şimdiye kadar izlediğim en iyi komedi dizisi. how I met your mother'mış, big bang theory'miş faso fiso. ayrıca şimdiye kadar hiç bir dizinin seviyesine erişemediği mükemmel ötesi dizi.
şimdiye kadar izlediğim en iyi komedi dizisi. how I met your mother'mış, big bang theory'miş faso fiso. ayrıca şimdiye kadar hiç bir dizinin seviyesine erişemediği mükemmel ötesi dizi.
istanbul ortaklar caddesinde bir cafe.
aynı zamanda çukurova üniversitesi kampüsünde de vardır böyle bir cafe.
ortaklardaki adını dizi olan friends'den almıştır o ayrı mesele.
dizinin 1994 yılında başlaması o yılların amerikası hakkında da bir fikir veriyor. örneğin erkeklerin giyim tarzı pek değişmediği halde kadınların adeta evrin geçirdiğini görüyoruz. cep telefonunun ve bilgisayarın ne kadar büyük icatlar olduğunu anlıyoruz. tabi ki 1994 yılında da bu iki cihaz vardı fakat yaygın değildi. ayrıca dizinin forumlarında okuduğumuza göre dizinin bu kadar ünlü olmasının altında yatan espriler kadar dizideki karakterlerin yakınlığıymış. özellikle yalnızlaşan metropol insanı tüm gününü birlikte geçiren karakterleri çok benimsemiş. tabi böyle olunca da dizideki karakterlerin her dediğine gülmek zor olmuyor. dizi benim anladığım kadarıyla how i met your mother dizisine de birçok miras bırakmış. özellikle ted - ross karakterleri arası benzerlikler dikkat edilirse bulunabilir. how i met your mother' ın üzerine bölüm çektiği friends esprileri fark edilebilir.
başarıyla işlenmiş friends afişi ise şu adresten bulunabilir:
10 sezonu belki 3 kere bastan sona izledigim ve şaşırtıcı derecede hakkında az entry olan dizi. müdavimleri için küçük bir özet.
chandler: could i be more funny:)
monica: oh my god, am i cleaning in my sleep again:)
ross: we were on a break:)
joey: how u doin' *
phoebe: smelly cat, smelly cat what are they feeding you.. u know:)
rachel: i hate rachel green club:)
10 sezonunun 10 unuda izlemiş bulunduğum, her bölümünde gülüp çoğu bölümünde kahkahalara boğulduğum amerikan yapımı filmi çıkacak olan dizi. joey olmasa bu kadar tutarmıydı merak ediyorum.
--spoiler--
dün izlediğim bölümde pheebe evlendi. ve muhteşem bi şekilde. görebileceğim en güzel evlenmeydi. hayal gibi. karların arasında ve doğaçlama... *
edit: şu an farkettimki çok az entry var hakkında. ve çok daha fazlasını hakeden bir dizi olduğuna inanıyorum. ve son bölümünü biraz önce izlediğim ve içimin sızladığı hemde çok fena sızladığı dizi.
--spoiler--
artık saymıyorum kaçıncı olduğunu ama yine sinema filmi çekilecek haberleri çıkmış dizi. daha önce defalarca hayal kırıklığına uğrasam da yine de umutlanmadan duramıyor insan.
--spoiler--
chandler ve rachel koridarda yere düşen kekin yere değmeyen kısımlarını çatal yardımıyla itinayla ayıklayıp yedikleri sırada ayak sesi duyarlar ve gelen joey'dir. birden utanıp sıkılırlar çünkü joey garip bir şekilde onlara bakmaktadır ancak akabinde joey ceketinin iç cebinden bir adet çatal çıkarır: '' hey what are we eating'' diyerek yemeye başlar.
