oynadığınız 60 dakika *içinde tüm dertlerinizden koptuğunuz, dünyadan soyutlandığınız, keşke hiç bitmese dediğiniz oyun. ya da yaşam. apayrı bir yaşam. sadece topa odaklı bir yaşam.
futbol, topla oynanan bir oyundur. 22 adamın (hakemler hariç) bir topun peşinden koşması ve binlerce hatta milyonlarca insanın da bunu, zevkle izlemesidir. (tabi, futbolun mantığını kavrayan insanlar için) bir çalımın, bir pasın, bir golün, bir adam geçmenin, bazen dünyanın en güzel, en heyecanlı olayı olmasıdır futbol.
kimse kimsenin tercihlerine karışamaz ve zevksizlikle itham edemez. özellikle de spor, giyim, yemek, gibi kişisel tercihe bırakılan konularda. nasıl ki futbol sevmeyen insanlara zevksiz diyemezse kimse, sevenlere de diyebilme gibi bir lüksü yok kimsenin.
(bkz: #6519148)nolu giride anlaşıldığı üzere bağyan arkadaş olduğu apaçık ortadadır. futbol denilen oyuna aşık olmak bir gol, bir futbolcu, bir takımla başlar.
(bkz: beşiktaş)
oynamasını ve oynatılmasını bilen ülkelerde, seyir zevki orgazmdan daha zevkli anlara örnektir. ama; kötü ve şiddet içerikli olanı, tam olarak konusuz pornodur.
zevkli hale getirilmek amacıyla ortaya bi tane sağa sola da bi kaç tane hakem yerleştirip 22 kişinin koşturulması. şimdi olayı tüm bu teknoloji çağında zevksiz bi hale getirmenin en kolay yolu stada bin tane kamera yerleştirip şu futbol yorumcularının zor bela gördükleri görüntülerle yaptıkları yorumu anında net görüntülerle yapacak bilgisayarlı hakemler yerleştirmektir. şimdi oldu mu sana ofsaytı penaltısı yanlış olmayan bi maç. yok olmaz öyle, zevksiz bu iş. varsın bize gol olsun ama böyle kalsın. maç sonrası teknolojiyi ve yorumları da fazla abartmamak lazım sanırım. oyun olum bu.