2010 yılındaki kötü performansından dolayı taraftarlarının sinir sitemini pert etmiş spor kulübü.
2011 de aslantepe de yepisyeni zaferlere koşmak ümidiyle dolup taşıyorum uleennn..
3 sene önce bedelsiz gönderdiği adamı 2 futbolcu+ az miktarda para karşılığı geri alan ve bu transferle azımsanmayacak sayıda taraftarını sevindiren takım. ezeli rakip de olsa insan bu hallerine üzülüyor tabi.
şaka len kim üzülüyo beter olun amk.*
artık icraatları midde bulandıran bir yönetime sahip olan takımım. kazım kazım'ı düşünüyorlarmış. rakiplerinden biri çok iyi bir kadro kurmuş (fenerbahçe) diğeri (beşiktaş) devre arasında bile simao, almeida gibi adamları alırken bizimkiler yok necati yok kazım diye tutturmuş. hadi necati'ye ali turan vs'den kurtulacağımız için eyvallah ederiz de kazım ne lan? disiplinsiz diye keita'yı (ki kendisi ligimizin en iyi sağ açığıydı) gönderen adamlar kazım kazım'ı transfer etme'yi düşünüyorlarsa ya bu adamlar hain ya da zeka seviyelerinde bir problem var.
kesin olan bir şey yok tabi ama eğer gerçekleşirse bu transfer scoutgs adminleri forumlarını kapatacaklarını açıklamışlar. ama ne yazık ki biz taraftarlığımızı askı'ya alamıyoruz. tek çare istifa etme şerefliliğini bile gösteremeyen bu adamlara, yönetim süreleri bitene kadar katlanmak.
bir beşiktaşlı olarak hüzünle izlediğim ezeli rakip ezeli dost, aynı yönetim ve transfer hatalarını beşiktaşın yapıp yıllarını kaybettiğini görmüş biri olarak galatasaraylılara sabır dilerim.
bu sezonki muhteşem hamleleriyle beni benden alan, içimi daraltan, ömrümden ömür çalan bir takım olmuştur. adnan kardeşlere çok diyecek sözüm var ama kısaca; ismail yk'dan gelsin, (bkz: allah belanı versin)
bir futbol takımı. ezeli rakip, ebedi dost. çok değil 12 eylül 2009 tarihine geçen sezona geri dönelim. galatasaray ali samiyen stadı'nda beşiktaş'ı 3-0 mağlup ederken 80.dakikadan sonra rakip takımın başkanıyla takımıyla taraftarıyla dalga geçerken hiç bir sorun yoktu. bu sezona gelelim kapalı tribünde karılar kızlar - bu tezahüratı yapmayan asıl gs'li grubu tenzih ederim onlara kesinlikle değildir bu lafım - diye bir beste yapmışlar. beşiktaş taraftarının herkes tarafından sevilen sayılan gücüne güç katmaya geldik'e aklı sıra kontra yapan bu arkadaşlar şimdi artık rahatça tekrar yeter yıldırım demirören diye bağırabilirler. zira hak yerini buldu...
04.01.2011 tarihi itibari ile kazım kazım'ı transfer iddiaları doğru ise Galatasaray store, Gs Bonus, Gsmobile üyeliklerimi iptal etmiş alışverişlerimi kesmiş bulunuyorum.
kendi adıma sosyal sorumluluklarımı yerine getirmek adına.
gönül verdiğimiz asrın takımı. bakın asrın diyorum. ama artık değil. not yet. ya da her neyse. izlediği politika o kadar berbat o kadar aptal bi biçimde ki. aklıma harry potter'da hermonie ve wisley'nin sarmaşıkların arasında kalması, h'nin sakince kurtulması ama w'nin çırpınarak boğulması geliyor. işte wisley galatasaray. bize bir hermonie lazım mına koyim.
kazım kazımı alacağınıza benimkini alsaydınız demek istemiyorum ama haberi ilk okuduğumda bunu demiştim. misimoviçi disiplinsiz diye kadro dışına bırakıp fenerbahçede disiplinsizlikte tavan yapmış kazım kazımı neremize sokacağız ?
hadi götümüze girdi diyelim (ki girecek). nasıl çıkaracağız.
ulan transfer yapmak için yapılırda bu kadar mı yapılır ?
bu transfer mi yani.
off Allahım nolur şu adam performanslı oynasında 2 3 ay sonra şu yazımı düzelteyeyim. bu yazdıklarım benim götüme girsin yemin olsun razıyım.
---alıntı--
Bu hayat sırtımıza sırtımıza vururken ahlaklı ve onurlu kalmaya çalışıyoruz ya hani kimimiz... Çocukların boğazından geçeni kazanırken, yeni yetmeliğimizde anne-babanın kazandığından verdiği harçlığı harcarken, bir kale direği kadar dik kalmaya çalışıyoruz ya bu topraklarda. Zengin olmaktan daha zor ve makbul olan da budur...