--spoiler--
--spoiler--
özünde 6 arkadaşın hikayesidir. klasik sit-com'lar gibi her bölüme has mevzuların yanı sıra genelde bir bütünlükte söz konusudur. örneğin 7. sezondaki bir bölümde, bir espride 2. sezondaki bir bölüme gönderme yapılarak da güldürülmektedir. bu bütünlüğün yanısıra karakterlerin (joey'un bile) sığlıktan uzak çok geniş düşünülmüş geçmişleri, ortaya çıktıkça güldüren sırları vardır.
ayrıca süprizlere son derece açıktır. ilk sezonlar boyunca rachel-ross aşkı temasını işlerken ve izleyici ana temanın bu olduğunu sanarken pat diye chandler - monica aşkı belirmiştir.
dizi o derece kilometre taşıdır ki sonrasında gelen diziler onun çakması olmaktan isteseler de kurtulamazlardır. örneğin how i met your mother: ilk çıktığında "yeni friends" etiketi ile dillerden dillere dolaşmıştır ( ben de izleyicisiyimdir ayrıca) . lakin 2. sezondan itibaren deja vu lar yaşatmıştır. zira how i met your mother'ın 4. sezonun en komik bölümlerinden "naked man" fenomeni bile friends'in 3. sezonunda joey tribbiani tarafından uygulanmıştır.
neyse finalin üstünden 5 yıl geçmesine rağmen hayranları tarafından hala yaşatılan dizidir nihayetinde friends. dizinin finalinde oyuncular da ağlamıştır. ben de kendimi zor tutmuştum ya. chandler'ın kapaklarını, monica'nın takıntılarını, ross'un şapşallıklarını, rachel'ın cadolozluklarını, joey'nin "how you doin'?" ini, phoebe'nin herşeyini özlemek ulan!
an itibariyle 4. sezonuna geçtiğim, varlığından çok geç haberimin olduğu, izlediğinizde diğer tüm diziler için çakma diyebileceğiniz dizidir, izleyin...
moraliniz bozukken ya da aklınızda türlü düşünceler var olup hiçbir şeye odaklanamazken bu dizi herşeyi unuttuyor. içinizdeki negatif enerjiyi alıp pozitif enerji yayabiliyor size. herkesin bir zaafı ya da herkesin iyi kötü yönlerinin olduğunu gösterip mükemmeliyetçilikten uzaklaşarak "ben" kelimesinin ne demek olduğunu göstererek kendinizi sevmenizi düşündürtüyor. dizideki karakterlerin herbirinin çok sevilmesi de buna bağlı sanırım. hepsinin gariplikleri var, bu yüzden monica, chandler, phoebe ... deniyor ve o gariplikleriyle seviliyor her karakter. **
güldürüyor, mutlu ediyor.
öyle bir dizi yani... **
'keşke benim arkadaşım olsalar' diye düşündüren dizi . bu diziyi izleyip de rachel green ile alışverişe gitmek , chandler bing'ın şakalarına gülmek , ross geller'ın bilim hakkındaki sıkıcı konuşmalarını dinlemek , joey tribbiani'nin şapşallığı karşısında krize girmek , monica geller'dan temizlik ve yemek dersleri almak , phoebe buffay'le takılıp onun gibi enteresan olmayı istemeyen yoktur.
çekim hataları da inanılmaz komiktir bu dizinin, izlerken farkedersiniz ki biz onları izleyerek eğleniyormuşuz ama onlar diziyi çekerken bizden çok eğleniyorlarmış.
özellikle matthew perry'nin setteki şaklabanlıkları izlenmeye değer. adam kahkaha makinası resmen.
yayınlandığı dönemde çok büyük fırtınalar koparmış efsane. kendi alanında o kadar ileri gitmiştir ki friends bittikten sonra efsane olmaya aday tek komedi dizisi dahi çıkmamıştır çünkü çoğu friends'in taklidi olmaktan öteye gidememişlerdir.
on sezonn suren, bir on sene daha cekilse devam yine tutacak diziydi. karakterleri orjinalligi ve birbirini tamamlamasi, ayrica oyuncularin karakterlerinin de iyi olmasi ve iyi anlasmalari sayesinde bu kadar basarili olmustur.
kemal sunal filmleri gibidir, bir kere izlemek yetmez. her izlediginizde gulersiniz. televizyon tarihinin en basarili yapimlarindan biridir, bir daha friends gibisi de zor gelir.