son 1 haftada dünya kupasına gidebilmek için oynanan 2 mısır-cezayir maçı ve sonrası ile tekrar ispatlanan söz. önce mısırlılar cezayirlileri taşladı bunun üzerine cezayirliler ülkelerindeki mısırlı şirketleri ve mısır büyükelçiliğini taşlayıp yıktılar mısır buna cevap olarak cezayir büyükelçisini geri çekti, cezayir'deki yatırımlarını gözden geçireceğini açıkladı ve bu olayları protesto için 2 sene boyunca hiçbir organizasyona katılmayacağını açıkladı. 2 maç arasında iki ülkenin siyasilerinin birbirlerine laf atmaları da unutulmamalı. 2 maç sonunda neredeyse iki ülke arasında savaş çıkıyordu ki 1970 yılında el salvador ve honduras arasında dünya kupası eleme maçlarından sonra savaş çıkmış ve bu savaşta 1000 kişi ölmüştü.
kesinlikle değildir. içinde herşeyi barındıran tek spordur herhalde... kavga, dövüş, en afillisinden mutluluk *, en afillisinden hüzün *, centilmenlik *, rekabet, siyaset, dostluk, düşmanlık, mücadele, hırs, zafer....
neden futbol hayattır, futbol aşktır bilemiyorum ama ben onun bu halini kabullendim ve böyle seviyorum.
ingiliz gazeteci simon kuper'in üzerinde uzun uzun çalışarak emek vererek 1994 yılında piyasaya çıkarttığı kitabın ismi olup son derece haklı bir önermedir.
evet futbol sadece futbol değildir.
bir başkaldırıdır kimi zaman, isyandır, vatan sevgisidir, milliyetçiliktir...
hüzündür kimi zaman, kimi zaman dostluk, neşe ve keyiftir...
futbol asla sadece futbol değil başlıbaşına bir dindir aslında.
maradona'nın dediği gibi tanrı'nın elidir kimi zaman...
barcelona ve athletic bilbao formasıdır futbol. bayraktır onlar için. isyandır...
yeri gelir sahada işgal kuvvetleri ile mücadele eder, halkın milliyetçi duygularını kabartmak için harrington kupası alınır. mühimdir ingilizleri yenmek işgal altındaki istanbul'da.
gündüzleri sahada top oynamaktan başka mühim işler de vardır. geceleri zorlu finaller oynanır zira o yıllarda. maçta mücadele veren futbolcular hiç yorulmamış gibi yüklenirler silah ve mühimmat sandıklarını sırtlarına. anadolu'daki haklı mücadeleye bir nebze de destek olmak adına...
(bkz: fenerbahçe)
yeri gelir tahsil hayatı yarıda bırakılır cepheye gidilir, dönmeyeceğini bile bile...
(bkz: galatasaray)
ağlatır bazen.
kimi zaman başka iddialara konu olur.
ajanlık gibi, istihbarat gibi...
(bkz: portsmouth fc)
kimi zaman bir onur mücadelesidir;
(bkz: 21 haziran 1998 iran abd maçı)
kimi zaman düşmanlıktır. fenerbahçe galatasaray ne ki?
liverpool fc-everton
fc barcelona-real espanyol
real madrid-atletico madrid
aston villa-birmingham city...
çarşı'dır,
teksas'tır,
gecekondu ve tatanga'dır futbol...
güzelliktir,
66 dünya kupasındaki portekiz gibi.
90 dakika dolmasına rağmen güzel maç olduğu için 13 dakika fazladan oynatmaktır maçı...
ve elbette, asla futbol olmayan şey 35.000 bursa taraftarını hafta içi 300 kilometre yol katetmesine sebep olandır...
aslında işin özeti şudur ki;
"futbol asla sadece futbol değildir" evet. zira, "hayat fena halde futbola benzer"...*
yani futbol hayattır. hayat futboldur...
bundan seneler once tvlere gizli kamerayla taraftar otobüsünde atılmıs sloganlar yayınlanmıstı. her bir ağızdan bagırıyorlardı otobüstekiler futbol şiddettir, futbol holiganlıktır, futbol adam bıçaklamaktır diye.
toplumun her kesimi ile kavgalı olan son olarak da taraftar gruplarının protestosuna maruz kalan ve bunun üzerine siniri halen geçmeyen ve abuk sabuk açıklamalarda bulunan liseli başbakan'ın bilmesi gereken motto.
askere bulaşabilirsin,
kemalistlere bulaşabilirsin,
şehit ailelerine, çiftçiye, esnafa, işçilere bulaşabilirsin...
ama toplumun her kesiminin yegane buluşma noktası olan futbola bulaştın mı bu işin sonu darağacına kadar gider tayyibim...
maç spikerlerinin maçın ortasında, futbolun ekonomik boyutundan bahsettikten sonra kullandıkları cümledir.hele ki işin içine ekonomik boyutun yanı sıra devletler arası ilişkiler, yargı falan filan da girdi mi iş çok karışıyor.