yönetim'inin acilen değişmesi lazım olan takımdır.Bu kadar iyi bi kadroyla ligde 3 üncülük çıkarmayı başarı sanan bir teknik direktöre de sahiptir bunlar eğer değişmezse galatasayın hali daha da kötüye gidecektir.
şu dünyada hüsrana uğratmayan tek sevda.
yeniliriz, yeneriz. ama yine de bitmez aşkımız. kara sevdadır bu takım.
hiçbir karşı cinse duyulan aşk, bu sevdayı karşılamaz. karşılayamaz.
hatta o kadar ki, bazen sevgilide aranan ilk koşul da galatasaray'a saygı olur.
"neyleyim sarı deyince kırmızı demeyen sevgiliyi..."
2009-2010 sezonu turkcell süper lig üçüncüsüdür, evet. ama hiçbir zaman ağlamamıştır bunun için. ve de üçüncü olduk diye çılgınlar gibi sevinmemiştir asla. başkanı toplantı yapıp da ona buna bok atmamıştır. şahsen adnan polat çıkıp bülent korkmaz'a, ergün penbe'ye şike yaptı dese çok üzülürdüm. ama başkalarının başkanları efsane kalecilerine şaibeli goller yedi diyebiliyor mesela, sanırım bu da galatasaray'ın neden en büyük olduğunun, neden en farklı olduğunun göstergesi. başarıyı da, başarısızlığı da kabul edebiliyoruz. başarıya tesadüf, başarısızlığa top içeri girmedi napalım diyenlerden değiliz.
bugün, 19.05 dünya galatasaraylılar gününü kutlayan kulüp. böyle de yaratıcı çocuklardır işte. bizim aklımıza niye gelmedi şöyle 19.07 dünya fenerliler günü kutlamak falan?*
2009 2010 sezonunun ikinci yarısında samiyendeki maçta bursaspor ile yapılan maçta bursaspor ile berabere kalıp fenerbahçeyi liderliğe yükselten takımdır.
ama lig sonunda ne olmuştur. garip bir şekilde şampiyonluğu sanki biz baltalamışız gibi saldırılara maruz kalınmıştır.
galatasaray her zaman işini yapmıştır.
tıpkı 1995-96 sezonun ikinci yarısında kendi sahasında trabzonla berabere kalıp feneri yendiği gibi.
tıpkı 2003-2004 sezonunun 33. haftasında trabzonsporu deplasmanda 4-2 yendiği gibi.
anlamayana yine sivri sinek gibi gelecek ama galatasaray sadece işini yapar. çıkar oynar kazanır veya kaybeder ama sadece işini yapar.
başka takımlarının başarısızlığına sevinen bu sayede kendi takımlarının elde etmesi muhtemel başarılara sevinecek zaman bulamayan taraftara sahip takımdır.
iti köpeği turnusol kağıdı gibi ortaya çıkaran takımdır. ne ağlak şikeci bir başkanı ne de dönme bir taraftarı vardır. varsın üçüncü olsun varsın bir maçta fenerden 8 gol yesin tribünlerinin sesi başka bir hoş gelir, itin köpeği havlayıp kendisine sallamasıyla bozulcağını sananlar önce kendi stadlarında şampiyon beşiktaş diye bağırmamayı öğrensin. peşindeyiz
garip taraftara sahip olan takımdır.fenerin başarısızlığına sevinen aşağlık kompleksi olan taraftarları vardır zira beşiktaşlılar bir hayli efendidirler bu konuda.
kültürlü takim oldugunu gecen bursaspor macinda gösteren takimdir. bursaya kaybedebilirdi, ki fenerbahce olsaydi galatasaray fenerbahce nin yerinde olmasi durumunda eminim kaybederdi. iste fenerbahce ile aradaki fark burada basliyor.
denizlispor' dan çağları alıp semih, murat, serdar ve erhan' ı veridğine dair haberler var. neyseki üzerine biraz da para vermişler yoksa keita, arda, elano filan da verilecekmiş sanırım. çağlar kim lan maradona mı?
Mehmet topuz'a 11 milyon euro, Daniel güiza'ya 14 milyon euro harcayıp, neredeyse yaptığı tüm transferlerinde kazık yemiş bir takımın(fb) taraftarlarının "utanmadan", "sıkılmadan" yaptığı transferler ile dalga geçmeye çalıştığı takımım.*