Gelen geçenin ezdiği,rakip takımların seyircisinin sempatisini kazandığı maçlar oynayan takımdır.
dortmund da sayelerinde ligdeki hezimete rağmen bir süre seyircisini oyalamıştı.
branşları birer birer çöken takım..zaten basketbol takımı çoktan çöktü,futbolda da şampiyonlar ligi gelirleri olmadan ne yapacaklarını cidden merak etmekteyim..ha bide bi kulüp hiç mi krizden çıkmaz arkadaş bu adamlar her başkanın arkasından krize giriyo
ve bir taraftarı olarak açık konuşmak gerekirse, fenerbahçe'nin ahı fazlasıyla tutmuştur.
şu grupta fenerbahçe olsa belki gruptan çıkamazdı ama bizim kadar ezilmezdi. hatta arsenal ya da dortmund maçlarının birini kadıköy'de kazanıp gruptan çıkabilirlerdi. (anderlecht'i söylemiyorum bile)
takım şu an öyle bir hâlde ki neresinden tutsan elinde kalıyor. sonumuz hayrola...
şuan için şampiyonlar liginde,
3 gol atıp 15 gol yemıs takımdır, bunu 5 macta basarmıstır, averajı suan ıcın 1 mac eksıgı olmakla beraber -12 olan takımdır. helal olsun!
2001/2002 sezonunda fenerbahcenın sıfır puan aldıgı sezondan daha cok gol yemıs takım, averajıda daha kotu olan takım, o sezon fbnın averajı -9.
besıktasın 8-0 yenıldıgı sezona gelıyoruz, besıktas kafadan 2 galıbeyet aldıgı sezondur, 4 gol atıp 15 gol yemıstır, averajı -11 dır,
Prandelliyi kovmakla sorununu çözemeyecek olan kulübüm. Yanlış anlaşılmasın, prandellinin şimdiye kadar durduğu hata, arsenal maçından sonra oynadığı maçlar kulübe zarardan başka bir şey getirmedi.
Ama bizim en büyük sıkıntımız prandelli değil. Burak ve Selçuk'un sözleşmeleri ortada. Oyuncuların isteksizliği, güvensizliği de ortada. Kadro hem kalitesiz, hem de plansız. Tek forvet oynayabileceğin forvet yok. Çift forvet oynasan buna uygun orta sahan yok. Savunma beceriksiz, gol yemeye mahkumsun. Transferde semihi gönderen yerine kimi alacaksın? Takımdan Selçuk'u burağı kesen kimi koyacaksın? Takımda sıkıntıları görmek kolay da çözüm bulmak zor.
Bu çözümleri ancak gsyi ve bu ligi çok iyi tanıyan bir hoca çözebilir. Bunun sayısı da dört beşi geçmez. Eğer bülent, hagi falan gelecekse, prandellinin gitmesinin en ufak bir değeri yok. Gelecek olan hoca, ligi tanımayan biri olacaksa, prandelli kalsın daha iyi. Kısacası çok zor bir süreç bizi bekliyor. Ayrıca bu yönetimin en kritik kararı bu olacak. Bakalım ne yapacaklar?
gün gelecek, toparlanarak kendisiyle dalga geçenlere tepeden bakacak, iyi futbol oynayacak kulüp. her gecenin bir sabahı vardır. mutlaka gece biter ve aydınlıkla buluşursun.
fenerbahçeli ve beşiktaşlı arkadaşlarımız da takımlarının berbat futbol oynadığını, berbat sonuçlar aldığını görecek, kimse merak etmesin.
galatasaraylı yine de takımının yanındadır, yanında olmaya devam edecektir. başkanı ve yöneticileri şike yapmamış onurlu bir kulüp olarak asil duruşunu koruyacaktır.
2013 eylülünden bu yana 3 üncü hocasını kovan kulüp.yani gelecek olanla beraber bir bucuk yilda 4 hoca,cok yazik.beşiktaş karabük ve kasımpaşa gibi kulüpler ise bu süre icinde hoca değiştirmemişlerdir.
