g.tlerini temizleyemeyenlerin sürekli b.k attığı sevgilim.*
1-kulüp başkanı herhangi bir branşta ki oyuncu kadrosunu belirlemez, bunu teknik direktör veya coach, menajer vs. gibi sorumlular belirler. ayrıca kulüp idaresi kimin cezalı olduğunu falanda bilmez, çünkü onların görevi değildir, bu görevi yapamayacak kadar meşguldürler işte bu yüzden de maaşlı birilerini tutarlar bunlarla ilgilenmesi için ve sorumlulukta bu maaşlı çalışanların üzerindedir, işte bu nedenlerle çekin o kıskançlık kokan b.k atmaya hazır cahil ellerinizi kulübümün üzerinden!
2-galatasaray spor kulübü profesyonelce yönetildiği için tıpkı şirketlerde olduğpu gibi iş bölümü ve iş sorumlulukları vardır, galatasaray spor kulübü başkanı olarak adnan polat ta bu sebeplerden doğan ahlaksızlığı yapanları kulüp içinde barındırmamış ve olayın sorumlularını derhal uzaklaştırmış ve galatasaray.orgresmi internet sitesi aracılığı ile de kamuoyuna karşılaşılan bu tabloda ki sorumluların cezasını verdiğini ve galatasaray spor kulübü olarak maaşlı çalışanların yaptığı bu ayıbın utancını duyduklarını ve gereken cezayı kabul edeceklerini net olarak belirtmiştir. bir şirket düşünün ki maaşla çalıştırdığı muhasebe müdürünün zimmetine para geçirmesiyle ilgili suç un tüm şirkete yüklenilmesi, bu mu yani, galatasaray ın maaşlı çalışanlarının yaptığı bu suç galatasaray a yüklenemez, bu büyük bir haksızlık ve hınç politikası olur!
galatasaray emrinde çalışan sorumluları gizlememiş ve açıkça onları kulübünden uzaklaştırarak yapabileceği en iyi tavrı sergilemiştir.
galatasaray spor kulübü nin başarılarla dolu şanlı tarihi, bu ufak lekeyi unutturacak kadar büyüktür!
büyük olmamasından, şerefsizliğinden, ahlaksızlığından bahsedenlerin de über bi paradoks yaratacak şekilde fenerbahçelilerden cıktıgını görünce gülmeme sebebiyet vermiş kulübüm. ak kaşıklar sizi.
sadece bir branşın yetkililerinin anlamsız ve niye yapıldığı belli olmayan bir şekilde sportmenlik dışı harekette bulunması nedeniyle eleştirilien koskoca bir camia.
çalışanlarınmızdan biri sizden izinsiz şirketin elektirk hattından kendi evine elektirk çektiyse ve suçlu olan siz mi olursunuz çalışanınız mı?
yasalar önünde kaçak elektirk vb konularda elbette siz gereken cezayı alacaksınızdır- ki burada da öyle olacak bu kadar yaygaradan sonra 2 yıl men gelmezse iyi vallahi- ama asıl suçlu elbette ki çalışanınızdır.
burda da durum bundan ibaret.
yapılanın galatasaray kulübüyle bağdaşlaştırılamayacağını o mankafalar da biliyor elbette ama işlerine gelmiyor.
burada bizim galatasaraylılar olarak irdelememiz gereken alt tarafı hazırlık maçı dediğimiz maçlarda neden bu tarz bir aptallığa başvurulduğudur.
ki cemal nalga dediğin adam da vazgeçilmez bir sporcu değil. yönetim gerekeni yapıp idari kadroyu gndermiş ama bununla yetinmeyip bu olaya göz yuman cemal nalga'yı da göndermesi gerekir.
herşey bir yana gündemi değiştirip yine yenilginin altında kalmamıştır fenerbahçe. madem böyle bir durum vardı be adam neden bu kadar maç bekledin? niye ilk maçlarda bu gerçeği ortaya koymadın?
hazırlık maçlarının görüntüsünü yayınlayan gazeteler, televizyonlar neden ses çıkarmadı?
sorgulanması gerken sadece bir kulüp değil genel yapıdır. medyasından tutun da taraftarına kadar!
ama mankafalı taraftar kitlesine ve ağababalarına hatırlatılması gereken birşey var ki 3-5 kişinin yaptığı şey hiçbir zaman koca bir kulübe mal edilemez!
