eskiden şampiyon olduğu sezonlara bakıldığında, en önemli eksikliklerinin kaleci, stoper ve kreativ oyuncu değil, takım ruhu ve heyecan olduğu rahatlıkla görülebilecek ekip. eğer üstündeki ölü toprağını kısa zamanda atmaz ise, taraftarını maç izletmekten bezdireceği bir sezon daha yakındır.
takımda devamlı sakat futbolcular var. her hafta illa birileri eksik oluyor. sağlık kurulu dedik artık o da değişti ama sakatlıklar hala devam ediyor. demek ki çalışmalarda, yüklemelerde bir sorun var.
mondragon'dan sonra kaleye kimi koysak neredeyse kaleyi tutan her şuttan gol yiyoruz. aykut ile birlikte bu olay zirveye çıktı.
orta sahamızda "bu sefer gitti", "bu sefer oynamazlar", "bu sezon artık yüzlerini görmeyiz" dediğimiz ayhan, barış, sarp gibi isimler neredeyse her maç ilk on birdeler...
forvetlerimiz sakat, cezalı veya yetersiz olduklarından dolayı sürekli orta sahadan bozma forvetler kullanıyoruz.
yönetim, transferlerde hem geç kalıyor hem de getirdikleri adamlar yeterli olmuyor.
teknik direktörümüz her maç ayrı bir abukluk peşinde. bir seneden fazladır takımın başında ama sahada hala bir takım oyunu yok. şu sıralar yönetim ve futbolcuların beceriksizliğinin arkasına saklanıyor.
kısacası zorlu bir dönemden geçiyoruz. acil tedbirler alınmazsa yakın zamanda köklü değişiklikler olacaktır.
yakın zaman da yönetim değişikliğinin göründüğü takım.
adnan polat ilk yarıya kadar takımı toparlayacak hamleler yapamazsa rijkaard' ı da alıp gidecektir. yerlerine yeni yönetim geldiğinde ilk iş takımı fatih terim'e emanet edip yola devam edeceklerdir. hayır kaliteli takımdan ziyade mücadele eden bir takıma ihtiyaç varken fizik gücü kötü teknik yetenekleri iyi bir takım var hep saha da ama rijkaard artık bu işi kavrayamadığı belli. türkiye ligi fizik güçle oynan bir lig. sen lig başlıyor avrupa da mücadele edeceksin diyorsun ki fizik gücümüz iyi değil. eee bunu yükleyecek kim ? takımda ki gariplikler bitmek bilmiyor. adnan sezgin uğruna haldun üstünel gönderildi. adnan sezgin 'in nasıl biri olduğunu cümle alem biliyor bizim başkan hariç. katalan olmama rağmen türkiye de ki takımım galatasaraydır. biz de yani barca da böyle sıkıntılar yaşadı çözümü özüne dönerek buldu. belki galatasatay'ın da yapması gereken budur.
en geç mart ayına kadar 2010-2011 sezonuna havlu atacak olan takım. gerek kadrosu, gerek yönetimi gerekse teknik ekibi bunun için 3 koldan çalışmaktadır.
hucüm yükünü kaldıra bilecek bir orta saha, reykard'ın box to boxuna uygun vaziyette bir orta saha ve iyi bir kaleci ile iddiası sürebilcek takımdır.. zira kadrosuyla bu sezon şampiyonluk yine hayal bu yüzden ağırlık avrupa kupasına verilmelir...
yenildiğine sevindiğim takımım. eğer sivas deplasmanından galibiyetle dönülseydi, muhtemelen atılası gereken adımlar geç atılacaktı veya hiç atılmayacaktı. sivas'ta kaybedilen 3 puan güzel şeylere vesile olacak umudundayım.
ilk macta yenildi diye neden bu kadar elestirildigini ya da taraftarina umutsuzluk verdigini anlamadigim takimdir. olur boyle seyler, daha 33 hafta var, bu dumenden daha cok su akacak.
orta sahasında mustafa sarp-cana-ayhan-barış gibi isimlerin oynadığı takım. ben bu adamlarla işemeye gitmem galatasaray kadro kurmuş, orta sahasını emanet etmiş. orta sahaya 10 numara oynayabilecek kuvvetli bir orta saha şart. bu iş te adnan (polat+sezgin)le olacak iş değil.
edit: serdar özkan, sabri, gökhan zan, servet bunlardan hiç bahsetmemek gerek insan küfre girer.
"galatasaray'da transfer bitmez."
"ince eleyip sık dokuyoruz."
"daha transfer döneminin bitmesine uzun bir süre var."
"hiç kimse merak etmesin."
"tt arena dolup taşacak,boş hali bile güzel."
"2012 kriterleri."
"bütçemize uygun transfer yapacağız."
"satılık futbolcumuz yok ama satılmayacak futbolcumuz yok."