en sıkışan maçlarda bile 3 gol atan takımdır. rakip taraftarlarca eleştirilecek bir şey bulunamayınca oyuncu değişiklikleri kafalara takılmıştır. federasyona bildirelim galatasaray oyuncu değiştirmesin hatta maçlara 7 kişi çıksın. zaten huyumuz kurusun 7 kişi daha çok gol atıyoruz. *
kotu takimlari ayiklamak icin koyulan mac basina 3 oyuncu degisiklik hakkinin tuzagina dusen sazan takimdir. o degil de bir takimnasil bu kadar salak yonetilir onu anlamiyorum. ulan insan kotu giden macta iki oyuncu degistirip girenlerden biri hettirik, digeri de asist yapar mi? ne salak adamsin rikard.
önümüzdeki maçlarda 3 değişiklik hakkını birden kullanacak kadar düşmesi, perişan olması beklenen takımdır, taraftar da alışsın efendim buna. ha, bir maçta kısıtlamayı aşacak sayıda yabancı oyuncuyu sahaya sürecek kadar mallaşabilir mi? asla! o başka bir başlıkta inceleniyor olsa gerek... *
rakip takım taraftarlrına, başına ne zaman bir sorun gelip te tökezleyeceğini düşündürten kulüp. bu kadar da art niyetli olmayın. nazar etmeyin ne olur, çalışın sizin de olur.
milyonlarca euro verip yedek kulübesinde oturttuğu futbolcuları 80. dakikada oyuna sürüp ittire kaktıra, bir tane atıp üstüne yatılan kötü futbolla, ofsayt olan son dakika golleriyle, rakip takımın verilmeyen penaltı-golleriyle kazanan balon takımların taraftarlarınının laf etmemesi gereken spor kulubü.
hacı o değil de, 1-0'lar, hakemler falan nereye kadar? şuana kadar tutması ileride de tutacağı anlamına gelmez söyleyim ben. 1 tane attıktan sonra mazallah galatasaray gibi bir takım çıkar karşına, saller 3 tane mal gibi kalırsın öylece. aman diyim.
o kadar borc ve para sıkıntısı çektiği halde, transfer politikası ve stratejisi yerinde olan takım. sezon başında alınan kaliteli oyuncular ve devre arasında ismi gecen forlan dan sonra nerden geliyor diye sorası geliyor bu paraların . evet hepimiz biliyoruzki coğu taksitle alınmıştır.
yapılan turk telekom arena stadı ve satılan kombinelerden sonra borcların bi kısmı kapancağı ve bizlere şampiyonluk yaşıtacğnıda tahmin edersek ekonomisi gittikce duzelmiş olucaktır
ve... gelelim en önemli noktaya stadımız yapıldıktan sonra elinde iyi bir oturmuş kadro ustune ustluk sıfır bi stad bu futbolculara ayrı bir motive getirceğine inanıyorum.
5 6 sene once hiç kimsenin kewell baros keita gibi futbolcuların aynı takımda olcağnı tahmin edemezdi.
şimdi baktıgmızda dahada fazlasını istiyoruz inanıyorumki galatasarayın önünde en 3 4 sezon iyi bi gidişat bekliyor.
Tabata'ya 8 milyon, Nihat kahveci'ye 4.5 milyon, mehmet topuz'a 10 milyon euro bonservislerin ödendiği bir ülkeye elano blumer gibi bir isimi 7 milyon, abdul kader keita gibi bir isimi 7.5 milyon euro'ya getirebilecek kadar akıllı transfer politikasına sahip türkiye'nin en bomba ve izlemesi zevk veren takımı.
bu sezon sonunda sonuç ne olursa olsun rijkaard'da ısrar edilmesi durumunda bundan daha da güzel günler gösterecek takımdır. şampiyonlar ligi'ni kazanmak şimdilik hayal olasada bir istikrar sağlanması durumunda neden olmasın.
bu sene fenerbahce'nin kötü oyununa bakarak "eheheh biz bu sene bunlara saracoglu'nda 3 tane rahat sallarız eheh" diyebilecek kadar ergen mentalitesine sahip taraftarlarca desteklenen kulüp. aklı selim bi galatasaraylı saracoglu'ndaki macın psikolojisini, iki camianın da o maça ne kadar önem verdiğini ve sezonun diğer tüm maçlarında farklı bi yere bu macın konuldugunu bilir. tamam, galatasaray için fb'yi kaıköy'de yenmek imkansız değil, gün gelecek o sahadan sevinerek cıkacak olan takım gs olacak. ama bunun için erken konusmak hata olur. fenerbahcelilere de diyecek bi lafım yok, taraftar baskısını iyi kullanıyorlar. gs'nin kac senedir o sahadan puan alamadan ayrılmasını da malzeme etmişler. haklarıdır. aynı sey onlar için de gecerli olsa ben de taşşagın dik alasını gecerdim.
korkulan şudur ki, avrupa'da türkiye'nin ağırlığı bir yere kadar. alınan flaş transferler kariyerlerini sonlandırmak üzere galatasaray'a gelmedikleri gibi, avrupa'da alınan birkaç galibiyet sonrası tüm gözlerin üstlerine yöneldiği bir takımda oynuyorlar. başta söylediğim korkulan nokta sene sonu eğer galatasaray çok sükseli bir şekilde şampiyon olurda, avrupa kupasında bir yerlere gelirse biz bu takım futbolcularını geçtim rijkaard'ı bile zor tutarız gibime geliyor. hali hazırda uefa şampiyonluğundan sonra tamamen dağılmış bir takım aklıma geliyorken bu öngörü çok uzak olmasa gerek. sezon sonu (belki ortası.. neden olmasın?) bir arda turan'ın bu takımdan gidişi, sene sonu keita'ya yapılacak çok iyi bir teklif ve akabinde rijkaard'a gelecek ispanya, italya takımlarından bir teknik direktörlük teklifi bütün bir çuval inrici bizim gözyaşlarımıza bakmadan perişan edecektir.
sonuç: sonuç şudur ki bu sene her maçını izlemeye bakın bu takımın. türkiye 2000 yılından beri hiç böyle bir futbol izlememişti. bu kadar zevkli geçen müsabakalar görmemişti. değerini bilip, yensede yenilsede sonuna kadar galatasaray'ı desteklemeliyiz.
önümüzdeki 4 ya da 5 yıl içerisinde ligi domine edip 2 ya da 3 kez avrupa'da önemli yerlere (artık şampiyonluk mu olur yoksa yarı final final mi olur orasını bilemem) gelme başarısı gösterecektir. tabi bunlar eldeki kadroyu tutup daha da güçlendirmekle (özellikle defansı) olabilir.
avrupa üzerinde liginde şampiyonluk + lig kupası, uluslararası arena'da da uefa ya da şampiyonlar ligi + süper kupa kazanan 2 takımdan biri.diğeri için
(bkz: barcelona)
parasızlık, yanlış yönetim, stat problemi vs. nedenlere rağmen hala zirvede kendine yer bulan kulüp. bir zamanlar şampiyonlar ligi müziği duyulduğunda illaki akla gelirdi. o muhteşem maçları hatırladığımda güntekin onay, bülent karpat, sabri ugan gibi adamlar bile sempatik geliyor. star *, ford, playstation *, galatasaray bu markaların adlarını beyinde temsil eden nöronlar bir çoğumuzda hala birbiriyle epeyi bağlantılıdır sayesinde.
ha bir de fatih terim o zamanlar frankenstein olmamıştı.