türkiye tarihinin gelmiş geçmiş en iyi futbol takımıdır. çok söze gerek yok istatislikler, kazanılan maçlar, alınan kupalar bunun ispatıdır. hala neyin hesabını yapar bazı rakip taraftarlar anlamam.
başarılarına değil armasına bağlı olunan, renklerine sevdalanılan seçkin spor kulübüdür. türk futbol tarihinin en büyük başarılarına sahip olması, türk futbolunun en büyük kulübü olması sadece ekmeğe sürülen baldır. biz ekmeğimizi daha çok seviyoruz.
bir ara taraftardan para isteyecek kadar kötü hallere düşen takımdır. ne ilginçtir şimdi borsa hesabı yapıyorlar. kendi stadını kendi yapamayan bir kulüptür ayrıca. dağılın şimdi.
bazı ibnelerin aldığı kupaları hazmedemeyip siktiriboktan argümanlarla kendi seviyelerine çekmeye çalıştığı takımdır . ama arkadaş o kadar aşağıdasınız ki ne kadar uğraşırsanız uğraşın bu kulüp oralara inmez , inemez.
"temizliği" fenerbahçeye öğretecek son takımdır.
savcılık tarafından geçirdiği soruşturmaya görevsizlik kararı verilmiştir. (görevsizlik kararının "aklanmak" olmadığını bilmeyen yazarcanlar google amcalarına sorsunlar.)
2006 yılında denizliye giden 1 milyon doları "songa verdik yea" diyerek geçiştirmişlerdir ancak "belgeleyememişlerdir".
cemal nalga skandalını anlatmaya dilim varmıyor, ancak bu size yarcımcı olur diye düşünüyorum: http://yfrog.com/keajt3j
fenerbahçeden "dopingli lan bu" diyerek yollanan diana taurasi doping taramasına girmeme garantisi almadan türkiyede basketbol oynamam demiştir, ancak ne hikmetse ertesi sezon 6alatasaray kadın basketbol takımına transfer olmuştur. (bu garanti nasıl verildi? açıklayabilecek olan?)
stsl'deki 17 takım hocasının akreditasyon kartını "boynuna" takma zorunluluğu varken, söz konusu fatih terim olduğunda "cebine" sıkıştırıp geçebiliyor.
önceki gün nihat özdemirin yaptığı "hala" 6alatasarayın 3 katı büyüğüz sözlerine "yüzsüzce" cevap verebilen bir yöneticiye sahiptir.
| halka açık bir şirket hakkında böyle sözler sarfetmek yanlıştır. |
"türkiyenin en büyük spor kulübü" kendisini bir demir çelik şirketiylemi kıyaslayacaktı? tabikide diğer spor kulüpleri ile kıyaslayacak.
son olarak; 100 yıllık ezeli rakip, ebedi dost bir kulüptür. ancak, ...
dipnot: bu entrynin oluşturacağı kuyruk acısının sorumlusu "kullanıcıdır".
şike ile ülkeyi tanıştırdığı doğrudur. onun şampiyonluk sayısına ulaşmak isteyen fenevbahce normal şartlarda erişemediği başarıya mecburen şike ile ulaşmayı denemiştir. yalnız o şike sadece bu ülke sınırlarında işe yarar, annenizin liginde takılmaya devam edin biz bu sezon sonu kendi ligimize dönüyoruz.
2012-2013 şampiyonlar ligi sezonunda gruptan çıkması için bir adet yerli yada yabancı iyi bir stoper ve forvet alması lazım takımım.3 kulvarda geçecek sezonda; defans göbeği için ujfalusi,semih,servet ve gökhan zan yetmeyebilir.Aynısı 3 kişiden oluşan forvet hattı için de geçerli. serdar aziz ve falcao takviyesi çok şeyler getirir başarı bazında.
felipe melo'nun bonservisinin alınması durumunda riera'ya teşekkür edip kapıyı göstermek şart.
