geçmiş zamanlarda birçok başarılara imza atmıştır. uefa , super kupa , lig şampiyonlukları ve türkiye kupası ...
türkiye liginin en çok kupa kazanan takımıdır. tamam birkaç sezondur kötü ama bu avrupa'daki başarılarını gözardı edilmez.
tabi birde aldınızda ne oldu ? diyen öküzümsüler bulunmaktadır. onlara aldırış etmeyiniz.
yer: cek cumhuriyetinin pardubice sehrinin kucuk bir kasabasi.
mekan: dandirik bir gozlukcu dukkani.
olay: turk oldugumu ogrenen saticinin galatasaray demesi bunun uzerine milan baros demem,akabinde yuzume yapisan tokat gibi cevap.no baros,hakan sukur,hagi,hasan sas,popescu...
2 kömüre oy satın almaya alışmış insanlara, dünyanın en güzel stadını yapsalar da ruhunu satmayacak taraftarlara sahip, türkiye'nin, türkiye devletinden daha eski olan, en köklü spor kulübü.
yeni stadının yapımını hızlandırdı diye, olaydan fazlasıyla rant elde ettikleri yetmiyormuş gibi, 105 yıllık tarihinin en önemli günlerinden birinde kralcılık oynayan bazı şahıslar tarafından, bütün değerleri ayaklar altına alınmaya çalışılmıştır. yetmiyormuş gibi, daha ilk maçtan kendi ismini dev bir bez parçasının üzerinde dalgalandıran ultraslan grubu, başkan adnan polat ve diğer bazı taraftarları tarafından sırtından bıçaklanmıştır.
hala da çekinmeden "ama yea onlar da bize stat yaptı" diye konuşabilen insanların, ne galatasaray'ın değerlerine, ne de galatasaray'ın ölmüş başkanına saygısı vardır. çıkıp ölmüş adamın arkasından "özhan canaydın bana aciz bir şekilde geldi" deyip, acizliğin tavan noktasına ulaşan adamı* görmezden gelenler galatasaraylı olamaz. galatasaraylılık, insanların siyasi üst kimliklerinden daha ağır basmıyorsa, galatasaraylılık değildir. bu insanlar da bundan sonra "ben galatasaraylıyım" demek yerine, "ben galatasaray'ı tutuyorum futbolda" falan desin.
ne demiş kanat baba;
"al stadını sok seçim sandığına bana ne? gerekirse lise'nin bahçesine dönsün cimbom."
uzun yıllar önce en sevdiğim günlerdi salı ve çarşamba akşamları. o gün geldiğinde erkenden başlardım hazırlanmaya. balkona bayrağımı asar, eski maçları izler. marşlarımızı söylemeye başlardım erkenden.
saat 9:30 olduğunda heyecanım daha da artardı. sürekli dönen şampiyonlar ligi reklamları bitmek bilmezdi. zaman geldiğinde kameralar ali sami yen stadını gösterirdi. ve o söz ;
"istanbul ali sami yen stadından iyi akşamlar sayın seyirciler"
bu sözü duymayalı o kadar uzun zaman oldu ki,
peki şimdi böyle mi be sözlük. en son ne zaman salı akşamı bu heyecanı yaşadım hatırlamıyorum.
ama üzülerek görüyorum ki. bunların en büyük sorumlusu başkan adnan polat, bunlar gerçek galatasaraylı değil, galatasaraylılığından şüphe ediyorum diye bir cümle kuruyor. açılış maçına gelmiş yürekleri sarı kırmızı atan taraftarlara.
peki ben soruyorum sayın başkan: siz galatasaraylı mısınız ?
taraftarca gösterilen tepkiler yüzünden şakirtleri kızdıran spor klübü. lakin mevzu şudur biz galatasaraylılar ne akp dinleriz ne chp. ideolojimizi klüp malzemesi yapmadık, yapmayız. biz ne livorno'yuz ne de lazio. bizim için tek gerçek onurlu ve karakterli galatasaraylılık duruşudur. bu duruşu yapamayanlarada siktiri çekeriz, bu duruşun karşısında duranlarıda yuhalarız.
