düşmanlarına küçük ve kısa süreli mutluluklar veren takımdır. muslera kırmızıyı yediğinde havalara uçanlar melo'nun kurtarışıyla hüzünlere boğulmuştur. liderliği de bir günlüğüne beşiktaşa bıraktı ve yine aldı. büyüktür.
kimse bu başlığa henüz birşey yazmamışken, kendi kendine, kuşlar, kanatlılar, liderliği geri aldık heyooo, diye sevinen ergen taraftarlara sahip klüp.
tamam la, sanika boru elazığı yendiniz, çok büyüksünüz, öyle böyle değil.
demiri karabük'ten almasına rağmen, boruyu elazığ'dan alıp fener'e sokan takım. elazığ'a çakarlar, fenerliler ağlar boru çok girdi, melo öne çıktı ühühü ühühü diye. yazık ki stadın üstü bu sene de kapanamayacak.*
kalecisi gol atar, futbolcusu penaltı kurtarır, ezeli rakibinin evinde yarım puanla şampiyon olur... ha bunları yaparken yan etki olarak kendisinin yenilmesini bekleyen rakiplerini çok güzel morartır ya da ferrari kırmızısı yapar.
--spoiler--
şu an Galatasaray, Türkiye'nin en başarılı ve kıskanılan takımı konumunda. Yeni stadı, teknik direktörü, yaşadığı unutulmaz şampiyonluk, şike sürecinden etkilenmemesi, altyapıdan çıkardığı isimler, taraftarının yeniden tribünlerde eski günlerdeki gibi keyifli besteler söylemesi sarı kırmızılıları ayrı bir noktaya taşıyor.
--spoiler--
2012-2013 sezonunda derin şikeler baş göstermezse 33. haftadaki kadıköy deplasmanına şampiyon gidecek takımdır. en kötü ihtimalle oraya 4-5 puan önde gider, beraberlik halinde tur atar.