ali sami yen stadının arazisini kendi malı zanneden taraftarının 'ama biz onlara mecidiyeköy'ü verdik onlar da bize stad yaptı' şarkısını söylediği kulüp. stadı ve araziyi komik rakamlara kirala, o kiraya karşılık peşkeştepe'yi al, ''aman başbakan fenerli, mesut yılmaz'ın başına gelen onun başına gelmesin'' hesabı devletin malını üç kuruşluk hesap için peşkeş çek. araya türk telekom'u sokmayı unutma, minare çalınırken bir de kılıf ayarlayalım değil mi? bir gün hesabı sorulur mu? nah sorulur, devletin malı deniz yemeyen domuz dönemi biter mi hiç bu memlekette?
türk spor tarihinin en büyük haksızlığının ortağı olmuş spor kulübü, affola, futbol ve tekerlekli sandalye basketbolu kulübü.
türk spor tarihi şaha kaldırmış, türkiye'nin daha iyi tanınmış olmasını sağlamış klüptür.
hadi sizin malum klüpleriniz de şahlandırsın da görelim. anca konuş anca çene. icraat arkadaş icraat.
tekerlekli sandalyeli basketbol takımı da hakaret olarak kullanıldı ya şu başlıkta.
ezeli rekabet derken, ebedi insanlıktan çıkıyorsun farkında değilsin. ne affolası olm. seni allah affetsin. skeyim takımını da futbolunu da.
götüyle dinleyeni çok gördük de götüyle okuyanları da bize bağışlayan spor kulübüymüş meğer. adında spor kulübü ibaresi olup sadece futbol ve tekerlekli sandalye basketbol takımından bahsedebilecek durumda olan bir camianın tekerlekli sandalye takımıyla mı taşak geçiliyor yoksa amatör branşlardaki rezaletlerle mi, mozambikte maymun siken yerli kabilelerin takdirine bırakıyorum.
en büyük sorunu taraftar kitlesinin büyük bir kısmını ergenlerin oluşurması olan kulüp. sokağında da böyle sözlüğünde de; kulübünün başlığında tanım yapmadan ona buna laf yetiştireni mi ararsın, mevlana dizeleriyle 'aha da koydum lafı' heyecanlarını mı... 10 sene sonra gerekli olgunluğa erişmiş bir taraftar kitlesine sahip olacak takımdır özetle; ama en az 10 sene.
branşlarında ayrı ayrı 3 tane avrupa şampiyonluğu elde etmiş takımdır.
galatasaray bayan basketbol takımı-2009
galatasaray tekerlekli sandalyeli basketbol takımı-2008
galatasaray futbol takımı-2000
ayrıca adında spor kulubü ibaresi olup, futbolda 25 yıldır lig şampiyonluğundan başka başarısı olmayan, diğer branşlarda henüz avrupaya dahi açılamayan bir takım taraftarlarının da rağbet gösterdiği bir başlığa sahiptir.
sanılanın aksine taraftarının olgunluğa erişmesinin 10 seneden daha az zamanda olacağını düşündüğüm ezeli rakibimiz. çünkü taraftar kitlesinin ezici çoğunluğunun uefa kupası etkisi ile gsli olmuş sivilceli ergenler olduğu ve kupanın üzerinden 10 sene geçtiği düşünülürse o kadar karamsar rakamlar vermeye gerek yok değil mi ?*
yakında soda markası olması beklenendir. stad sorununa, savunma sorununa, forvet sorununa çözüm buldu bu kulüp, bir kaç zavallı ergen fanatiğin hazımsızlık sorununa da bulur merak etmeyin.
yeni stadını bal gibi dilencilikle, fakir fukara edebiyatı ile bedavaya getiren klubümsü. sikmişim stadların prosedürünü. fener stadını yaparken parayı cebinden ödedi mi? ödedi. galatasaray beş kuruş ödeyecek mi? ödemeyecek. inşallah sami yen yıkılır, peşkeş stad da, olimpiyat gibi kıçında patlar da dönecek bir yeri de kalmaz.
transferleri sağda solda bazı bünyeleri germiş takım.
