fenerbahçe ve beşiktaş ne kadar kirliyse, o kadar kirli olan kulüptür. kimse '' ben x' ten daha temizim '' diyemez türk futbolunda. örnek olarak, bu kulübü eleştirenler, nicholas anelka ve yasin sülün' ün icraatlarını unutmasın.
hiçbirimiz masum, tertemiz değiliz.
daha önce defalarca "bundan sonra açıklamalarına cevap vermeyeceğini" belirttiği kişiler tarafından yapılan haksız ve çirkin göndermelere cevap vermeyerek bir kez daha kalbimi kazanmış takımdır!
ruh ikizim... ve işte tam da bu yüzden "sevdiğim kulüp".
ilk defa arena'ya gidip sivas maçını izlediğim çocukluğumun takımı.
dün gibi hatırlarım 2000li yılları nasıl sokaklara döküldüğümüzü. bize bu gururu onuru sevinci yaşatan tek takımdır.
arena maçına gelecek olursak bu atmosferi anlatmaya kelimeler yetmez.
-ilk maçım
-şampiyonluk maçı
bu yüzden pahabiçilemez. allah her galatasaraylıya arena atmosferini yaşatsın.
Ne zaman sevdin GALATASARAY'ı dediklerinde bir tarih veremedim. Sevdim işte, doğuştan. Sarı dediler kırmızı döküldü dilimden. Kimsenin peşinden gitmedim. Kendim öğrendim sevmeyi. Ben büyüdükçe GALATASARAY'da büyüdü. Kazandıkça değil, kaybettikçe daha çok sevdim. Kötülediler daha çok sevdim. Başka takımlardan bahsettiler daha, daha çok sevdim. Bazen yaş oldu gözümde damla damla, bazen de tebessüm dudaklarımda. Kaybettiğimiz maçtan dönerken çekmedim montu üzerime hepsine inat gururla taşıdım formamı. Atkım hep boynumdaydı. Başucuma koydum uyudum, gözyaşımı sildim. Ertesi günü yine giydim formamı, artistlik olsun diye değil, kaybettiğimizde daha çok sevdiğim için. Aldırış etmedim ya da çıkarmadım, ne yüzle giyiyorsun hala bu formayı dediklerinde. Aksine göstere göstere giydim. Ben GALATASARAY'ı kazanıyor diye sevmedim. Menfaat için düşmedim yollara. Hangi takımlısın dediklerinde sırf cevabım olsun diye gönül vermedim. Ben GALATASARAY'ı çıkarsız, karşılıksız. Sevdim işte ötesi yok.
kendi hatalarını, çirkinliklerini ve sinsice yarattıkları suni kriz ortamını rüzgar terse döndüğünde gizlemek için "cool olmak" maskesini kullanan yönetime sahip kulüp.
yoruma gerek bırakmayan söz ve davranışları yüzlerine vurulduğunda genelde "suskunluğum asaletimdendir" tavrı takınırlar.
işin trajik yanı ise bazı taraftarlarının da bu tutumu çok benimsemiş olmaları.
kendilerini yeni tanıyanlar tabi ki "cool olmak" ve "cool görünmeye çalışmak" arasındaki ince farkı anlamakta zorluk çekebilirler fakat birbirini iyi tanıyan büyük camialar için bu hareketler ancak siyasilerin yaptığı "gereken yapılacaktır" yorumları kadar inandırıcı olabilir. %100 haklılık ütopyasını bir kenara bırakıp haksız oldukları durumlarda şapkalarını önlerine koyup biraz öz eleştiri yapmalarını öneririm.
siz 2-1 yenildiğimiz takım karşısında sahada sevinme cüretini gösterdiniz ya ben burda sinir krizi geçirirken, bi çok galatasaraylı sinir krizi geçirirken sizin mk. şampiyon olmadan sevinen fenerlilerden na farkımız kaldı arkadaş, kimin fikriyse hamit'in geçemediği tüm direkler ona girsin iNŞ.