istatistiklerin tartışmaya yer vermeyeceği kadar gercek olan, türkiye'nin tartışmasız en büyük kulübü. bu takıma karşı alınan galibiyetlere sevinmekle gecmiştir bazı eziklerin ömrü. bu ezikler, öncelikle anti galatasaraylı olmalarıyla dikkat cekerler.
ya canlarım, şimdi laf mı bu, bir tane kupaları var onla övünüyorlar bık bık bık. yahu kaç gündür 8 maç üst üste kazandık diye davul zurna çalan siz değil misiniz? sen türkiye ligi gibi çoook kaliteli bir ligde maç kazanmakla övüneceksin, ama karşındaki bu ülkede başka eşi olmayan bir başarıyı kazandı ve övünüyor diye hadi canım sen de diyeceksin.
uğraşacak başka işi olmayan insanların, durmadan çamur attıkları takım, takımım.
evet, "büyük takımlar aldıkları kupalar kazandıkları şampiyonluklarla övünürken, küçük takımlar büyük takımları yenmek ile övünür". ayrıca; küçük takımlar ancak, büyük takımların kazandıkları başarılara çamur atarak gündemde kalır.
Masonların kurduğu, Fransızlar destekli, her yıl TFF federasyonu tarafından kayırıldığı söylenen ve taraftarı olduğum takımdır. Henüz kayırıldığımız bir durum göremesem de kupa sayısı bakımından Türkiye'deki en çok kupaya sahip takımdır.
anlatılmaz mutlulukların kaynağı olan spor kulübü. pek çok insan, sırf futbol için sevse de; her dalda sayısız ve unutulmaz başarılar elde etmiştir. türkiye'nin avrupa'da bilinen en iyi markasıdır. şimdi kabul etmeyenler olacaktır ama geçmiş zamanlara dönüp baktığımızda göreceğiz ki, tekerlekli sandalye basketbolunda, bayan basketbolda, yüzmede ve şu an aklımda olmayan pek çok branşta sayısız başarıları vardır. hem türkiye'de hem avrupa'da.
futbolda son haftalarda biraz düşüş yaşamıştır, rakipleri sevindirmiş hatta içten içe şampiyonluklarını ilan ettirmiştir kendi kendilerine. halbuki unuttukları bir kaç nokta vardır;
birincisi, galatasaray'ın adının olduğu her yerde umut vardır. ister haftalarca puan kaybetsin, ister yıllarca şampiyon olamasın. yine de her zaman biliriz ki; başarılı olacaktır. sadece gerekli şartlar ve zamanı beklemeliyiz.
ikincisi, peşindeyiz. bizim aşkımız skora, futbolculara, yönetime, teknik heyete veya geçici olan şartlara değil. bizim aşkımız, armaya, formaya, sarı-kırmızı renklere. gözümüzü açtığımızda gördüğümüz tek şey oysa, gözümüz sonsuza dek kapattaığımızda göreceğimiz tek şeyde o olur umarım.
üçüncüsü, yensen de yenilsen de taraftarın senle. son zamanlarda destek verme konusunda sorunlarımız olsa da, her zaman yanındayız. iyi günlerini gördük, kötü günlerini gördük ve görmeye devam edeceğiz. hiç bitmesin karşılıklı sevgimiz.
kısaca; kimsenin anlayamayacağı, tarifsiz bir sevda bizimkisi. gerekirse tek başımıza yaşatacağız bu sevgiyi, sonsuza kadar...
Gerek teknik direktörüyle, gerek dünya çapındaki oyuncularıyla, profesyonelliğiyle çok kıskanılan, çok korkulan takımdır. Rakibini yenmekle övünüp, şampiyonluğu tek hedef gören bir kısım futbol fanatiğinin ise tek hedefi,tek korkusudur. Zira korkulur galatasaraydan, kurulduğu gün ali sami yenin de dediği gibi, "türk olmayan takımları yenmek" olayından çıkılmış.. avrupa kupaları dikilmiştir artık hedefe galatasarayın.
korkun. şampiyonluk zaten artık bir hedef değil, bir gerekliliktir. deklare etmeye gerek olmayan bir ahvaldir. buna hiç bir galatasaraylı ihtiyaç duymaz. zaten olacaktır..
qtm'nin akbabalarının başına musallat olduğu türkiye'nin gerçekten büyük iki takımından biri.
her ne kadar aynı basın onları çoğu zaman haketmediği övgülere de boğsa da, kötü günde bu kadar komplike bir saldırı kime olursa olsun karşı çıkmak dürüst insanın görevidir diye düşünüyorum.
herşeye rağmen gs gibi bir rakibe sahip olduğumuz için şanslıyız. türk futbolunu gerçekten zevkli kılan bu iki takım arasındaki asırlık rekabettir.