acilen çok iyi bir kanat oyuncusu transfer etmesi gereken takımım. ulan alın işte amrabat'ı verin 5 milyon 'yu satar kayserispor yoksa riera'yla kazım'la bu iş yürümez.
fatih terimin istediği adamların (poldi ve shakiri vs) alınmasının önüne taş koyan şerefsizlere, siktirnameyi vermesi gereken kulüp.
takıma net şekilde bir sol bek, bir sol açık, bir sağ açık ve bir de golcü lazım. çok net! ama tabi ki bu ince eliyip sık dokuyan ve bu şekilde çok iyi yaptığını düşünen yönetimle işimiz zor.
ezeli rakip. taraftarına doğruları söylüyoruz bize kızıyorlar. yeniliyorlar, az biraz taşak geçiyoruz bize kızıyorlar. öyle 5 dakikada, 2 haftada gaza gelmeyin diyoruz yine kızıyorlar.
hani takım çok iyiydi, 4/4 lüktü! ne oldu da transfer lazım oldu bir anda!
ben demiştim eskişehir maçından sonra ankaragücü'nü yenersiniz sonra puan kayıpları başlar diye. daha lig yeni başlıyor beyler. hedefi olan takımlar sıraya dizilmiş, haberiniz olsun. herkese bol şans.
galatasaray iyi gidince beyni uyuşup, terimin istediği transferleri yapmayan, transfer konusunda ultra beceriksiz bir yönetime sahip olan takım.
terimin bursaspor'a 1-0 kaybedilen maçtan sonra yaptığı açıklama da bence bir göndermeydi. şöyle bir şeydi ;
"ben artık transfer konuşmaktan sıkıldım. ünal aysal zaten açıklama yapmıştı 'terim listeyi verir biz de transfer yaparız' diye. biz listeyi verdik onlar yapamadı...." anlaşılan kendisi de oldukça mutsuz bu transfer işinden. bu sene sonu takım cl'ye gidemezse bu terimin değil futbolcuların değil, terim net şekilde istediği oyuncuları söylediğinde bu futbolcuları almayan, almamak için bin dereceden su getiren ya da almayı beceremeyen yönetimin suçudur.
4-4-2 oynamaya çalışmanın sıkıntısını çekmektedir. galatasaray taraftarı da haftalardır iyi oynuyoruz diye kendisini kandırmaktadır. benim için galatasaray' ın hedefi annemizin ligi değil avrupa olmalıdır. avrupa' da da bu sistemle hiçbir maçta bir halt yapamayız. galatasaray doğru düzgün, efektif ve skora katkı veren iki kanat oyuncusu bulup 4-5-1(4-3-3) oynamalıdır. 9' da 9 yaparken de orta saha zayıf kalmaktaydı. zaten 3 maçta rakip 10 kişi kaldı. pozisyon vermiyoruz doğru ama pozisyon bulmamızın nedeni baros ile elmander' in bu lig için fazla olan yetenekleri ve uyumlarıydı yoksa takım olarak saha içi organizasyon başarısı pek yoktu. şimdi baros da olmadığına göre sercan' dan medet ummak yerine engin oynatılmalı. böylece hem melo ve selçuk rahatlar, hem orta saha tamamen bizde olur. benim için, benim hayalimdeki galatasaray için bursaspor filan hikayedir. zaten bursa maçında iki takımda pozisyon bulamadı. galatasaray bir tane ciddi maç oynadı bu sene o maçta da beşiktaş dağıttı galatasaray' ı.
bana şimdi fener maçı filan demeyin. aykut kocaman öyle bir takım çıkardı ki o maçta zaten fener' in atak yapması mümkün değildi. üzerine hırs ve seyirci baskısı da eklenince o tablo çıktı ortaya.
melo güçsüz, geldiği günkü gibi değil.
iki kanat da skora katkı veremiyor.
orta saha 2' ye düştüğünden beri 11' e 11 oynanan maçlarda orta saha üstünlüğünü alamıyor galatasaray.