"bir günde kral olmadık, bir günde tahttan inmeyiz" diye başlayan bir tezhüratı vardır galatasaray'ın. bunun belgesini yayınlamış uefa. tüm zamanlar listesinde galatasaray avrupa'nın en başarılı 17. takımı ve roma, arsenal, valencia, chelsea gibi bir çok takımı da altına almış durumda.
yani neymiş? ne bir maçla avrupa fatihi olunur, ne de bir maçla kazanılan apoletler sökülür. ne kadar unutturulmaya, hatta kötülenmeye çalışılsa da galatasaray avrupa'nın iki kupasının sahibidir ve bu toprakların dışındaki en başarılı takımdır.
sürprizlerle dolu bir takımdır milanı yener fenere yenilir, hangisi daha önemlidir ruh hali gidip gelir,çok büyük seviçlerde ondadır, yersiz üzüntülerde,hep umut vardır ama işte.. bunlardan mıdır bilinmez galatasaray daha bi sıcak daha insandır içimizden biridir işte..
bu sezon itibariyle başta fb olmak üzere tüm takım taraftarları tarafından imrenererek, özenerek, gıptayla ve kıskançlık krizleri içinde izlenen takımdır.
taraftarının 2007-2008 sezonunda fazlasıyla güvendiği takım. maç öncesi düzenlenen anketlerde, galatasaray'ın kazanması yönünde görüş bildirenlerin oranı % 90 dolaylarına kadar çıkmıştır. galatasaray, taraftarına bu güveni bu sene vermektedir.
kendisini toplumun dört bir yanından, her türlü gelir ve eğitim grubundan, farklı şehir ve iklimlerden milyonların desteklediği, türkiye'nin en fazla taraftara, en fazla başarıya, en fazla gurura sahip kulübüdür.
bu destekçileri arasında pkklı şerefsizler de olabilir atatürkçü gençler de, islamcı takılan da, sosyalist devrimi savunan da... her kulüpte olduğu gibi galatasaray'da da bu vardır. şimdi bir avuç pkklının açtığı dandik bez parçasını aklı ölçüsünde bu büyük kulübe yıkmaya çalışanlara şunu hatırlatalım; biz böyle şeyleri unutmayız, pek de güzel hatırlarız ama münferit olayların kulübümüzü bağlamadığını da biliriz. bunun yanında kulüp başkanı asker kaçağı olan, silah kaçakçılığı ile iştigal eden bir kulübün taraftarına bu asalete çamur atmak değil kendi ayıbını örtmek düşer.
candır. cana can katandır. sevdiğim hep seveceğim; asla vazgeçmeyeceğim takımım. başarısıydı kupasıydı şuyuydu buyuydu demeden sevdiğim... sadece stadını görünce bile heyecanlandıran, televizyonda maçını seyrederken o iki muhteşem rengin sahada görülmesiyle sevince boğan, yolda üstünde onun formasıyla yürüyen birini görünce surata koskocaman bir tebessüm yaydıran... sevgi sözcüklerini art arda dizmekte zorlandığım hayatımın en görkemli parçası.
Yaşatmış olduğu başarıları yüzünden rakiplerini kıskançlık krizine sokan türkiyenin en güçlü takımıdır. Bu sene 7 haftada alınan sonuçlar rakiplerde yine kıskançlık krizi yarattığı belli olmaya başlamıştır.
yenilgiyi hazmedemeyen fanatiklerin, ibrahim toraman' ın arda turan' ın ayağını yerden kesmesiyle kazandığı haklı penaltıya taktığı takım. söyleyeceğin şey belli: tebrikler... bu bile fazla mı geliyor?
2007-2008 sezonunda şu ana kadar şampiyonluğu hak eden tek takım. çok büyük aksilikler çıkmazsa/çıkartılmazsa* bu sezonu şampiyon olarak tamamlayacaklardır.
şu âna kadar ligin namağlup tek takımı, ama şoföre güvendiğimizi kimse söylemedi.
o değil de ne elle gol attık ne de milyonlarca dolarla şov yaptık!
son derbide* "hakem aut yerine korner dedi, o sÂyede kazandınız, bir de penaltı ooh kebap" diye zırlarsanız ertuğrul sağlam'A bakınız veririm ben sizin için;
gerets rezaletinden sonra bu sene biraz daha derli toplu gözüken takım.ama sadece gözüken, şu sıralar ciddi kaygılar yaratıyor aslında, en azından benim için.. hele ki son sion maçından sonra.
galatasaray, bu oyun şablonuyla ligdeki bütün küçük takımları ezer, rahatça şampiyonluğa da ulaşabilir ama derbiler ve avrupa konusu muamma. neler yapabilirler tamamen kapalı kutu.
