Ayrıca onlar Peter'sız 3 sene geçirmiş olabilirler fakat, Peter onlarsız çok kısa bir süre geçirdi.
--spoiler--
Ayrıca "Walter" en profesyonel film artislerine taş çıkartacak bir yeteneğe sahip. umarım ileriki zamanlarda filmlerde de görebiliriz. Oyunculuğunu izlemek, ayrı bir zevk veriyor insana.
--spoiler--
4x04 te walter ın huzursuz davranışlarının, "3 yıldır laboratuvarından ayrılmadın" dialogunun sebebi peter'ın zaman çizgisinden ayrılmış olmasıydı. peter olmayınca kendisini de sosyalleşmeye iten olmadı tabii. einstein olmaya gerek yok ancak merak edenler olabilir.
--spoiler--
--spoiler--
4x03 le güzel bir 1.,2. sezon havası estirmiş dizi. oldukça güzel ve fringe havası veren bir hikayeydi ve peter olayını bölüm sonuna saklayarak güzelce bitirdiler.
--spoiler--
--spoiler--
s0404 güzel güzel ilerlerken finalde peter'in sevdiceğini gördüğünde "naber kız napıyodun o kadara zamandır" tarzından basit bir yüz ifade takınması hayal kırıklığı oldu. böyle mi geri dönecektin peter, naptın sen kuzum.
--spoiler--
S04e04 bölümünün son on beş dakikasında akışlara geçmiş dizidir kendileri.
--spoiler--
bütün bölüm boston'dan tee new york'a gittiler yok efendim kök birası içtiler otelde kaldılar zenci çocuğu aradılar bizi oyaladılar falan ama sonunda da bombayı patlattılar yanii ve peter'ımız yiğidimiz yüz doksan iqlu yarimizi böyle kıvırcık önleri uzamış saçlarıyla geri döndürttüler. bir de nasıl içten olivia dedi yavrum.
sonra dunham bacı tüm öküzlüğüyle "who are you?" demesin mi? dedi tabi demese şaşardık da bir dahaki bölümün başında peter anan zaa xd demez ise walter reddetsin onu evlatlıktan valla bak.
hadi diyelim tamam tanımıyosun unuttun da 3 haftadır rüyalarda buluşmuyor musunuz siz bacım? demezler mi adama doksan bin beygir gücündeki hafızan te öbür evrenlerden plakaları hatırlıyor da rüyalarda aktığın adamı mı hatırlayamadın? bence ordan gelen bir samimiyet olmalıydı. ben başarısız buldum ve hayır diyorum.
walter sen gönüllerimizde birincisin canım benim.
--spoiler--
s04e04, 4. sezonun 4. bölümünde yan hikayeler anlatılmamış, ana hikayeye geri dönülmüş, güzel bir bölümdü. özellikle son 5 dakikası itibariyle. fringe tempoyu arttırıyor, ve önümüzdeki bölümler için çok merak uyandırıyor.
bu bölüm peter'ı aramakla geçti. eski deneklerden subject 9'un manyetik alanlar üzerinde etkisi kullanıldı. ayrıca yine bu deneğin walter'a "hayatımı mahvettin" diye çıkışmasına yer verilmesi bir klasikti.
walter'ın 3 yıl aradan sonra laboratuarından çıkması gülümsetti.
nina ile walter arasındaki atışmalar ilgi ile izlendi. demek ki peter olmasa böyle olacakmış.
ve ve ve sonunda peter ortaya çıktı. yine bir gölde. observer kendisini izlerken. özlemişiz keratayı.
son sahnedeki karşılaşmalarında peter'ın her şeyi hatırlaması ama olivia'nın hatırlamaması, ve "kimsin sen" diye sorması önümüzdeki bölümler itibariyle çok merak uyandırdı. peter da olivia'nın kendisini tanımamasına şaşırdı. sanırım olanlardan haberi yok. peki acaba peter neredeydi ve neler hatırlıyor? ve walter kendisini hatırlayacak mı?
bu arada olivia gittikçe güzelleşiyor mu ne?