ben şu an yönetimde olsam ve zerre anlamasam futboldan azıcık çalışan beynimle derim ki ''kaç sezondur kötü gidiyoruz. ayhan-barış-mustafa sarp iyi de diğerleri kötü. oralara da adam alıyoruz zaten ama yeteri kadar iyi olmadığı için suç bu muhteşem üçlüye kalıyor. sırf taraftar sussun diye şuraya 2 adam alalım da alın sorun bu muhteşem üçlüde değilmiş diyelim ve g.t edelim hepsini.''
evet az düşünen bir beyin bile en azından böyle düşünüp adam alır o orta sahaya, ama bunlar almıyorsa varın siz düşünün beyinlerini.
her ne kadar yalaka yöneticilere sahip de olsa bir o kadar asil olan taraftarından ötürü sevdiğimiz kulüp. zaten kendi taraftarı da yalaka yönetimleri için değil tarihi asaletinden dolayı sevmektedir.
öncelikle şu var oraya giden taraftarın kombine parasını rte vermedi. stadyumun kimin yaptığından bizene yardımı oldysa 1 kere teşekür eder geçersin bütün gece " ayağa kalkın padişahımız geldi" diye diye milletin başına neyi kakıyorsun. orayı kimin yaptırdığı taraftarın zikinde değil. sonuçra rte yaptıysa siyasi ve maddi çıkarları için yaptı oraya gelen adam rte yi görünce hiç sevmediği bir politikacıyı gördü ve ıslıkladı rte kim ulan patronummu onun götünü ondan medet uman iş adamları ve 300000 milyon taraftardan eknomik gelir elde edemeyip böyle zübüklerin önünde el avuç açan yöneticiler yalasın. sonunda ali samiyendede parsını verip giriyorum tt arenadada. ben birkere müşteriyim orda ha ne zaman beleş sokarsın milleti o zaman ne bok yersen ye. he ben beleşte soksan ıslıklarım orsı ayrı elin fenerlisnden beşiktaşlısından kestiğin vergilerle beni oraya bedava sokmak hadine mi?
--lennart johansson--
''ben ölene kadar galatasarayliyim. avrupada düşüşte oldugu icin cok üzülüyorum ancak bunun yüzünden baska türk takimi tutmam.galatasaray ve milli takimin yakında yine çıkışa geçeceğine inanıyorum.''
--lennart johansson--
arsız, yüzsüz ve memnuniyetsiz taraftarlara sahip takımdır. bu taraftarlar yakışmamaktadır bu takıma. sen yıllarca stadyum hasreti çek, bunun hayalinle yaşa, avrupa maçlarında gördüğün stadyumları ağzının suyunu aka aka izle sonra cebinden üç kuruş para çıkmadan bu tarz bir stada sahip ol ve bu stadyuma sahip olmana neden olan adamı yuhala! yok öyle bir dünya galatasaraylılar. önce gözünüz doysun. size rte stadı bile fazla.
taraftarı olmasam da yaptıkları işle gurur duyduğum takımdır. sadaka muamelesini kabul etmeyerek biz büyük takım tarafatarıyız demişlerdir. umarım yeri geldiğinde beşiktaşımın taraftarları da bu gururu yaşatır bana.
yurtdışında ülkemizi temsil ederek en çok türkiye reklamı yapan ve türkiye'nin dünyada en bilinen markalarından biridir.
yıl 2000...
galatasaray - arsenal uefa kupası final maçı, real madrid - galatasaray süper kupa final maçı.
tüm dünyada milyonlar değil milyarlar izledi; onlarca değil yüzlerce ülke televizyonu yayınlar yaptı.
toplam 5-6 saat sürdü.
galatasaray 2000 yılında yüzlerce televizyon kanalında, milyarlarca insana ulaşan ve saatlerce süren Türkiye reklamı yaparken bu genişlikte bir reklamı acaba para verip yaptırsak maliyeti ne olurdu?
o gün de devletin kasasından 1 allah kuruş para çıkmamıştı.