köklü bir inanç gibi, asla taviz verilmeyen ve terk edilmeyen.
bir ibadet gibi anmak galibiyetleri ve bir ceza gibi hatırlamak mağlubiyetleri.
ama yine de vazgeçmemek!
adıyla, takımıyla, taraftarıyla... bir bütün, bir inanç...
bir insan hayal edin kız arkadaşı ilk defa elini tuttuğunda heyecanlanmış ancak popescu'nun son penaltısındaki kadar heyecanlanmamış, aynı insan kız arkadaşı onu terkettiğinde üzülmüş, ancak tuttuğu takım tromso denen takıma elendiğinde daha fazla üzülmüştür. galatasaray böyle bir şeydir işte ya susup hıçkırıklara boğulacağın ya da sabaha kadar anlatacağın bir takım...
2008-2009 sezonunda 28. hafta itibariyle turkcell süper liginde şampiyonluğun en güçlü adayıdır. o olmadı diyelim 2.liği garantidir. aha da buraya yazdım.
dipten gelen editation: ben bu entariyi giyerim aga*
bu kadar bilinçsiz bir taraftar kitlesine sahip olduktan sonra kendine kolay kolay gelemeyecek, özünü bulamayacak yalnız ve güzel takım/kulüp...
2008-2009 yılında futbol takımının yönetiminde yaşayabileceği her türlü skandalı yaşamasına rağmen, taraftar inatla başarısızlığın tek sorumlusunu teknik adamlar ilan ediyor. olayları yorumlama ve eleştirme özürlü olduğumuz her konuda olduğu gibi futbolda da kendini gösteriyor. yazık ki ne yazık!..
- sezonun başında kesinlikle gelecek vaad etmeyen, ülkesi almanya da kendisine sahip çıkılmamış, gittiği her takımdan kovulmuş skibbe gibi vasıfsız bi adamı, şampiyon olmuş şampiyonlar ligine katılma şansı olan, türkiye'nin en gözde kulübüne kim veya kimler getirdi?
- şampiyon ligi arifesinde forvet transferini kim/kimler ağırdan aldı? (hatırlarsanız steau maçlarındaki en önemli sorunumuz gol yollarındaydı)
- takım her türlü olumsuz faktöre rağmen ilerlerken kim/kimler felkamp gibi yanar döner bi adamı bu takıma danışman olarak getirdi ve huzursuzluk yarattı?
- takım içi disiplini neden sağlanamadı? bunun tek sorumlusu teknik direktör** müdür? hangi yerli oyunculara gereğinden fazla tolerans tanındı ve gerekli cezalar verilmedi? yabancı oyunculara neden her fırsatta üvey evlat muammelesi yapıldı?
- kendi başarısızlarının sorumlusunu kimler her fırsatta federasyona attı çirkin iftiralarla?
- kimler galatasaray'ın marka değerini daha da düşürdü? kimler kişisel hırsları ve çıkarları uğruna galatasarayı kullandı?
* bülent korkmaz istifa demeden önce bunları bi sorun kendinize. sorunun özünü/kökünü anlamaya çalışın. bülent korkmaz'ın istifa edip yerine başkasının gelmesi kemal unakıtan'ın görevden alınıp yerine mehmet şimşek'in gelmesi gibi bi şeydir.
asıl sorun zihniyettir!.. bunu görün artık!*
diğer çoğu türk spor kulübü gibi bombok bir yönetime sahip olan takımdır. ama sırf adıyla bile kendisine küme düşen hacettepespor üstünden laf sokmaya çalışan halı saha takımlarının taraftarlarını ezebilir, aman diyeyim. siz dünyada yokken metin oktay vardı bu takımda. böyle adamlara bize laf söyleten adnan kardeşleri de akl-ı selim yoluna davet ediyorum.