benim anlamadığım adam ne yazdıysa çıktı. orda bomba patlayacak dedi patladı. herkes inandı bu adama. şimdi gelip buraya yazmayın zaten inanmıyoduk diye.
hani şu dinci bozuntularu hoca bozuntuları okuyup üfleyip birde üzerine sikiyor ya. heh işte bu da onlardan biri. lakin burada hoca çakal olup siktikleri cahil olurken; fuatın cahil olup akılı başlı okumuş tahsilli insanları sikip atması gerçekten çok enteresan.
Sürekli bir şeyler zirvaliyor bu sahiden akp ' nin kendi adamı galiba. Böyle insanlara her şeyin normal gelmesini sağlıyor. Algılarla oynuyor falan. Dikkatli olsun ama frekans sıçratmayayım üstüne.
günün birinde eğer bu fuat avni denen kumpanya içinde bilalin dahi olduğu bir fırıldak olarak çıkmazsa
isteyen gelsin istediğini söylesin, buda burada dursun
bu ne idüğü belirsizin onda değil yüzde birini söyleyeni
sürüm sürüm süründüren rte ne hikmetse bunu hiiç ama hiç duyamıyor, bulamıyor, yakalayamıyor
peki ya neden ? ahanda gördünüzmü sayın halkım bakın ne kadar da maadurum.
seçim günü yaşadığım bir mesele ile ilgili ifşada bulunacaktım aslında ama foyası meydana çıkmıştır artık diye umarak '' atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun'' mottosuyla uzak durdum. yine artan talep sebebiyle bir anektot belirteyim siz yine de sonradan, hobi olarak inanın kendisine isterseniz.
şu yukarıdaki liste'yi 1040 numaralı sandık bana ait olduğundan ve orada müşahitlik yapacağımdan seçimden önceki gün paylaştım efenim. sonra pazar günü kalkıp sandığa sahip çıkmaya gittim. zeki bey'le (listede ismi verilen sandık başkanı oluyor) tanışırken elbette ki haddinden fazla temkinliydim ben de herkes gibi. olay zeki bey'in karısının saat 7de arayıp telaşla ''aman dayak yersin bak dikkat et'' şeklinde telkinleriyle yavaştan ortaya çıktı. zaten herkesin 100 metreden anlayacağı gibi gayet de atatürkçü bir hal içerisinde abimiz. neyse uzatmadan, en son dedim ''hocam siz nerelerde görev aldınız? işiniz gücünüz nedir?'' o da zamanında aldığı görevleri, kadrolaştırmalar dolayısıyla kendisini zorla emekli ettiklerini, ama ne kadar isteseler de kendi taraflarına çekemediklerini; çocuklarının üstüne yemin ede ede anlattı. en son '' anı olsun sosyal medyada paylaşırsınız'' diye selfie bile çekindi bizimle. ha sandıktan çıkan oylar da gayet hakkaniyetli sayılmıştır gözüm kadar emindim. (ysk'daki kısmı bilemeyeceğim tabi)
velhasıl ben bu yazıyı neden yazdım? nası yazdım? gördünüz, klavyeye bastım yazdım!
insanlar üzerindeki algı manüplasyonunu toplumsal olarak yapmanın bir adım daha ötesine geçip birey birey töhmet altında bırakan fuat avni meselesini böylece kafamda bitirmiş oldum. sizde de tavsiye ederim. yazıyı neden yazdığıma gelince de buradan açık açık,
sosyal medya üzerindeki amaçsız paylaşımım ve bilmeden toplumu galeyana getirdiğim için, Zeki eliş'ten özür diliyor; ailesine huzur ve sukunet temenni ediyorum.