futbol artık para kazancına dayalı bir oyun olmuştur bu kapitalist düzende. yine de ne olursa olsun futbol bir spordur ve her sporda olduğu gibi futbolda da her şey para değildir. bunun en son örneklerinden biri bu gece yaşanmıştır: değeri 114 milyon olan beşiktaş, değeri 53 milyon olan (yarısından az) club brugge'a (belçika) yenilerek elenmiştir; 2-1 ve 1-3'lük skorlarla. belçika ekibi temsilcimizden çok daha bilinçli ve düzgün bir futbol ortaya koymuştur.
ilgilenmeyen insanların derinliğini anlayamayacağı, aslında içinde bir sürü değişik yaklaşım ve görüş barındıran, sevenin sadece 22 kişinin topun peşinden koşmasından ibaret olmadığını bildiği spor.
(bkz: anlayamazsınız) demeye getiren fanatiklerinin bulunduğu spor dalı.
bir kere emre belözoğlu faktörü diye bir şey var kardeşim. bu bile tek başına futboldan nefret etmek ve sadece birkaç yabancı ligi düzensiz bir şekilde de olsa takip etmek için geçerli bir sebeptir.
takımı yenildiği için ağlayan salakların takip ettiği spordur. lan sen asgari ücret alıp ay sonunu zor getirirken o ağladığın takımdaki topçular yenilgi sonrası ferrarilerine binip gidiyor villalarına, hem de senin gözyaşın onların sikinde bile değil sığır. sen ağla , sevin , iddia oynayıp yüz lira alınca kupondan zıpla sevinçten. sığır olmak böyle bişey işte .
cebinde 5tl olmayan adamların sarıldığı şey.
maç saati herkes evine kapanır, kanal açılır, marketten alınan ucuz çekirdekler açılır ve maç izlenmeye başlanır. maç anında yaşanan en ufak pozitif veya negatif şey televizyon karşısındaki ilkel beyinli insanlarda aynı etkiyi yaratır. gol atar, havalara uçar, yer, yerlerde sürünür, küfür eder. beyni bu kadar çalışır çünkü. futbolu afyon niyetine kullanır insanlar. kendilerini uyuştururlar. maç biter, sözlüğe girer, maç içinde yaşanan kendilerince ilginç poziyonlarla ilgili başlık açar, ilkel beyniyle savunur veya saldırır. beş kuruş parası yoktur, milyarlarca dolarlık sektörü hayatın merkezine oturtur. maçı izlemeye giden fanatiklere deyinmiyorum bile. boyunlarında atkılar, taşkınlık çıkarmak için en ufak fırsatı değerlendirir, ana avrat söverler futbolculara. bilmezlerki kendileri futbolcuların gözünde birer koyundur. aynı zamanda hem para kazandırır, hem ateşi yüksek tutar, küfür ederler.
sanirim hepimizin ayni dertten muzdarip oldugu spor.
simdi gencler, fazla anlamam bu futboldan ama soyle diyeyim.
futbol oyuncular ve kulupler icin bir istir. ingilizce ile 'business'.
siz izleyenler icin de hobi olarak kalmali. yani tabi ki sevdiginiz takimi destekleyeceksiniz maclara imkaniniz olcusunde gideceksiniz ama bunu hayatinizin merkezine koymamalisiniz.
zaten arkadaslar bahsetmis, taraftarlar futbolcularin seyinde degildir. onlar macini oynar eve gider. mac kazanilmis, kaybedilmis falan cok onemli maclar disinda gram umurlarinda olmaz. senin niye umrunda olsun ki o zaman ?
arkadasim senin yapacagin is su, biletini alicaksin, efendi gibi macini izleyeceksin, gol olunca sevineceksin, mac biticek taskinlik yapmadan evine dagilacaksin. bu kadar.
yani su kafayi yerlestiremiyoruz turkiyede. bu gidisle de yerlestirmemiz zor.
Sadece iddaa denen oyun için varlığı sürdürülen bir spor dalı. Artık ne sporluğu kalmıştır Türkiye'de ne itibarı ne de seyir zevki. Sadece iddaa'ya ve bahis oynayan kumarbazlara hizmet etmektedir.
