Medya'nın en çok üzerine oynadığı takımım.Bakıyorum daha ilk haftalardan teknik direktör Skibbe gönderilmeye başlanmış,hatta yeni hoca bile belirlenmiş.Ayıptır ayıp.Camiayı karıştırmak için böyle kasıtlı haberler yapmak ayıptır.Galatasaray takımının geleneğinde 2 haftada hoca göndermek yoktur.
güncel dünyanın en iyi kulüpleri sıralamasında 65. sırada yer almış ex avrupa fatihimiz. fenerbahçe aynı listede 18. sırada yer alırken beşiktaş ise 76. imiş.
edit: hayret ki ne hayret hala bizim uefa kupamız var lan siz kimsiniz olum parayla kupa satın alamazsınz iyi ki bi çeyrek final oynadınız hödödö hödödö temalı cevaplar gelmemiş.
şu listede (http://www.sporx.com/deta...kategori=29&go=124329 ) son 5 seneye göre sıralama yapılmıştır. tüm geçmişe baktığımızda türkiye kulüplerinden galatasaray 1.sırada yer almaktadır. ancak bu galatasaray'ın son yıllarda avrupa'da yaşadığı rezaletleri hafifletir mi? hayır..
13 eylül 2008 galatasaray antalyaspor maçı ile görülmüştür ki başında biraz daha düzgün bir teknik direktör olursa bu lige 5 gömlek büyük gelecek takımdır.
son dönemde çıkış yapması beklenilen ama gerek teknik hatalardan gerekse bir takım talihsizliklerden dolayı çıkışını gösteremeyen takım. kimi yazara göre dünyayı sallayacak kimisine göre feneri zorlayacak sonuçta beklentilerin yüksek olduğu bir süper lig klübü.
toki tarafından yaptırılan ali sami yen spor kompleksi için, bazı kuluplerin kendilerini köklerinden satsalar alamayacakları mecidiyeköydeki arazinin kullanım haklarını bırakan kuluptür.
+ taşınmaz mülklerimizi ve piyasa değerlerini yazsak ( riva-florya-büyükçekmece-taksim-mecideyeköy vs.), çıkış yapıp bilgisayarlarınızı kapatıp, battaniyelerinizi üstünüze çekip, hüngür hüngür ağlayacağınız kuluptür. galatasaray'dan, hiçbir üstün başarısı olmamasına rağmen, olum bizim "rogerto karlosumuz var ha bi de stadımız" "çok zenginiz biz olum" diyip "kaç para var lan cebinde diye" sorulduğunda ortadan kaybolan taraftarın, bi türlü hazmedemediği kuluptür.
2008-2009 sezonu futbol takımı kadrosundaki tüm yabacıları ünlü birer yıldız olan takım.
h. kewell
c. lincoln
t. linderoth
f. meira
s. nonda
m. de sanctis
m. baros
ben bile inanamıyorum. ayrıca da çemkiriyorum şu babtan ; bu transferleri yapıp neden takımı bir acemi ve hatta beceriksiz olan skibbe'ye teslim ediyorsun. eric gerets varken bunlar alınsaydı, ya da fatih terim'e böyle bir kadro teslim edilseydi daha iyi olmaz mıydı.
2008-2009 futbol sezonu ile ilgili yorumların yavaş yavaş yapılabileceği takım. (oha, formata uydurcam diye nasıl kastım)
galatasaray cephesinde taşlar geç de olsa yerlerine oturmaya başladı; şimdiye kadar kaybedilenler aranmaz umarım. bu sene galatasaray'ı bol gol atan ve bol gol yiyen bir takım olarak izleyeceğiz anlaşılan. skibbe'nin oynattığı takımların klasik karakteri olan bu durum süper ligimizde iş yapar. hatta gol rekoru ile şampiyonluk gelirse hiç kimse şaşırmasın. ancak avrupa'da en az yarı final hedefleyen bir takım için kazın ayağı hiç de öyle değil. bu defans kurgusunu modern futbol oynayan avrupa takımlarının çoğu darmadağın eder. ön liberolarınızdan ayhan ve linderoth savaşçı değil teknik kapasiteleri yüksek isimler. stoperlerinizin ikisi de (servet, meira)ağır, uzun, yerden futbol oynayan takımlara karşı defansif anlamda zayıflar. dolayısı ile araya atılan her top tehlikeli, araya atılan her top kaleci ile karşı karşıya bırakıyor. kuzey ülkelerinin takımları, yada ingiliz takımlarına karşı başarılı olacaklardır, ancak avrupa yolunda karşımıza bir portekiz, bir ispanyol takımı çıkarsa açık konuşuyorum bu yapı ile direk çuvallarız. zaten her takım gücü yetebilği oranda tehlikeli oluyor galatasaray karşısında.
