Düşük yoğunluğa dayanamayan sıvı
Gibi,bulaşıyordu güvertedeki herkese:
israilli karı-koca bedava iş tatilinde,
iranlı ana-kız, esmer güzeli, tesettürsüz
Mutluydular, bebekli Fransız çift gibi,
Ağızlarında sürekli sarı diş ve sigara
Çiğneyen, çiğneyen ve çiğnenen iki kaptan.
Ben Raşit, memnun oldum, ya siz?
Yahudi olan sarışın 'güzel' başbakandan
Haberli: Ben Raşit, türküm ve müslümanım
Basına ulaşmak istiyorum, Türk gençliği
Kaptan, ve deliyim, ve tedavi görüyorum ve
Doğruyum, çalışkanım. Yirmi yaşında
Düşük yoğunluğa dayanamayan her sıvı
Gibi, örtüyordu iranlı ana-kızın üstünü
Besmeleyi gösterirken dümende asılı.
Garip bir gündü, güneş bir gösteriyor gül
Yüzünü mavi denize, kızartıyordu donmuş
Yanaklarımızı, Ben Raşit, memnun oldum
Bir asıyordu suratını bizler gibi
Falezlerin üstünde tepinen kentin
Suratsızlığına öykünerek: Ben Raşit,
Gezintide bile ayakları çekmiyordu işte
Bunca ağırlığı, gülümsemek ve temizlemek
Dünyayı, fobisiydi: Dünya bir tekne, yoktu
Gidecek "başka bir dünya, başka bir ülke
Başka bir kent": Ben Raşit, kız kardeşimi
Korurum ama en büyük hırsızdır bacılar,
Ben müslümanım sen yahudi, oku bakalım
Kulhüvallahiyi, kül uçmasın denize, kül
Yutmam, kül uçmasın aklımdan. Garip
Bir gündü işte, öylesine, dedim ya
G. Aslan II teknesinde fırtınada sallanan
Ülkesini arıyordu o gün biraz herkes.
Onu uzun yıllar önce bulan kaptan
Ucuz turistik andaçla asmıştı aynaya:
"Yorgunum, beni bekleme kaptan,
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı kubbeli mavi bir liman
Beni o limana çıkaramazsın."
N.Hikmet R., diye okudu Raşit, ben Raşit.
bu şarkının klibinin 2:45. saniyesinde, küvette uzun siyah saçlı bir adamla marilyn monroe ve gwen stefani arasında bir kadın sevişirler. sevişirken öyle bir bakış atarlar ki, erkekler her daim saçlarını uzatmalıdır klübünün baş saymanı , evet evet saymanı olarak ben bizzat kendim bu heriften tiksindim. e hadi anladık, önünde aptal sarışın marilyn kılıklı bir hatun var ve konsept gereği otuz iki dişini göstererek hafifmeşrep bir ifadeyle kahkaha atması gerekiyor. sen neden önce ''bir şeye mi bakmıştın arkadaşım'' der gibi kaldırdığın elinle saçını geriye atıp ''yee-ha!'' diye gülüyorsun? neden hababam sınıfındaki genç kızı hamile bırakan kıvırcık saçlı çekingen kumral çocuk gibi gevrek gevrek gülüyorsun? tiksindim senden. uzun saçlı erkeklerin yüz karası seni. hem ne ara o küvetten çıkıp çıkardığınız üstünüzü başınızı mandallayıp astınız ipe? hangi insan evladı sevişirken ''osman, yalvarırım yıka şu donunu, bak ben benim jartiyerleri ipe seriyorum'' der böyle şehvetli bir anda? (bkz: ağızda nimet varken konuşulmaz)
şebnem ferah da yürüyüp gidiyor zaten. takmıyor fazla kafaya. bak ben taktım, delirme sınıra ayağımı değdim geri çekildim. takmayın siz de. açma youtube'u sen de arkadaşım. niye bana her şey korku her şey tasa ya rabbi?
yükseldi karadeniz herkes omuz omuza bize fırtına denir çıkmayın yolumuza
bordomavi bayrağım kanatlansın sonsuza
genç yaşlı erkek kadın verdik omuz omuza
şebnem ferah'ın 10 mart 2007 bostancı konserinde aşıp bitirdiği şarkıdır. şebnem her zaman çok iyi bir yorumcu ama bu şarkıyı konserde ayrı bir güzellikte söylemiş.
Fırtına
Otur yanıma
Boz suskunluğunu
Yaşadığın ne fırtınaysa
Dinlemem lazım
Sonlar sadece
Var yazılınca
Yazdığın kanunumuzsa
Yazmaman lazım
Yıkar fırtına
Yok zamanımız
Bilmem ki rolüm neyse
Oynamam lazım
Nedense ben hep hazırım
Zorsa, imkansızsa
Yıkar fırtına
Düşman değiliz
Sen kaçsanda
Benim korkmamam lazım
Nedense ben hep hazırım
Zorsa, imkansızsa
Çocuk ruhluyum
Ruhluyum harcayamam
Senle doluyum
Doluyum harcayamam
Korkmam hayat doluyum
Doluyum harcayamam
Korkmam senle doluyum
Sensiz yaşayamam