6 senelik bi uğraştan sora insan seviyo doal olarak.
atılan her şuttan sonra o yuvarlak turuncu şeyin fileden geçtikten sonra çıkardıı 'çuf'sesini hissedebilmek güsel bi duygu gerçekten.
i love this game!
futbol izlenebilir. masa başına oturup hakkında konuşabilinir, yorum yapılabilinir, eleştiri yapılabilinir. ben bunları yapmayı başarabiliyorum. ama kimse bana internette futbol konuş demesin lütfen!
yav arkadaş, nasıl bi kin, nasıl bi nefret, niye amk niye? mal mısınız siz niye kavga ediyosunuz kardeşim bi oturun adam gibi yaa. demin 8fact futbol diye bi facebook sayfasının gönderilerini okuyordum. paylaşımlar gayet güzel, kaynaklı ve kaliteli, son olarak tarafsız. ama sağ tarafa yani yorumlara her gözüm kaydığında bi başıma ağrı giriyo. yani ordaki adamlar bayaa dışarda falan yürüyolar, nefes alıyolar ve aynı şehirler yaşıyorum garip yani ve çok saçma geliyo bana. hayır kardeşim ben bu adamla aynı ortamda olamamlıyım yaa!
gönderi : 2010-11 sezonunda alex (28) ve niang'ın (15) attığı gol sayısı galatasarayın tüm oyuncularının attığı gol sayısından (41) fazladır.
yorum : ona bakılırsa drogba'nın tek başına şampiyonlar liginde attığı gol sayısı fenerbahçenin tarihi boyunca attığı gol sayısından fazla.
öyle mi kardeşim. tamam, o zaman alex ve niang'ın attığı gol sayısı sizden az kalıyo. sonuçta drogba o kadar gol atmış, nasıl geçer alex ve niang di mi? yahu bu neyin yarışı. bu ikisi atmış mı atmış, drogba atmış mı atmış, bitti! niye durduk yere yazıyosun onu oraya hasta mısın sen?
gönderi : fenerbahçeli taraftarların nani'nin vikipedia'daki profilini sürekli değiştirmesi üzerine viki yönetimi türkiyeden nani profiline erişimi yasaklamıştır.
yorum : ben giriyom mq ne yasağı
bu zaten ayrı bi denyo, ne diyim ben şimdi buna. sağolsun admin altta açıklamış durumu. sabırlı kardeşim benim.
gönderi : süperlige 234 maça çıkan cüney çakır bu maçlarda 1040 sarı ve 92 kırmızı kartla süperligde en çok kart çıkaran hakemdir.
yorum : piç işte
haydaaa! bu ne şimdi? ha, adam sizin rakibe kart gösterse ses çıkarmazsın, size gösterse aman aman! adam kart gösteriyo işte ona göre oyna. ''sen de çok kart çıkarın ama haa!'' mı diycen adama, hasta ruh ismail resmen herif.
gönderi : 2012 yılında alacakları nedeniyle direten ve ayrılığı o dönemde zora sokan quaresma'ya kızan ve onun için '' futbol hayatını bitireceğim '' diyen diyen fikret orman şimdi quaresmayı tekrar transfet etmiştir.
yorum : admin rengini sikiyim!
bu ne şimdi? bu neyin öfkesi kardeşim söyle? hayır yani takımına hakaret falan da yok ortada niye adminin rengine küfrediyosun şimdi? hayır direk fikret ormana bi hatırlatma ve art niyetli olduğunu da düşünmüyorum. ne yani küfür ettin aferin sana çok güzel iş yaptın mı diyelim. bi de gitmiş 30 beğeni almış, yani tek tek de değil bunlar sürü halinde dolaşıyolar.
son olarak en çok dikkatimi çekeni yazıcam bu sözlük ortamına. son 6 sezonda dünya takımlarının forma satış rakamları veriliyor, 1 real, 2 manu, 3 barça işte aşşada 12. sırada fenerbahçe var abi. şimdi aşşada bi tane denyo var, yazmış ki ''feneri de göstermek için 12. sırayıda almışsın admin'' evet bayaa dahi anlamındaki de'yi ayrı yazmıyo bu denyo, efenime söyliyim bi tane daha yazmış ki ; ''ilk 10'u anlarım 12 ne'' evet soru işareti falan da yok, sağ olsun admin abimiz demiş ki; ''bir spor sitesi listede bir türk takımının olduğunu göstermek için oraya kadar almış'' demiş. son olarak bu arkadaş ''onların amk ozaman :d'' demiş ve evet o ile zaman arasında boşluk yok.
şimdi ben bu herife ne yapiyim kardeşim söyle bu nedir yav? hayır bu nasıl bi davranıştır. öfkeli desem diyemiyorum, nefret var tamam, ama bu neyin yarışı? almasın mı şimdi listeye feneri orda? ilk 10'u anlarım ne demek lan? sıkıysa sen gir ilk 20'ye 30'a hadi göriyim seni? anlamıyorum bu internette fanatik görüşte olanları. çok saçma kardeşim yaa. ulan annem eskiden takımım kaybedince ağladığımda boşver diyodu anlamıyodum, öyle onlarca yıl geçmedi üstünden ama şükür ki erkenden anladım annemin ne demeye çalıştığını. ne pis insanlarmışsınız siiiz! defol-lun burdaaaan!! ıyy!