Problemi hep hocada gören takım. Sahada yürüyen Selçuk'u kazma burak'ı yatarak para kazanıp her maç sonunda duygu sömürüsü yapan Hamit'i formsuz melo'yu saçma sapan transferleri görmeyip hep hocaya yükleniyorlar. Kim gelirse gelsin bu kafadaki futbolcularla işi zor bence.
yeni teknik direktörü hamza hamzaoglu yapan takım. bu takımın başına ne yapıp ne edip bursayada yalvara yalvara şenol güneş getirilmeliydi. burak ve selcugun formsuzlugundan bahsediliyor ve bu adamları en iyi tanıyan adam şenol hoca. bunlar dışında trabzondan tanıdıgi daha birkaç futbolcu daha da var. ayrıca şampiyon olduğu sene trabzonda -ben şampiyon olarak goruyorum- elinde suan galatasaray da olan kadro kalitesinin ancak yarısı vardı. ve orda en iyi futbolcularının yanında simdi melo gibi muslera gibi kaliteli yabancıların yanında birde telles gibi bruma gibi genç yeteneklerde var ki bu adam gençleri gelistirmekte gayet iyi yani baya iyi diyelim.şenol hoca bu sene galatasarayı bulunduğu batakliktan kurtarırdı. neyse artık hamza hoca dan biseyler bekliyoruz hadi hayırlisi.
geçen dünya kupasında takımın yıldızına sallayan bir hocayı takımın başına getirecek olan kulüp.
yönetimin ve kulübün yapısından kaynaklanan sorunları yıllardır hocaların üzerine yıkan kulübüm. liseliler yüzünden yıllardır yerel kabuğunu kırıp küreselleşemeyen potansiyeli olan kulüp.
kulübün imkanlarını kendi ceplerini doldurmak için kullanan af edersiniz yediği yemeğin içtiği kaliteli şarabın bile faturasını kulübe kesen lise kökenli profesyoneller ve bunlara yol veren yöneticiler yüzünden sıçrama yapamayan kulüp. bir de pişkinlikle faturayı yıllardır hocalara keser bu pişkinler ve biz galatasaray taraftarı ne hikmetse hep afiyetle yeriz.
avrupa'ya açılan pencereyiz diye söylemde bulunurlar ama yirmi küsur milyon taraftarı bulunan camianın yönetimini üç bin küsur kişi belirler. he canım çok avrupaisiniz. demokrasiyi sandıktan ibaret sayan tayyip bile daha demokratiktir sizden.
oyuncuları başarılardan sonra doygunluk noktasına ulaşır, kaptanı formayı antrenöre atar bizim yöneticiler sanki bunlara hıyar denmişçesine tuzlukla koşup bunları emekli olana kadar kulübe bağlayan kontratlar yapar. yetmezmiş gibi takım için çabalayan iş ahlakı olan yabancı sporcuları takıma küstürebilmeyi dahi başarırlar.
bunlar daha da uzatılır. türkiye'dir galatasaray der bu taraftar ve sonuna kadar haklıdır. kulüp türkiye'nin bir prototipidir ve mide bulandırmaktadır. bu yapısal sorunlara neşter vurulmadan da bu kulüpten ve diğer kulüplerimizde kimse bir nane beklemesin.
gerçekleri tarih yazar tarihide galatasaray lafının hakkını veren takım. türkiye avrupada en büyük başarısını bu takım ile yaşarken - klüp takımları bazında - yine en kötü zamanlarından birini geçirirken eksi averajla lider olarak yine zor olan şeyleri başarıyor. düşünsenize ligin bu şekilde bittiğini... *
düşman basın tarafından aldığı galibiyetler kimseyi aldatmasın denilen ölüsü bile maç fazlasıyla lider olmaya yeten takım. bu fenerli basın
takım şampiyonlar liginde kötü sonuçlar alındığında bak gördünüz galatasaray'ın halini yaftası yapıştırıyordu hemen. ama şimdi önümüzde sadece lig var. korkun bizden. aldığımız her maçta üzerimize gelecekler. düzlüğe çıktıkça şaşıracak bu basın. sürekli yalan haberler uydurmaya fazlasıyla devam edecek. onun için aldırmayın.