gerçi sakatlıklar mevcut kadroda bulunmalarını engelliyor ama; mehmet topal ve emre güngör bu kadronun olmazsa olmaz, banko isimleridir. arda'yı, lincoln'ü, kewell'i, ümit karan'ı herkesi yedek bırakabileceğiniz, her mevkinin çok iyi alternatifleri olan bu kadronun yumuşak karnı mehmet topal ve emre güngör. meira yada servet ikilisinden birisini emre güngörsüz oynatmak, press yapmayan teknik kapasitesi yüksek ortasahayı mehmet topal'ın dinamizminden yoksun bırakmak belki türkiye'de hissedilmez ama avrupalı rakiplerin karşısında çılgınlık.
hücümda ise zaten galatasaray her türlü varyasyonla başarılı olabilecek nitelikte. iddia ediyorum lincoln form tuttuğu takdirde, arda, kewell, lincoln, milan baroş, ümit karan veya nonda dan oluşan forvet hattı avrupa'nın en kaliteli 5 hücum hattından birisidir.
ancak ince bir iki nüans sorun gibi görünüyor;
tıpkı emre güngör gibi hücüm hattında da milan baroş kesinlikle bulunması gereken bir isim. milan baroş, takım arkadaşlarına alan boşaltan, birebirde adam eksilten, top saklayan, asist yapabilen bir hücümcu. aynı niteliklere sahip benzer golcüler olan ümit karan ve nonda ikilisinden birisini kesinlikle kesmesi gerekiyor.
aynı sıkıntı sol kanat için var. avrupa'nın faal futbolcuları arasında en iyi 3 sol kanadının ikisi galatasaray'da. arda veya kewell sağ açık oynarken aynı derecede verimli olamıyorlar. eh arda genç çocuk. futbol kariyerini galatasaray'da devam ettirmeyi düşünüyorsa sağ kanatta da aynı performans ile oynayabilmeyi öğrenmeli arda.
bir diğer sıkıntı da lincoln. son bir kaç maçtır göz doldursa da lincoln'ün tam kapasite ile oynamaması galatasaray'ın en büyük handikaplarından birisi olarak görünüyor. kewell'ın performansının beklenenden daha iyi olması lincoln'ün üzerindeki yükü hafifletiyor. bu durumda lincoln de kendisine daha rahat topla oynayabileceği boş alanlar buluyor ve istenilen futbolunu sergileyebiliyor. başka bir deyişle galatasaray, kewell ile birlikte lincoln'ü de bir kere daha transfer etmiş görünüyor. eğer lincoln bir kaç maçtır süregelen performansını daha yukarılara taşıyabilirse, en azından ülke içerisinde galatasaray'ı durdurmak zor görünüyor.
ayrıca rotasyon dahilinde yaser yıldız, aydın, serkan çalık, gibi isimlerin her daim görev almaya hazır olması teknik ekip ve taraftarın takımına güven duymasının önemli nedenlerinden birisi. rotasyondan laf açılmışken akla hemen sakatlıklar konusu geliyor. lincoln, arda, kewell, baroş gibi isimlerin bir arada oynaması, bu isimlerden birinin ağır sakatlık geçirme ihtimalini artırır üzülerek söyliyeyim. bu derece üst düzey bir orta sahayı durdurabilmenin yolu bir çok yetersiz kapasitede takım için sertliklere baş vurup oynatmamakdan geçiyor. bu noktada bir risk faktörü var. galatassaray kadrosunda banko oynayan 4-5 oyuncunun süper lig'de birebirde ekarte edemeyeceği futbolcu yok. buna karşın süper ligimizde bol miktarda kasap var. sağlık ekibi, teknik ekip sezon içerisinde olası sakatlıklara hazır olmalı.
son olarak; son gelen büyük yıldızlarla birlikte geleceğin yıldızlarından bir kaç tanesinden feragat edeceğimizin farkında olmalı galatasaray taraftarı. kadro derinliği muazzam olan galatasaray içerisinde genç isimlerin yer bulması bir hayli zor görünüyor. bu noktada bir kaç tanesinin yitip gitmesi oldukça olası. galatasaray'ın en azından aydın'ı ve yaser'i parlatabileceğini düşünüyorum. ancak serkan çalık, sabri (bu çok da kötü bişey değil aslında), barış (çok zamansız sakatlandı, toparlanması mevcut kadro dinamikleri içerisinde zor görünüyor) gibi isimlerin bazılarında önemli performans düşüşleri gözlemlenebilir.
unutmayın! takımda şans bulabilmek için birilerinin sakatlanmasını gözleyenler var.
hani babalar anneler cocukları ne halt yerse yesin arkalarında durur kol kirilir yen icinde kalir derler ya oyle bir durum, yense de yenilse de televizyon basında bu takımdan bir sey olmaz diyen yorumculara agız dolusu kufur ederken de, cılgınca sevinirken de, ulan bu sadece futbol klubu degil, sadece renklere olan ask degil olsa olsa candır denilendir.
türkiye futbol tarihinin en büyük yerli oyuncusu metin oktay en büyük yabancı futbolcusu gheorghe hagi'yi kadrosunda barındırmış takım.
iyi futbolcuları en iyi futbolcu yapma gibi bir takıntıları yoktur. bu takımın yıldızlarını dünya kahraman ilan ediyor, yalnızca kendi taraftarları değil...