bir dil düşünün ki sona koyduğunuz e harfini okumuyorsunuz, r harfini ğ gibi okuyorsunuz, g harfini j diye okuyorsunuz. dışardan bakınca absürd gibi duran bir dil olsa da cazibesi had safhadadır bu dilin.
roma'nın psikopat liderlerinden birinin fransa bölgesinde yaşayan germenleri zorla latince konuşturmaya çalışması sonucu ortaya çıkmış dil olduğunun söylenmekte olduğunu naihad sami banarlı'nın türkçenin sırları kitabında okumuştum. genel kabul vulgar latince'nin farklılaşması sonucu ortay çıkmış latin dillerinden biri olduğu yönünde.
bir arkadaştan aldığım bilgiye göre (abuk sabuk merakım sonucunda) petitbeurre bisküvinin anlamı minik yağcık, küçük tereyağı gibi bir anlama gelmekte imiş. ilginç doğrusu. bisküvide bile kullandığımız bir dil olduğuna göre gerekli bir dil sanırsam.
buraya galatasaray unıversıtesınden ınsanların yorum yapmasını ve bılgı vermesını beklıyorum.. herkes zor hatta cor zor dıyor. ee o zaman gsü ye gıdersek nasıl olacak bu ıs ? dıye kara kara karalar bagladım.
sabır ve biraz yetenek isteyen bir dildir. güçlü bir aksan gerektirir. dünyanın en romantik dili olduğuna dair rivayetler vardır. yani ben burda gördüm bunu sadece. hiçte romantik değildir. birçok avrupa ülkesinde kaba saba bir dil olarak görülür.
dertleri grammer kurallarını öğrenmekle bitmeyen, telafuzu tam bir dert olan lisan. ayrıca telafuz kurallarına göre eklerin farklılık göstermesi de cabası...
ancaaak, ingilizce atılan maillere cevap vermeyen veya fransızca cevap veren; kendi dillerinde iletişim kurma konusunda son derece takıntılı fransız amcalar göz önünde bulundurulduğunda cv'nizin yabancı diller bölümünde fransızca'nın da yer alması kariyer yolunuzda, özellikle de fransız menşeli şirketlerde bir hayli kolaylık sağlayacaktır.
ha, şakır şakır fransızca konuşuyor olmanın karizma kat sayısını iki ile çarpan bir etken olduğunu söylemiyorum bile...
her dil gibi kendine has güzellikleri vardır. fransızcayla ilgili zor kısım çok fazla kullanılmamasıdır. günlük hayatta kullandığımız herşey kısacası dünya ingilizce üzerine kurulu olduğu için, öğrenmek, aşina olmak muhtemeldir. bu nedenle fransızcanın insanlara zor ve caydırıcı geldiğine inanıyorum ama eğer konuşmayı, farklı kültürleri tanımak istiyorsanız çok zevk alarak öğrenebileceğiniz bir dil. 15.yy dan fransız edebiyatına bir giriş yaparsanız ve merakınızda varsa bir bakarsınız mitolojiye kadar gitmişsiniz. ufkunuz açılır.
bu dili öğrenmek isteyenler için tavsiyem mutlaka ama mutlaka ne olursa olsun okuyun. ne bulursanız. çok kolay parçalar, kitaplar olsa bile okuyun ve sürekli kendi kendinizede olsa bir konu üzerine konuşup telafuzunuz üzerine çalışın. çok kasmayın. zaten kimse izden "r" yerine "ğğğğğ" gibi saçma sapan sesler çıkarmanızı beklemiyor. hatta kendinizi komik duruma düşürürsünüz. zamanla o "r" harfi "ğğğğğğğ" olmayacak ama artık yavaş yavaş yutulmaya ve harmanlanmaya başlayacak. herşey zamanla. önce alışımanız gerek bu dile ve kültüre. ayrıca "essai" yani kompozisyon-deneme yazmak çok yararlı olacaktır zira düşüncelerini ifade ederken can havliyle insan dili kullanmayı çok güzel öğreniyor. hem okumak, hem yazmak... aslında hem dilinizin gelişmesi hemde ufkunuzun açılması, kendinizi ifade edebilme yetisi kazanmanız anlamına geliyor. tabi ki sadece fransızca değil tüm diller için bu metodlar aynıdır. yabancı bir dil öğrenmek, oralara gittiğinde bakkaldan ekmek istemek veya türkiyede güneyde çalışabilmek olarak algılansa da aslında bir insanın kendini keşfetmesi, sınırlarını zorlaması için birebirdir. bir insanın kendine yapabileceği en büyük iyiliktir yabancı dil öğrenmek...