Futbol fena halde hayata benzer ya hani, Cristiano Ronaldo bu yüzden sevilmiyor işte... Hep bir sahte tarafı var değil mi? Sempatik dediğin Messi oluyor... iyi profesyonel, geceleri en fazla pizza yiyip, Playstation oynayan bir ergen... Taraftar da kendini ceza sahasında yer atanlar yerine formasını terden sırılsıklam olmuş adamlar görmek istiyor sahada. O biletin, o kombinelerin parası kolay kazanılmıyor. Hayata küstah doğmuş adamları kimse görmek istemiyor sevdiği formanın, armanın altında...
Ronaldinho'yu yollayan Barcelona'nın haklı sebepleri vardı. Adriano'dan vazgeçen Inter'in de. Onların futbol yeteneğini tartışan delidir de; yetenekten kime ne! Barcelona eğer Ronaldinho sonrası, Adriano gibi bir adama formasını giydirseydi Katalanların alayı ayaklanır, onun atacağı, attıracağı gollerden vazgeçerlerdi. Şimdi bu iki adamın da yolu aynı...
Kazım ve Galatasaray'ın hikayesi de budur. Bir kulüp zirvelerde de dolaşır, dibe de vurur... Bir takıma sevdalanmak, acıyı da gerektirir zamanı geldiğinde. "Yenilsen de yensen de"dir, "Yağan yağmurda ıslanmadık ki"dir taraftarlık. Bir duruş ister taraftar kulübünden; kupalar gelir, gider, asaletin yeter diye bağırdığında önce kendi inanmalıdır. Galatasaray'ın da yitirdiği budur...
Bir zamanlar Avrupa Gol Kralı olmuş Tanju Çolak'ı, tabanca ile poz verdi, Hülya Avşar ile aşk yaşadı diye kapının önüne koyma cesaretini gösteren kulüp, sadece Kazım ile değil, öncesinde aldığı kararlarla da "Bir Başka Galatasaray" olduğunu gösterdi bu ülkenin futbol tarihinde....
Menajerlik şirketine ortalıktan dolayı federasyondan ceza alan Serdar Özkan ile o gün yollarını ayıramayan, rakibi haince tekme atan Barış Özbek ile yeni sezona giren Galatasaray ile, sezon başında disiplinsiz diye Keita'yı gönderen, otobüste güldü diye Misimoviç'e valiz toplatan Galatasaray aynı Galatasaray...
Ezeli rakibin formasının değerini bilmeyen ve kovulan Kazım'ı alan, resmi sitesinden transfer haberini iki gencin imza haberinin sonuna sıkıştırıp, utancından aynalara bakamayan Galatasaray da, işte bu Galatasaray! Lakin bu Galatasaray, 14 yıl şampiyonluk hasreti çeken, Sefer'ler, Fettah'larla tribünde ömür tüketen, yeteneği kısıtlı, ama adam Cüneyt Tanman'ı kaptan bilen taraftarın Galatasaray'ı değil...
Kaybeden bu Galatasaray değil! Kaybeden "Başka Galatasaray yok" diyenler... Başka bir Galatasaray var, varmış... Birileri bir başka Galatasaray yarattı. Bugün Kazım transferine isyan eden taraftar için acı olan, bu "başka Galatasaray", onların Galatasaray'ı değil... Ve takımsız ve sevdasız kalmak ne demektir; bunu işte kimse bilemez...
--alıntı-- http://acetobalsamico.blo...ir-baska-galatasaray.html
geçtiğimiz sezonun sonunda jo alves'i alemci, giovanni dos santos'u teknik olarak yetersiz, abdul kader keita'yı disiplinsiz, bu sezonun yarısı gelmeden de zvjezdan misimovic'i sakız çiğniyor diye kulüpten kovan yönetimin tüm derdi meğer bu 4 özelliği bir arada bulunduran oyuncu transfer etmekmiş. harikasınız les adnans...
Bedava futbolcu görünce dayanamayıp alan takımım. Bence galatasaray ın bir scout ekibi yok, onun yerine sözleşmesi bitecek oyuncuları izleyen bir ekibi var. bu ekip scoutlardan daha verimli çalışıyorlar.
Bu arada gs için para verilmeyen her futbolcu bedavadır. Hani necati = ali turan + s.özkan muhabbeti vardı ya, necati de bedava aslında. niye? çünkü ali ve serdar da bedavaydı.
şu anki yönetiminden utandığım kulüptür. gençlere şans vermek yerine kendi yöneticisine hakaret eden necati' yi almaya çalışan, kazım' ı alan, u 17 maçında misafir takıma dayak yediren rezil bir yönetimi vardır şu an.