yönetimini ele geçiren çete tarafından hızla arap sermayesine satılan ve ruhu öldürülen, kurucusunun adı satılan ve basın tarafından inatla pompalanan koftrik bir futbol takım kaptanına sahip canımız ciğerimiz cimbombomumuz.
resmi sitesinde iki forveti görünen, iki forvetinden de sakat oldukları için yararlanamayan, ısrarla orta sahalardan forvet yaratmaya çalışan, üç kulvarda da en üst yeri hedefleyip bir kaç saat öncesi itibari ile ilkinin dışında kalan takımım.
literatüre teşvik primi kavramını kazandıran, aynı zamanda ayşe abla spor kulübü nün kardeş kulübü olan kulüp. evet çok komik değil mi? ayrıntılar için;
o kadar adam alıp hala bi yerleri eksik olan takım .gidişatından umutlanayım mı bilemiyorum. o değil de haftaya ankaraspor la da berabere kalır bunlar ondan korkuyorum. *
önünde kapı gibi bir başarısız real madrid modeli olmasına rağmen neden real madrid'in transfer modeline yakın bir model uyguladıklarını anlayamadığım kulüp.
sakatlanan oyuncularını iyileştiremediği, elinde barış özbek ve mustafa sarp gibi kazmalar olduğu halde ligdeki sert oyundan yakınan takım. ligdeki oyuncuları değil kendi sağlık ekibini değiştirmesi daha yerinde olacaktır. idmanda sakatlanan oyuncuları bile 6 ay sahalardan uzak kalıyor.
ayrıca başarı için takım tutsaydık barcelona yı tutardık ki bizimde kendi çapımıza göre yeteri kadar başarımız var. varsın 14 sene şampiyon olmayalım ne olacak?
türk futbolunun gereksiz figürleri, amaçsız anadolu kulüplerince gelişmesi engellenen büyük kulüp.
gereksiz bir figür olarak amaçsız anadolu kulübünden kasıt: basiretsiz yöneticiler tarafından kara para aklama, menfaat sağlama amacıyla kullanılan; bütçelerinin yokluğundan dem vururken altyapı çalışmaları adına tek bir çalışma yapmayıp evliya çelebi kıvamındaki yıllanmış futbolculardan medet uman, yeteneksiz kadrosunun futboldan mantığı "kapanayım biraz, gol atarsam ne âla, rakibin yıldızının bacağını eline vereyim bi de, oh mis." olan kulüplerdir.
ne yazık ki yukarıdaki tanıma trabzon ve bursa dışında uymayan anadolu kulübü yok. yazık..
antalyayla oynadığımız son kupa maçında rijkaardın futbolcularını neye göre yerleştirdiğini anlayamadığım takımım. sağ bek uğur sol bekte oynadı hadi arada sırada oynattı onu orda diyelim; stoper olan emre güngör sağ bek oynadı ama sağ bek oynayabilen lucas neill stoperde kaldı hadi neilli geçtim geçtiğimiz sezonlarda sağ bek oynamış barış özbekte oynayabilirdi o mevkiide; sonra caner erkin sağ açıkta debelendi durdu bir ara bu da yetmedi sağ açıkta oynarım abi demesine rağmen giovani solda oynadı; hani forvetsiz kaldık son iki maçtır dört buçuktan beş verir gibi ortasahadan forvet çıkarıyoruz demiyorum blie. tamam rijkaardın kafasında bir plan olabilir, çıkıp teknik direktör falan değil demiyorum ama yapma be kardeşim sezon ortasında mevkilerle bu kadar oynama be!
alt yapısında cem sultan isimli bir yıldızı olan fakat kullanmayan takım. Bunun yerine Arda'yı ileri uçta oynatarak hem arda'nın hemde takımın performansının düşmesine seyirci kalmaları ve hala Cem Sultan'a şans vermemeleri tek kelimeyle her galatasaray'lıyı * kızdırmaktadır.