kendine bir hobi dahi bulamayan tüm erkeklerin hobisi. yaratıcı bir şey değildir.
Sporu futbol olarak gören, futbolu da spor olarak gören para babalarından başkası kazanmaz. genelde sahte eğlenceliktir. mafya işidir, siz ebleh gibi el çırparken, tezaurat yaparken 20-30 kişi trilyonları cebe atar. anadoludan çıkacak bir rakibin önü kapatılır, on yıllarca 3 büyükten başkası ligde hüküm sürmez. süremez, çünkü tekel vardır.
ülkemizde spordan çok savaş gibi algılanan, maçlara döner bıçaklarıyla giden psikopat pardon taraftarlarının bulunduğu oyun.
bayanlar da bu sebeplerden hoşlanmıyor olabilir.
her zaman, her yerde, her şart altında izlenebilen; iyi oynandığında zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız, kötü oynandığında zamanın geçmek bilmediği; yüz yıldan fazla süredir profesyonel şekilde oynanan; aslı çine dayanan; türkiyenin reklamını en iyi şekilde yaptıran ( (bkz: galatasarayın uefa kupasını alması) ); dünyanın birlikte en çok ortak nokta bulduğu spor, oyun, yaşam tarzı.
EN BiLiNDiK TANIMIYLA 22 ADAM VE BiR TOP. KADINLARIN ONDAN ANLAMADIĞINI DÜŞÜNDÜKLERi ŞEY. AMA KENDi ADIMA BiLiRiM, ANLARIM VE ÇOK TA SEVERiM. HERKESi EŞiTE ALAN BiR SPOR. EŞiTLiKTEN KASTIM. iŞÇi/PATRON/KAPICI/MÜHENDiS HERKES O ANDA TEK YÜREKTiR. EN ÇOK ONU SEViYORUM. KiTLELERiN AFYONU DERLER HANi. BiR NEVi BU OLSA GEREK.
topa ayakla hükmedilen, bu faşizme elleriyle karşı gelmeye çalışan* kahramanlara sahip ve fanatizm yaratan spor dalı.
fakat abartılıyor güzel ülkemde*. zira o takımın ne senin gidişatı hakkındaki yorumuna ne oyuncular hakkındaki düşüncelerine ne de yönetim hakkındaki görüşüne ihtiyacı vardır. nitekim sana da ihtiyacı yoktur. sadece maçlara gidip, tribünleri* doldurup, ürünlerini satın almana yani parana ihtiyaçları vardır.
futbol bir nevi beşiktir; o sallar, sen uyursun ve o uykunun sersemliğiyle gidip para kazandırırsın takımına. yırtılan göt senin, rahat içinde, huzur ve güvenle büyüyense onlarınkidir.
eğer ki futbolu, saf ve pek kulturlu olmayan halkimizi! uyutan spor diye iddia edenler uyuyorlarsa, o zaman kimse futbolun tanımını yapamaz.
ben bir futbolseverim. başkaları için futbol bir uyku hapının adı olabilir. ama benim için, 8-10 yaşındayken bile mahallenin pazar yerinde, pazar kurulmadığı günlerde deli gibi maç yapmanın zevki ve maç aralarında eve gidip annemden kana kana içmek için istediğim bir iki bardak suyun tadıdır. o gün bugündür o içtiğim sular beni hep uyanık tuttu allah'a şükür.
ama bu ülke yastıkla yorganla değil de bir futbolla mı uyuyor sanıyorsunuz? bunu kesin bilemiyorum.
ayrıca gerçek futbolseverlerin hepsi de uyanıktır. bunu kesin biliyorum.
değerini ''onsuz bir hayat nasıl olurdu?'' sorusunu kendimize sorarsak çok daha iyi anlayabiliriz. şöyle bir düşününce hayatımın her devresinde benimle olmuş futbol, ilk oyuncağım topum olmuş, ilk arkadaşlarımı sokakta futbol oynarken tanımışım, ilk kez e.h soccer'da orta sahadan aşırtma golü attığım zaman orgazm olmuşum, hayatımın en heyecanlı dakikalarını ilk kez karşıyaka'nın maçına gittiğimde yaşamışım ve ilk kez bağıra bağıra ağlamışım o maçta yenildiğimizde.
bir çoğumuzun bütün ilklerinde bir şekilde futbol ucundan kıyısından etkili olmuştur, eminim. hatta dahada ileri gideyim, eğer futbol hayatımızda olmasaydı sıkıntıdan birbirimizi s.kerdik, varlığına duacıyım.