sezon başı üst üste aldığı başarılı sonuçlar medya tarafından bilinçli bir şekilde abartılarak ilk yenilgisinde yerden yere vurulması için fırsat kollanan takım. nitekim medya amacına ulaştı da. yenilmez bir takım olduğundan dem vurularak 2-3 kötü sonuç sonra sistemin ve başındaki dünya çapındaki teknik direktörün patladığı, başarılığı olamayacağı fısıldaşılıyor. halbuki onlar da bu sürecin sancılığı geçeceğini biliyor, ama amaç dediğim gibi bir kaç kötü sonuçtan sonra taraftarlar arasında mogurdanma yaratmak. gelecek yıllara ambargo koyması için taraftarlarının hiç olmadığı kadar sabırlı olması ve takımın başındaki teknik ekibe sonuna kadar güvenmesi gerekmektedir.
kasımpaşa macında belirttik. bu sene, nasıl bir ligin galatasaray'ı beklediği son derece acık ve net. 3-0 dan sonra ne yazsak havada kalacağı için, ergen zihinlere malzeme olmamak adına sonraki haftalarda neler olabileceğini tahmin ederek bir şeyler yazmayalım şimdilik, ama şimdilik.
iyi üç yedik ya, medya'nın taktisyen dahilerine meydan kalır artık. yok b planı yok, yok bu yok, yok şu yok... oldu oldu hadi galatasaray üç yedi, neler hazırladınız cevvaller gösterin bakalım taktik dehalarınızı, bildik, boktan hünerlerinizi.
şimdi sözlük dahil olmak üzere, binbir sırıtışla, kendi yarattıkları kahramanları yerden yere vuracaklar, nasıl yorumcu olduklarını gösterecekler. nasıl kendi şişirmelerini dikkate almadıysak, eleştirilerini de dikkate almayacağız.
derhal mustafa ve ayhan'ı 'biz galatasaray olarak bazı standartları olan bir takımız ve bu standartların altında kalan oyunclularla yolumuza devam edemeyiz' diyerek postalaması gereken takım.
son 2 deplasmanda başına ilginç olaylar gelen takımdır. kasımpaşa maçında az ve 120 tl-500 tl arası fiyatı olan biletler ayrılmıştır. ankaragücü maçında 120 lira ve sadece 500 bilet ayrılmıştır. üstelik birde taraftarlar maç başlamadan 5 dakika önce stada alınmıştır. son 4 yıldır ankara maçlarını kaçırmayan birisi olarak durum şu şekildedir. oval stadın yarısı galatasaraya yarısı ev sahibine ayrılır. galatasaray tarafı tıklım tıklım dolar, adım atacak yer bulunmaz.
(bkz: her olayda komplo teorisi aramak)
yok canım komplo falan değil. ben abarttım.
(#6151299) (#6086688) (#5679483)
futboldan çok üst düzey anlamam. sadece küçüklükten beri futbol oynarım, izlerim. ama bunları görmek için de üstad olmaya gerek var mıydı bilmiyorum. bunları yazınca galatasaray'lı takımdaşlar beğenmedi falan ama ben yazdım. devre arası iyi bir defans oyuncusu almazsa şampiyonluğu çok erken verecek olan takımdır.
futboldan zerre kadar anlamayanların eleştirdiği futbol takımı. arkadaş sen dünyanın en iyi teknik adamlarından birisini aldın mı? aldın. peki bu adam ne yapmaya çalışıyor bunun farkında mısın? 22 mi 25 mi artık kaç kişilik rotasyon yapacağı bir ekip varsa tüm bu oyuncuları kafasındaki sistem doğrultusunda birbirlerine alışmasını sağlıyor, oyun kurguları ve planlarını yapıyor. ben 2000 yılında oynayan galatasaray'dan sonra ilk kez 2009 yılında takımımı izlerken aynı heyecanı hissediyorum, çünkü sahada 'birşey yapmak', 3 puan için değil gol atmak için, güzel futbol oynamak için koşan oyuncular var, kenarda oyuna girer girmez adapte olabilen bir klübe var. sen bugün elano'yu ve ya uğur'u eleştirirsen bu adam takımda ne zaman oynayacak ve ne zaman adapte olabilecek? oldu o zaman her hafta aynı 11'i sahaya sürelim sonra kenardan girenin gram katkısı olmasın. gün gelecek arda sakatlanacak, baros sakatlanacak, yerlerine oynayacak olanlar bu adamlar sakatlanmadan takımla beraber oynuyorlar. şaka gibi gelse bile sabri bile değişti kendi becerileri dahilinde daha 3 ay geçmeden.
galatasaray taraftarı tam 9 yıllık aradan sonra tekrar kendine şu soruyu sormalı; günlük başarı mı istiyoruz yoksa gelecek yıllara yatırım mı? chealse'ye 5-0 yenildiğimiz gün terim istifa etseydi sonumuz ne olurdu acaba?
ayrıca tam 15 maçtır yenilmeyen takımı dünya'da sadece türkiye'de eleştirmeye başlarlar sanırım. asıl bomba ise 10. haftada kadıköy'de patlayacak birçokları için. herkes tetikte galatasaray'ı ve rijkaard'ı eleştirmek için kolları sıvamış halde bekliyor. gerçek galatasaraylılar ise şimdiden gelecek sezon oynanacak olan futbolun hayali ile bu yıldan sınırsız kredi ile takımını destekliyor, onu yalnız bırakmıyor.
bunun kanıtlarından sadece bir tanesi; sezon başı herkesin dalga geçtiği mor forma şu an galatasaray'ın en fazla sattığı forma.