çok iyi hatırlarım bundan seneler önce ''ali lukunku'' transferini, öyle sikko kadromuz vardı ki yabancı menşeili ne alırsan al kabulümüzdü. nitekim bunun bilincinde olan yönetim de türkiye 2.liginde bile oynayabilecek kapasitede olmayan molozları alıp getirirdi. biz de kendimizi avuturduk: ''olm, tamam duyulmamış bi isim ama herif süpermiş öle deme şimdi'' derdik birbirimize. her alınan ünsüz topçuyu patlamaya hazır bomba sanardık, sanmak isterdik...
sene olmuş 2010, 6-7 sene içersinde o vizyonsuz misyonsuz takımın kadrosu belki de tarihin en iyisi haline geldi. haliyle bu büyük değişim biz galatasaray taraftarlarını olduğu gibi, rakip taraftarları da şaşırttı. şaşırın, imrenin, parmak da ısırın, ama lütfen çekememezlik edip bok atmakla uğraşmayın. biraz cool olun lan!
zamanında fenerbahçe'nin transferleriyle gururlanmış bir galatasaraylıyım ben. yeri geldiğinde kendi yönetimimin basiretsizliğiyle, yeteneksizliğiyle, öküzlüğüyle dalga geçmiş bir adamım. ortegaların, anelkaların geldiği dönem bizler ''adanasporlu ibrahim''in transferine sevinmelimiyiz, üzülmelimiyiz, onun karmaşasını yaşıyorduk. bi yandan imrenip bi yandan takdir ettiğimiz dönemlerdi. buraya dikkat! takdir ettiğimiz! çünkü getirilen her kaliteli topçu, türkiye liginin de reklamı anlamındaydı. ezik büzük bi lig olmaktan çıkma anlamında atılan adımlardandı.
şimdi öyle transferler yapıyoruz ki her biri milli takımında banko oynayan, ve öyle kıytırık milli takımlarda da değil, baya baya dünya futbolunda söz sahibi olan ülkelerde oynayan topçular alıyoruz. elano blumer, brezilya milli takımında şu an 11'de çıkan bir insan, ama galatasaray'da yedek kaldığı dönemleri bile gördük. o derecede bir kadro genişliği sağlandı. kader keita, şu an drogbaların yaya tourelerin kolo tourelerin olduğu kadroda, en dikkat çeken isimlerden.
lucas neill, avustralya milli takım kaptanı. harry'nin hem bizim için hem kendi ülkesi için önemini anlatmaya gerek yok zaten.
bunlar önemli ayrıntılar, öyle vizyonsuz yönetimler gördük ki biz, bu futbolcuların kramponunu getiremezdi türkiyeye.
velhasıl, artık sadece fenerbahçe bu ülkede büyük transfer yapmıyor, biz de varız bu kulvarda, hatta birçok takım olsun bu kulvarda, ligimiz şenlensin, neşe dolsun, gülelim eğlenelim. futbolu bilen usta ayakları izleyerek biralarımızı yudumlayalım, formanın rengi ne olursa olsun buna ihtiyacımız var.
bir zamanlar ne yaptığını bilen, borcu bilinen, tesadüf de olsa avrupa'da kupa kaldıran bir takımken şimdilerde har vurup harman savuran, buna rağmen ligi orta sıralarda tamamlayan * , 6 aylık transferler için milyonlarca dövizin yurtdışına kaçmasına neden olan, dolayısıyla ancak bir arap şeyhinin kurtaracağı duruma gelen bir kulüp olmuştur. yazık!
milyonlarca euronun yurtdışına kaçmasına neden olduğu ileri sürülen kulüp. şöyle bi düşündüm de doğru bi önerme aslında. nicolas anelka'yı, ariel ortega'yı, maldonado'yu kadroma ben kattım zaten.
yıllardır yazmıyorum adam gibi sözlüğe ama; f5'li taraftarların durumunun aynı yerde olduğunu, aynı kıskançlıkta ve eziklikte olduklarını bana hatırlatan takımdır. Daha da sevdim!