tribün marşı falan arak değildir, türkçe söz yazılarak yarım sezonluk kullanılmış herkesçe bilinen bir şarkıdır söz konusu olan.
o bir yana, 40 senedir kullandığı kulüp marşı y viva espana araklaması olan fbli civcivlerin hakkında atıp tutabileceği son kulüptür. ezerler adamı, mal ederler, böyle biline...
entrysinde bahsedildiği gibi fenerin renktaşı olan boca'dan marş araklamamıştır. boca juniors da o marşı ezeli rakibi river plate'den almıştır. marşın asıl adı sos cagon'dur. bunu herkes bilir.
söz konusu marşı avrupa'nın önde gelen kulüpleri kendi resmi marşları olarak kullanmaktalar.
haldun üstünel istifa etmiştir an itibarı ile, dahası http://www.365g24s.com/ adresinde sabahtan beri süren geri sayım 19:05' te son bulmuştur ve bizler yeni forma beklerken açılmayan bir site ile karşı karşıyayız an itibarıyla.
--spoiler--
Galatasaray Spor Kulübü Derneği Yönetim Kurulu Üyesi değerli arkadaşımız Mahir Haldun Üstünel, 27.07.2010 tarihli dilekçesiyle Yönetim Kurulu'ndan istifa etmiştir.
Aramızda bulunduğu dönemde kulübümüze katkıları tartışmasız olan arkadaşımızın almış olduğu bu karar, bizleri üzmüş bulunmaktadır.
Arkadaşımızın kulübümüze olan katkılarının her Galatasaraylı gibi devam edeceğinden eminiz. Kendisine, bugüne kadar harcadığı yoğun emek ve gayretleri için teşekkür eder, üzülerek kabul ettiğimiz istifasının kendisine ve kulübümüze hayırlı olmasını dileriz.
--spoiler--
siktir ordan..
gözlemlediğim kadarıyla son üç senedir öne geçtiği avrupa maçlarının çoğunda rehavete kapılıp maçı elinden kaptıran takım haline gelmiştir galatasaray. ne oluyo size böyle anlamıyorum. galatasaraylı gibi oynamanız için her maça geriden mi başlamanız lazım?
neler döndüğünü anlamadığım takımım. tamam iyi günde kötü günde her zaman birlikteyiz de geleceğe karşı hiç ışık vermezken bizi üzmekten birşey yapmamaktasınız.
geçen sezon yaptığı hataları bu sene de yapmaya devam edeceğinden korktuğum takım. arkadaş takımın başına Frank Rijkaard'ı getiriyosun. bu adam bir lucescu ya da gerets değil. eldeki malzeme ile en iyiyi yapacak bir adam değil, bir sistem adamı. adamın sistemi oyun anlayışı belli. total futbol kavramının en iyisi. total futbol dediğin nedir, işe her yeni başlayan hocanın dediği gibi toplu hücum, toplu savunma. hadi savunma kısmında ileri hat hariç çok bi sorun yok, da hücum konusu dillere destan. elimizde bir sol bek var, yarı saha çizgisini geçtiği an adam futbolu unutuyor, elimizde bir stoper var yanında ki adama top atmaktan aciz. sabriye ise hiç birşey demiyorum zira bütün bu sayacaklarım içerisinde bu takımda bu sisteme en uygun oyuncu kendisi.
bu takımın sistemi belli, 4 3 3. iyi güzelde bu takımın orta üçlüsünden bir adam var mı, tehlikeliyi geçtim, ara pasını da geçtim adam gibi dikine oynayabilecek bir oyuncu. barış'ın geldiğindeki ilk günlerini hatırlarım. adam durmadan ileri oynuyodu, ne oldu ne bitti bilmiyorum adam geçen yıllarda sıradan vasat garanti oynayan bir oyuncu oldu.
arda turan'a gelince, bu çocuğun zerre kadar suçu yok. adam 2 yıl önce böyle değildi. adam lider falan değildi sen onu galatasaray kaptanı yaptın, koskoca bülent korkmaz ile karşılaştırttın, adam sadece potansiyeli yüksek iyi bir topçu iken sen onu gittin messi ile karşılaştırdın. ne bekliyodun ya, ne olacaktı.
suç kesinlikle ne Rijkaard'ta ne de oyunculardadır. hele ki oyunculara yüklenmenin zerre kadar manası yoktur. zira kimse onlara bu paraları silah zoruyla vermedi. bu klüpteler çünkü bu klube çağırıldılar ve çok da iyi paralara oynuyorlar. ne yapsaydı ayham akman ya da çok kızdığımız barış özbek, kaçıp saklansalar mıydı? şu an klubun bulunduğu şu içler acısı durum tamami ile yönetimin hatasıdır. sistem hocasını getirenlerde, bu sisteme göre oyuncu bulamayanlarda, ortalamanın biraz üstü oyuncuları elinde son derece fahiş ücretlerle tutanlarda onlardır.
bir kaç senedir beli doğrulamayan çınar. futbolcusu, taraftarı.. bülent korkmazların, metinlerin, hagilerin, hakan şükürlerin, ardaların takımı. 2000 ruhunu özlemle arayan yüz akımız.