öncelikle kalli nin bitmek bilmeyen hücum oyununu rakibe göre temellendirmesi gerekiyor. rakip tanımadan, içeride, dışarıda tamamen şuursuz saldırılar günümüz futbolunda artık pek fazla uygulanmıyor, uygulanmamalı. ortasahası biraz kalabalık her takım, oyunun kontrolünü ele alabilir. alamasa bile her zaman tehlike yaratacak pozisyonlara girebilir.bir tek linderoth, zaman zaman da ayhan la yürüyebilecek bir sistem değil bu.en kötü ihtimal, atılan her şişirme top, rakip hücumcular ile savunmamızı baş başa bırakıyor ki bu savunmanın 3 adamının, volkan-servet-uğur olduğu unutulmamalı..
servet en kolay çalımları bile yiyebilen, geri dönüşlerde çok zorlanan bir oyuncu.tam bir saatli bomba, ilk müdahaleyi yapamadığı anlarda-ki genelde yapamıyor-sıkıntı büyük oluyor.
volkan zaten savunma yönü hiç olmayan bir oyuncu, sadece bindirmelere katılıyor.çok ağır, dönse bile kolay çalım yiyor, hızlı ataklarda yerini kolay kaybediyor, kademe anlayışı hiç yok..
uğur dediğin çocuk daha çaylak, yerden ayağa güzel oynuyor ama onun da savunma nitelikleri vasatın altında. fizik olarak çok eksiği olması bir yana kademe anlayışı maalesef kendisinde de yok.
savunmada elle tutulur bir tek song var ki, o da zaten nereye koşacağını, kimin açığını kapatacağını şaşırıyor bütün maç..
kale geçen seneki güveni vermekten uzak, orkun un neler yapabileceği az çok belli.çok büyük hatalar yapmaz belki ama kaliteli bir kumaşı olduğunu iddia etmek de pollyannacılık olur biraz.
orta alan hücum gücü olarak ne kadar inanılmaz ise savunma bakımından o kadar kötü, verimsiz. zaten asıl problem de ortasaha nın rakip takımın ortasaha futbolcularına gerektiği kadar basmamasından kaynaklanıyor.. sadece linderoth yüklenen bu görevi, isveçli her maç iki kişilik oynayarak kotarmaya çalışsa da, daha önce dediğimiz gibi büyük takımlar bu açıkları affetmez. sion dahi affetmedi, duman etti o bölgeyi.
kanatlarda problem yok gibi, takım hem ayağa mükemmel oynuyor, hem kanatları muazzam kullanıyor. genç uğur bile o bölgeden getirdiği toplarla tehlike yaratıyor.
ayhan ve arda nın oynadığı kanatar ideal tercih olmalı.hem top tekniğinin yükseliği hem de savunma bakımından daha hayırlı tercihler.
arda nın ikinci yarılarda oyundan düştüğünü söyleyenler çıkacaktır, zaten 60 gibi barış ın oyuna katılımı o sorunu ortadan kaldırır. arda kadar creative bir futbolcu olmasa da hem hücum hem savunmada gayat başarılı maçlar çıkartıyor kendisi.
ortasahanın en ilerisinde lincoln görev alıyor ki takımın herşeyi.pas atıyor, şut çekiyor, adam eksiltiyor, oyunun nabzını yükseltip düşürüyor.tek kelimeyle inanılmaz bir futbolcu.ne zaman ne yapacağı asla kestirilemiyor. zaten galatasaray ın hücum gücünün ana nedeni lincoln.
oyunu yere indiren bir galatasay karşısında tutunmak cidden çok zor. bunun için rakipler genellikle kendisine ikili üçlü kelepçeler uygulamaya çalışıyorlar, tekmelerini konuşturuyorlar.. inşallah sakatlanmadan tamamlar sezonu..tam bir görsel şov.
forvet hattı, hakan şükürsüz daha bir işlevsel sanki. nonda zaten hakan da olan bütün özelliklere sahip, artıları da var.her noktadan şut atabiliyor, adam eksiltiyor, topu saklıyor, üzerine oyuncu çekiyor, asist yapıyor..
e ümit karan da bitiricilik özelliklerine sahip bir oyuncu. aklım almıyor kalli nin her maça hakan la başlama sevdasını..
umarım bundan sonra hakan bir kaç maç en azından klübede oturur, ümit-nonda ikilisinin neler yapabileceklerini görürüz.
sözün özü kalli nin savunma zaaflarına ve hakan şükür sevdasına bir çözüm bulması gerekir. işte o zaman aranan 2000 ruhu da geri gelir.