6'ya 5'e takılmayıp önüne bakan takımdır. gazozda içer taraftarı rakıda. önemli olan takımına inanan taraftar olabilmektir. herkes gibi galatasaray taraftarında da iki gol yedi diye çemkiren "yönetim istifa" diye nara atanlar olacaktır. olabilir. fenerliler demiyor mu aynı şeyler olduğunda? ama bu insanı ne galatasaraylı olmaktan çıkarır ne de ikiyüzlü yapar. isteyen istediği takımı tutar ama gelip başkasının çöplüğüne çöp atmak daha çok karşı tarafın hazımsızlığından ileri gelir.
türkiyeye avrupa kupası göstermiş tek takım. galatasaray anlatılmaz yaşanır ancak yaşayan anlayabilir.
diğer türk takımlarının gıpta ile baktıkları ama onun seviyesine ulaşmalrı imkazsız olan takım.
barcelona'nın forma reklamı niyetine "unicef" yazdırması gibi, mor formalarına sosyal sorumluluk gereği, kadına şiddete karşı mor çatı'yı reklam niyetine göğsüne veya sırtına yazdırması gereken kulüp.
çıkardığı mor formayla, içindeki bastırılmış eşcinselliği karşıt tepki kurma yönetmiyle bu forma üzerinden galatasaray' a karşı kullanmak isteyen bir yığın zavallıyı ortaya çıkaran kulüp. adam ibne tamam mı, ama bunu dışa vuramıyor, hatta bu ibneliği her an farkedilecekmiş gibi paranoid bir şüpheyle sürekli anti eşcinsellik hareketler sergiliyor ki kendi durumu anlaşılmasın diye. peki bunu nasıl yapıyor; misal bir takım mor renkli bir forma çıkarıyor ve bu aklı evvel ibne, bir anda mor rengi eşcinsellikle bir tutup galatasaray' ı eşcinsel ilan etmeye kalkıyor. ibne bilmiyor ki bu rengi dünyada kullanan bir sürü takım var. ibne bilmiyor ki bırak mor rengi, barcelona gibi bir takım bile pembe renkli formayla sahaya çıkıyor da o ülkede kimse; "lan bunlar ibneymiş" demiyor. neden, çünkü oranın eşcinselleri eşcinselliğini saklamıyor, doyasıya yaşıyor. bizim buradaki eşcinseller bunu yaşayamadıkları için işi ibneliğe vurup yok forma yok bilmem diyerek kurumlar üzerinden anti eşcinsellik yapıyor. ah bi aynaya baksa da görse ibne gerçeğini!
mor forması birilerini tahrik etmiş, adamları anca pembesi moru tahrik ediyor tabi. bugüne dek formalarının içinde totoşlarla fotoğrafı çekilmemiş bir kulüptür kendisi. hani ibne edebiyatı yapanlara gelsin;
ingiltere'den bir defans oyuncusu alacağına inandığım kulüp. zira sürekli ingiltere'den haberleri çıkmakta. rijkaard'ın defans kurgusunda gökhan-servet ikilisini düşünemeyeceğini düşünürsek bir defans oyuncusu alacaktır. zira ileriyi her halukarda idare edecek şekliyle kurabiliyor. bir tane de yedek durmayı sorun etmeycek forvet alınabilir tabi ama spor gazetelerinin bu iddialarının tutacağını zannetmiyorum.
şöyle top tutmasını bilen , nokta pas atabilen iyi kötü bir defans oyuncusu olsa dadından yinmez.
zenginiz zenginiz diye övünenlerden nedense 80kat daha sükseli transfler yapan takım. çok zenginiz, stadımız süper, ayrıca uefa kupası tesad...
büyük takım; başarılarla ve vizyonla olur. bu yüzden 1numara daima galatasaray olucak.
artık rijkaard'ın kewell'i yedek olarak düşünmeye başladığını anladım.
adam şöyle düşünüyor, ben lig, kupa, avrupa derken bir dolu maç yapacağım sakatlıklarım olacak, cezalar olacak, yorgunluk olacak. yedek klübesinde, linderoth, kewell gibi oyuncular sağlam durmalı.
bu aralar moda kadro yapayım madem;
kalede franco
sağ bek uğur, sol bek hakan balta, stoperlerden biri servet, diğeri ise yeni bir transfer büyük ihtimalle.
sağ açık keita, sol açık arda. göbekteki ikili ayhan(barış)- mehmet topal
önlerinde elano
ileride baros
transfer olayında aşmış kulüptür efendim. an itibariyle türkiye'de futbol tarihinin en bi dolgun, en bi yıldız topluluğu kadrosu kurulmuş bulunmaktadır. kadronun başındaki adam da rijkaard'tır. türkiye'de kewell'ın yedek düşünüldüğü bir kadrodan bahsediyoruz, dikkat edin...
........................leo franko.....................
uğur uçar.....gökhan zan.....servet çetin.....hakan balta
...................mehmet topal........................
keita........elano...............arda.............kewell
..................baros..............................
bir de gözkhan zan'ın yerine bir lucas neill veya türevi bir stoper olsa tam olacaktır. elano'nun oyunu hem ofansif hem de defansif oynayabildiği ve arda'nın da bu yöndeki gayretleri göz önüne alıdığında "neden olmasın" bir kadrodur.