s04e03 "işte bu" dedirtmiştir. walter'ın "gus" adını verdiği ve bilinçli olduğunu söylediği absürt organizma gerçekten çok iyi düşünülmüş. bu organizmanın çocukla bağının olması görünürde klasik fringe mevzularını, "empatları" vs. akla getirse de aslının düşündüğümüz gibi olmadığını gördük. orijinal, heyecan doldu, güzel bir bölümdü. ayrıca bölümün sonundan anladığım kadarıyla where is peter bishop? sorusu dizide artık iyice baskın olacak ve muhtemelen önümüzdeki bölümü de işgal edecek. kısacası beklediğimiz an yavaş yavaş geliyor. ayrıca bu bölümde, sürekli aklımda yer eden "bu peter niye sadece babasına gözüküyor?" sualine cevap geldi ve aslında dunham'a da gözüktüğü ortaya çıktı. oh ne güzel, sevenler ayrılmasın.
reytinglere gelelim; 2.bölümünü 3.14 milyon kişi izlerken 3.bölümünü 3.24 izlemiş. çok çok küçük bir artış var ama en azından inişin durmuş olması ümit verici. hayalim 4.bölümde reytinglerin 4 milyonun üstüne çıkması.
s04e03 fringe geri döndü diyebilirim. sonu iyi bağlamışlar hayran kaldım. olivia yine o tuzlu tanka girecek gibi duruyor ama bakalım. ha bir de turuncu kafalı çocuk pek tatlıymış *
2. bölüm pisikolojik ama güzel bir bölümdü. 3. bölümde ise diğer bölümlere göre aksiyon dozu daha fazlaydı.
özellikle ekibin organizmayı yoketmeye gittiği sahneler bana alien filmlerini hatırlattı.
1 kez de nina'nın adı geçti. ama peter'sız evrende, kahramanlarımız anlaşılan massive dynamics ile sıkı fıkı değiller.
ayrıca bölüm sonunda peter için artık harekete geçileceği anlaşılmış oldu.
2. bölümü başarılı olmasına rağmen reytingleri düşmüş dizi. bunun nedeni, ilk bölümün vasatlığı. bu kadar başarısız bir sezon premiyeri yaparsan reytingin düşer arkadaş. tabii ikinci bölümün şukusunu vermek lazım, hakikaten çok iyiydi. ikinci bölümün abd'de beğenilip beğenilmediğini ise ancak üçüncü bölüm reytinglerinden anlayacağız. yani aslında bölümün reytingini bir önceki bölüm hazırlıyor.
ve şu da var; reytinginin düşmesi dizinin kalitesi hakkında kimsede şüphe uyandırmasın. korkmamız gereken şey fox'un diziyi kaldırması.
şimdi şu broyles olayı baya kafamı karıştırdı. ya ciddi anlamda hata yaptılar* ya da bilinçli olarak yaptılar. neyse bunun derdi beni germedi. otursunlar yazsınlar senaryoyu toplasınlar. her sezona ait ufak bir reyting sıralamasını sunacak olursak;
1. sezon --> ortalama 9 milyon seyirciyle başlamış, zaman zaman 10 milyon üstüne çıksa da 9 civarı takılmış.
2. sezon --> ortalama 7 milyon seyirciyle başlamış, 6 milyon izleyici ile devam etmiştir.
3. sezon --> ortalama 5 milyon seyirciyle başlamış, 3,5 - 4 milyon izleyici ile devam etmiştir.
4. sezon --> ilk bölüm 3,48 milyon kişi izlemiş, 2. bölümü 3,14 milyon kişi izlemiştir.
kısacası abd' de çok fazla reyting ve izleyici kaybetmiştir. yakında gossip girl gibi esamesi okunmayan diziler arasına girecek ondan korkuyorum. şu saatten sonra reyting ve seyirci sayısını yükseltmesinin imkanı yok ama en azından izleyenlerine 1. ve 2. sezonda vermiş olduğu zevki versin.
peter'sız tatsız tuzsuz olan dizi. yok arkadaş eski heyecan yok. yine birsürü soru işaretiyle başlamış dizi. üstelik benim bu dizinin sevdiğim yanı lost gibi soru işaretleri bırakıp bitmemesiydi. sorun neyse kısmen de olsa dizinin sonunda çözülürdü. konular acaip karıştırdılar. olivia'yı diğer taraftan kim kurtardının yanı sıra bu iki tarafın dost olması hiç güzel olmamış. bir de
peter bishop öldü mü
fringe ıssız kaldı mı
obsever öcün aldı mı
şimdi seyircinin mına konur.