basketbol takımında çıkan skandal olaylarda savunulacak yanı bulunulmayan takımım. gönül isterdi ki savunulacak en ufak bir nokta olsun ama ne yazık ki yok. cemal nalga maç sırasında olay çıkartmış ve 5 maç ceza almış. cezasını çekmesi lazım ama bizim uyanık teknik heyet siktiri boktan bir iki hazırlık maçı yüzünden(ulan önemli bir maç olsa bir derece anlayacağım bu geri zekalılığı) sakat olan oyuncunun formasıyla oynatıyorsun ve bir de cezasını çekmiş gibi gösteriyorsun. bu nasıl bir sahtekearlıktır anlayabilmiş değilim. şunu açıkca belirtiyim ki yönetimin okan hoca ve basketbol idaresinin görevine son verilmesini samimi bulmuyorum. yönetim bu olaydan daha önce haberdar olmadığını söylemesin inandırıcılıktan çok uzak olacaktır. senin oyuncun cezalıyken oynatılacak ve yönetimin bu 2 ay gibi bir sürede bundan haberi olmayacak öyle mi? buna kargalar güler amına koyayım kargalar. bu olay patlak vermeseydi acaba okan hoca ve mert uyguç'un görevine son verilcek miydi? cevabının rahatlıkla hayır olduğunu söyleyebiliriz. yönetim şark kurnazlığı yaparak biz üstümüze düşen görevi yaptık, sorumlulara ceza vererek sorumluluktan kaçmaya çalışıyorlar. bir galatasaraylı olarak en ağır cezayı alması gerektiğini düşünüyorum. öyle bir ceza verilsin ki bu ve bu tarz sahtekarlıklar bir daha gerçekleşmesin, spor camiası bu tarz pisliklerden arınsın.
kulüp tarafından yapılan son açıklamaya göre, arda turan'dan sonra altyapı dahil 30 futbolcunun daha domuz gribi olduğu tespit edilen takım. aman diyim.
son yaşanan ispatlı sahtecilik olayında, geçmişte fenerbahçe ile galatasaray arasındaki sahtecilik iddialarını savunma olarak kullanabilen masum mor menekşelere sahip kulüp. ulan şike bile yapsan bunun kanıtı sadece iftiralardan ve itiraflardan ibaret olur, en azından yapmadım diyebilirsin. yani kaçacak bir deliğin olur. senin oyuncun bu kadar mı ünsüz ki onun tanınmayacağını* ve yaptığın bu salaklığın ortaya çıkmayacağını düşünüyorsun? harbiden ne büyük takımmışsınız öyle.
edit:kötüyle,gerçek farklı kavramlar sevgili sarı kırmızılılar.iş bu yüzden,kötüleyebilirsiniz ama gerçeği değiştiremezsiniz. (bkz: vahap beyaz,ahmet çakar)
birkaç güne kadar yeni bir skandalla karışabilecek kulüptür..
az sonra url vereceğim haberden öğrendiğime göre galatasaray asbaşkanı mehmet helvacı'nın kardeşi olan ilhan helvacı tff hukuk kurulu başkanlığı yapmaktadır. aynı zamanda yök kanunlarına bağlı olarak üniversite hocalığı da yapmaktadır.
tff hukuk kurulu başkanlığı yaptığı tff.org sitesinden de görülebilir. aslında görülmesine gerek yoktur, futbolla biraz ilgisi olan herkes bunu bilir. galatasaraylı olmasının şaşırtıcı bir yanı yoktur çünkü insanlar takım tutarlar. şaşırtıcı olan bahsi geçen kurulun başında ve içinde her zaman galatasaraylıların çoğunlukta olmasıdır.
neyse efendim, buraya kadar her hangi bir sorun yoktur zaten. senelerdir alıştığımız bir örtülü düzenek olarak adlandırabiliriz bu durumu. hukuken sakıncası da yoktur üstelik.
asıl sorun şudur ki, tff.org sitesinde, tff hukuk kurulu başkanı olarak gözüken ilhan helvacı aslında hukuk kurulu başkanı değilmiş.
gerçekte başkan olan isim av.ayşe akkanat'mış.
şimdi bunun galatasarayla ne alakası var demeyin lütfen. kafanızı kumdan çıkarın ve haberi okuyun.
şu anda baya karışmış kulübümdür. divan kurulunun olağanüstü toplantısı, cemal nalga skandalı, arda'nın ve alt yapıdan 30'dan fazla kişinin domuz gribi derken neye uğradığımızı şaşırdık. gscard vs. ise arada kaynayan şeylerden oldu. neyse arkadaşlar size yatıp, kalkacak bir konu çıktı. iyi eğlenceler.