''galatasaray isminin olduğu yerde her zaman umut vardır''
Türkiye'ye UEFA kupasını getiren tek takımımızdır. ne yazikki 2000'li yıllardaki performansını bi daha yakalayamadı. yazık ki Fener'i de kaç senedir yenemiyor.
(bkz: Bükemediğin bileği öpeceksin)
daha lig başlamadan, uefa avrupa ligi ilk maçında, her ne olursa sonuçta ortada yengilgi yok, utandıracak bi hareket de olmamış - ki bunlar da olsa değişen hiçbir şey olmaz ya neyse- takımı desteklemeyi bırakacalarını söyleyen taraftarlarının üzdüğü takımım. hee bi de saçma sapan bi şekilde skorla dalga geçen bazı takım taraftarlarınca sağda solda hakkında atılıpp tutulan da takımım. halbuki o skor dün gibi aklınızda olmalıyken neyin peşindesiniz diye sesleniyorum buradan. muhtemelen cevap gelmeyebilir. neyse iki iki dört zaten. benim demek istediğim bunlar değil tam olarak diyorum ki o yüzden; renklerine kurban olduğum, sarısına, kırmızısına, pembesine, moruna, armasına.
avustralyalı merakı başlayan takım. arkadaş fener brezilyalı bunlar avustralyalı dolduruyor takıma. uyumdan öte durumlar yaratır. bir milletten 2 topçu yeter takıma, yerli olmadıkça genelde olumsuz etkiler takımı böyle durumlar.
teknik direktörü olmayan takımım. olmayan diyorum çünkü takımda sistem denen bir şey yok. Şimdi rijkaard hayranları hemen sistem var ama oyuncular sisteme uymuyor diyecekler ve entry kötüleyecekler. Peki ama arkadaş madem sisteme göre oyuncu yok o zaman oyuncuya göre sistem üret. her takımda xavi iniesta vb. oyuncular yok. madem iyi teknik adamsın o zaman bir b planının olsun di mi?
haa bu arada asıl iyi teknik adam lucescudur. zamanında bu takımdaki futbolculardan daha vasıfsız futbolcularla takımı şampiyon yapmıştır. o zaman takımda adını cimboma gelince duyduğumuz oyuncular vardı ve başarılı oldular çünkü sistem vardı ve bu sistemin içinde dişli çarklar misali takıma uyum göstermişlerdi tüm oyuncularla beraber.
dipnot : nerede bu dediklerime katılan bir cimbomsever var bilinki orada çok ama çok güzel bir insan var.
henüz hazır olmadığını gördüğümüz takımım. bazıları hemen ilk maçtan gönderiyorlar birçok futbolcuyu hatta yönetimi bile 'dur be kardeşim daha ilk maç mnakoyim her şey zamanla yerine oturacak'. çek barış ve ayhanı kulübeye sat elanoyu o paraya da ireland alırız yanına da mustafa sarp ön libero zaten belli cana, sabri yerine ali turan kaleye de ufuk forvet de kesinlikle baros bak gör takım nasıl oynuyor tabi bunlarn hepsi için zaman gerek. hemen konuşmaya başlıyor fenev ve 8taş taraftarı oturup kendinize bakın önce. sözüm size 8taş taraftarı öyle iki üç transfer yapıp adı sanı duyulmayan takıma 5 6 tane atıp, havadan gelen iki şampiyonlukla büyük olunmaz. bu ligde tek büyük vardır o da galatasaray.
başında reykart varken hiçbir kulvarda başarılı olamayacak olan takımım. fark atması gereken takımla zar zor berabere kaldıktan sonra basın toplantısında kornerden adama boş kafa vurdurduk, bok gibi oynadık, orta sahamız her zamanki gibi çöktü, arda tek başına çırpınıyor ama o da yetmiyor demiyor da taç atışını ağırdan almadık oyuncu degişikligini koşarak yaptık diyor bu adam yahu.
şaka mısın ne ayaksın lan sen? dalga geçiyorsan çok ayıp ediyorsun bak.
elinde messi iniesta varken gidip barış'ı ayhan'ı oynatan takımdır. salaktır(!)
pardon da galatasaray'm dünki maçında çok güzel oynamıştır. fenerbahçe gibi ikinci yarı ölüp ölüp dirilmemiş aksine kaçan sayısız gole saç yoldurtmuştur.
sadece kaleci ve dikkatsizlikten 10 dk da 2 gol yemiştir. onun dışında oyunun tüm kontrolü elindeydi. kewell ve pino girince 2. golü atmamız takımın pozitif yönde ilerlediğinin kanıtıdır. kaldı ki 90 dk boyunca takımın as forveti baros yoktu. onun dışında mehmet batdal da elinden geleni yaptı.
sabri gene iyiydi, serdar özkan takıma alışıyor.
biz turu her türlü alırız da fenerbahçe ve beşiktaş tam kadrosuna rağmen aldıkları 2-2 skorlarla evlerinde turu nasıl geçecekler onu düşünsünler.