--spoiler--
peter in yokluğunun dizinin havasını bozması bir yana, peteri yok etmek, senaryo açısından çok büyük bir sorumluluk almış olmaları demek. aslında şimdiden birçok karışık durum meydana geldi.
1 en basitinden olivia lee yi tanımıyor.
2 diğer tarafta broyles yaşıyor.
bunların olmasını peter in hiç var olmamış olması sağlamışsa. peter hiç var olmamış olsaydı walter in akıl hastanesinden çıkıp fringe departmanına katılması biraz zordu, hadi bir şekilde katıldı diyelim. peter olmasaydı belki walter hiç akıl hastanesinde de olmazdı.(ama bi dönem orda olduğu birinci bölümde açıklandı). dizinin başından beri paralel evrenlerdeki savaşın çıkış noktasının peter olduğu söyleniyordu fakat gördüğümüz üzere peter olmadan da bir savaş yaşanmış yani peterin hiç var olamamış olması dizinin bütün kurgusunun değişmesi gerektiğini gösterir yada çok köklü değişiklikler yapmak gerektiğini . çok sağlam şeyler koymalılar ki önümüze haa bu böyleymiş diyebilelim.
--spoiler--
--spoiler--
4x02 de peter'ın yokluğu öteki evrendeki broyles'un nasıl yaşamasını sağladı umarım açıklaması yapılır.
--spoiler--
edit;
--spoiler--
07.27 kızıl olivia;"aynı şeyleri bizim albay broyles'la da konuştum"
26.dkda ise öteki evrendeki broyles görünüyor kızıl olivia ve lee ye emir verir gibi konuşuyor.
--spoiler--
edit2;
--spoiler--
gerçi observerlar kendi aralarında olivia ve lee nin zaman silinmesinden doalyı tanışmadıklarını konuşuyorlardı.herhalde bu da onun gibi bişe
--spoiler--
--spoiler--
s03e06 bölümünde walter'ın beatles müziklerini geri sararak saatlerce dinleyip bir anlam aramaya çalıştığını söylemesi üzerine anladım ki dizide az biraz illuminati havası estirmeye çalışmış yapımcılar.
--spoiler--
3.sezonun sonunda yarattığı sorulara henüz cevap veremeyen dizidir.
--spoiler--
peter'sız sanki eğlencesi kaçmış dizi gibi geldi bana. nerde eski walter efendim. gece yarıları şarkı söyleyen, çoplak dolaşıp pankek yapan sevimli adamın gazı kaçmış sanki. peter olmadığı için harvard'daki merkezinde gözetmen kontrolündedir. ilk bölümden hatırlarsak akıl hastanesinden aile bireyi dışında biri tarafından çıkarılamıyordu. bu yüzden olay mahaline de gidemiyor, kameradan takip ediyor. olivia desek eski soğukluğuyla devam ediyor. şimdi bir o kadar da sıkıcı inek öğrenci tiplemesi gözlüğüyle ajan lee katıldı. helal süt emmiş bir oğlan benziyor ama peter'ın üstüne gül koklatmayız. o da ara ara görünüyor tv'de ve aynada fakat walter bishop tarafından tanınmıyor. bazıları iki kere ölür ile kastettiği paralel evrendeki peter'ında da ölümüdür. buz gölünde düşmüştür ve kel tarafından kurtarılmamıştır sanırım. yine öldürmeye kıyamadı duygusal observerlarımız.
observerler tarafından zamandan silinen peter boşluklar yaratmış gibi. sarışın olivia, kızıl olivia'ya benden çaldıkların cümlesi ile peter'dan gayri neyi kastetmektedir acaba.
--spoiler--