25,11,2009 tarihinde gerçekleştirilecek olağanüstü genel kurul toplantısında, divan kurulunun, başkan adnan polat dahil tüm yönetim kurulunun istifasını istemeleri büyük bir hata olacaktır.
bir hazırlık maçında, kulübün maaşlı çalışanları* tarafından yapılan sahtekarlığın bedeli bu kadar ağır olmamalı, yahu herhangi başarı getirecek bir organizasyon değil , hazırlık maçı. bi kere aklı selim düşünmek lazım, bir insan hazırlık maçında böyle bir sahtekarlığı niye yapar? ben bu sorunun cevabını bulamıyorum, olmuyor arkadaş bulamıyorum, adı üzerinde hazırlık maçı, ortada puan, kupa vs vs bir şey olsa hadi hırsına yenik düştü yaptılar bi salaklık dicem ama yok, ortada öyle bir şey yok, peki ne diye yaptın mert uyguç, okan çevik sorarım size niye?! bu işin içinde başka bir şey var ama ne?
uzunun kısası; bizim basketbol branşının teknik heyet ve idari kadrosu bir ahmaklık yapmış o açık ve cezalarını çekmeliler*, artık en ucu ligden ihraç olur o da bizim hakkımız olabilir, ancaak bu olayın karşılığı yönetim kurulunun istifası olmamalı, şayet divan kurulu bunu isterse galatasaray adına alabilecekleri en berbat karar olur.
geçen sene futbol takımının başına skibbe'yi getirerek yaptığı hatayı, bu yıl basketbol takımına yaptıkları antrenör seçimiyle tekrarlamış ve kendi kendini sıkıntıya sokmuş kulüp.
adnan başkan, iyisin hoşsunda bazen olmadık işler yapıyorsun be... valla.. hayır bu yoklukta o kadar paralar harcıyorsun iyi takımlar kurup iyi niyetle emek harcıyorsun, sonra da ne idüğü belirsiz, bu kulüpte çalışacak kalibrede olmayan çapsız adamları o takımın başına geçirip emeklerine yazık ediyorsun. okan çevik kim lan okan çevik kim!!!
2009/2010 sezonunun şampiyon olamayacak takımı. takımdaşlar kızmasın bu böyle.
kendi evindeki basit maçları kazanmaktan aciz, fenerbahçe'yi yenemeyen, defansı her an gol yemeye, pas hatası yapmaya hazır bir takım şampiyon olamaz. ne zaman sağlam defans oyuncusu alır, defansını takım halinde oturtur, o zaman iddiası olur. gökhan zan'ı beşiktaş bıraktığına sevindi, adam gitti diye beşiktaşlılar bayram yaptı, servet gidince fenerbahçeliler bayram yaptı. bizim takım çok zeki ya bu iki pozisyon alma, pas atma, oyun kurma özürlüyü yan yana oynatıyor.
hakan balta-servet-gökhan-sabri gibi 4 kazmadan oluşan defansıyla ne uefada ne de ligde ilerleyebilir. takım yalnızca hücum hattıyla kurulmuyor. hücum hattındaki tüm futbolcular birer idol, herkesin izlemek isteyeceği muhteşem kişiler. ama yeterli değil. bu kadar kötü defansla maç kazanılır, şampiyon olunmaz.
son 4 haftanın maçlarına göre devre arasını lider kapatacağını düşündüğüm takım.
fenerbahçe kasımpaşa karşısında kazımsız,emresiz,seyircisiz oynayacak puan kaybı muhtemel.ayrıca zor deplasmanlar olan eskişehir'de ve trabzon'da da zorlanacaktır diye düşünüyorum.
beşiktaş ise diyarbakırspor, manisaspor ve bursaspor(malum rekabet) maçlarında zorlanacaktır. ama diyarbakır ve bursa maçlarını içerde oynamaları güzel bir avantaj. fakat yinede puan durumlarından lider olmaları zor gözüküyor.
galatasaray ise bursa engelinde zorlanacaktır. gaziantep karşısında kazanan bursa kendine olan güvenini yeniden depoladı. evinde kolay lokma olmayacaktır. ama geri kalan maçlarda fikstür gayet rahat diğer rakiplerine göre
son olaylar yüzünden futbol takımının da bir alt lige düşürüleceğinin iddiası ortaya atıldığı kulüp. oha yani ne alakası var diyorum başka bi şey demiyorum. basketteki hatanın futbolla ne alakası var. hem düşerse kewell da gider, düşmesin.
kötü günler geçiren, insanların sataşmalarına, laflarına maruz kalan; yine de sevilen, yine de özlenen, yine de aşık olunan sevgili. kim ne derse desin, peşindeyiz! son zamanlarda yaşanan olaylarda, senin değil şahısların suçu var ve biz bunu zaten biliyoruz. gerekli cezaları çekiyor hepsi de, yiğit şardan hariç. bu yüzden, kimseye kendimizi kanıtlamak zorunda değiliz. yürüyedur!