şampiyonlar ligi ve zorlu deplasman maçlarında aşağıdaki formasyonda oynatılabileceğini düşündüğüm takım. burda açıkta pek iş yapamayan hamit i geriye çekip eboue yi sol bek e çekerek bir yabancı hakkını dolduran riera dan kurtulmuş olduk. çift libero selçuğun daha rahat hücum etmesini sağlayacak ve formda olan yektayı da ilk 11 e kazandıracak. elmanderin geçen seneden oynadığı bu bölgede ne kadar etkili olduğunu biliyoruz. burak a iyi yol açacaktır. tek sorun eboue ile amrabat ın ne kadar iyi anlaşabileceği. ama arkasında riera yada balta yerine eboue olacak amrabat ın daha rahat oynayacağı aşikar.
muslera
hamit-semih-dany-eboue(evet eboue burda oynayabiliyor)
çok fazla cm oynayan taraftarları saçmalamaya başlamış şimdiden. oluşturdukları kadrolar, takımlarını formunu ve eksikliklerini düşünmeden çeyrek final ve ötesi hakkında konuşmaları filan hepsi ayrı saçmalık. bu arada riera eldeki en iyi sol bek, not düşülsün.
taraftarının günde 5 vakit fenerbahçe ve başkanının yaptıklarını konuştuğu kulüp. oğlum yendiniz bizi keyfinize baksanıza!
ama yok nerde!
yok futbolun amına koymuş, yok öyle yapmış, yok böyle yapmış!
lan seksi botokslular;
türkiye'de ilk kez stadlarda seyirci %50-%50 iken kim acaba rakip seyirci sadece 2500 kişi gelsin ve
kale arkalarında otursun demiş bir araştırın ve ilk hangi maçla başlatılmış onu da araştırın!
amk kırıkları sizi!
şimdi siktir gidin!
bu sene seyrettiğim hiç bir lig maçında keyif almadığım takımım. antalyasporu 4-0, sivası 3-1 yendikleri maçta bile keçi boynuzu tadı vardı. normalde feneri yendiğimizde çok keyif alırım ama bu maç bittiğinde hiç bir şey hissetmedim, bu berbat feneri ezip geçmesi gerekirdi nerdeyse puan veriyordu. Geçen sene 2-1 kaybettiğimiz maçta bu oyunla kadıköyde yenilmez şampiyon oluruz dedirten takım bana şimdi akhisara biel zorlanır, eskişehire bursaya falan kaybeder dedirtiyor. devre arası çok sıkı çalışılmalı, yanlış hatırlamıyorsam 1997 yılının marmaris devre arası kampı gibi bir dönem yaşatmalı Fatih hoca ki o sene 9 puan geriden gelip şampiyon olmuştuk. bu ligde bu kadroyla bu rakiplerin 5 puan değil 15 puan önde olmalıydık.
şampiyonlar liginde çok ballı bir kura çekmiş olan temsilcimiz. gerçi almanlar da bizden memnunlardır herhalde.
ama sonuç şu ki gelebilecek en kolay kulüp geldi karşımıza, bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz. gruptan 2. çıkıp schalke ile eşleşmek büyük şans bana sorarsanız.
ha bir de, nasip kısmet işte, neyin hayırlı olacağını kimse bilemez. bak manchester a, adamlar lider çıktı real madrid le eşleşti, biz ikinciyiz schalke ile eşleştik.
schalkeye rakip olarak şampiyonlar liginde çeyrek final şansı artmış takımımdır. şayet elersek real madrid manchester milan barcelona gibi devlerin en az 3'ü elenecek. ve güzel olacak gibi.
galatasaray shalkeyi çekerek çeyrek final kapısını aralamıştır. almanyada gurbetçilerimizin desteği galatasarayımızı türkiyedeymiş gibi hissedirecektir.
kura da schalke'nin çıkması galatasaray için çok iyi olmuş lakin 1-0 malup olarak çekilmeleri açısından; barcelona gibi bir takıma 8-0'a yakın bir skorla yenilmekten kurtulurlar.
candır. kandır. en büyük aşktır. baba takımıdır. tüm maçlarını elimden geldiği kadar izlediğim takımdır. sevgili seçiminde bile en önem verdiğim olaydır. hayatta değişmem dediğim nadir hobilerimin başında gelir.
yöneticisi, sporcusu, taraftarıyla ülkemiz futboluna fazla bir kalitede.
en azından kötü günlerimizi de iyi günlerimizi de ayarında, dozunda yaşıyoruz be.
rakip takımların şampiyonluklarını, diğer bazı kibirli ve sevimsiz başkanların aksine, tebrik etmeyi bilen asil başkanlara sahip kulüptür. bu da farkıdır.