilerde top koşturması pek tabii takımın yararına olucaktır. lincoln, kewell ve arda turan'dan beslenen bir milan baros neler yapmaz ki ? skibbe'nin bunları iyi düşünüp hazırlaması gerek takımı.
(bkz: hadi çocuklar)