Son senemizde fransızcayı salmamız, yalnızca ygs-lys kasmamız ve bütün sınıfın düşük not alması üzerine sevgili hocamız sinirden kudurup tahtaya bir arkadaşımızı çıkarmış ve +yaz bakalım Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek? Gönül bu sevdadan vaz mı geçecek?
Çocuk tabi önce bi şaşırdı falan biz hemen atladık -Hocam napıcaz bunu?
+Bunu çevirin fransızcaya hepinizi geçiricem dersten ama geçenezseniz son senenizde bırakırım... Bu arada telefon kullanabilirsiniz.
Telefon kullanmamıza izin vermesi asla çeviremeyeceğimizi düşünmesindendi. Tabiki çeviremedik! https://galeri.uludagsozluk.com/r/818806/+
geçen fransa'dan biri 12 biri 14 yaşında, tatlı mı tatlı halamın kızları geldi babasıyla.
aralarında fransızca konuşuyorlar, ben ise koltuğun kenarına dirseğimi koymuş eliml yanağıma yapıştırmış, hayran hayran dinliyorum.
meyve tabağı hazırladı büyüğü getirdi.
ben de ''meğsi'' dedim.biliyorum r'leri ğ olarak okuyorlar bazı kelimelerde.
şöyle hafif tebessüm ederek ''döğian'' dedi...dedim yok böyle bir dil o nasıl bir aksan...
''döğian'' yazılışı ''de rein'', anlamı ''bir şey değil'' mahiyetinde.
çok başka dil.
geçmişte 1 sene hazırlık olmak üzere toplamda 4 yıl eğitimini aldığım dildir. ingilizce'den daha kolaydır.
yıllarca eğitimini alıp, hala orta seviyede konuşabilmem çok ilginçtir.
maalesef bu zamana kadar hiçbir işime yaramamış dildir.
Aksanları, gramer yapısı, yazım ve fonetik kurallarıyla sistematik bir bütünlük oluşturan latin kökenli dil.
Yazması ve okuması nispeten kolay öğrenilebilir olsa da konuşması ve anlaması bence zordur.
Fransızcanın karizması nazal ses, gırtlaktan çıkartılan r harfi ve sık kullanılan ''ö,ü,ş, j'' seslerindedir.
yüzyıllar boyunca jean paul sartre, albert camus gibi filozofların, victor hugo, jean genet gibi romancıların, arthur rimbaud, paul verlaine gibi şairlerin kullandığı, yazdığı, öğrenilmesi ve konuşulması oldukça zor bir dildir.
günümüzde hala fransızca yazan edebiyatçılar fransızcanın dünya dillerine çevrilmesi yolunda bir meslek grubunu oluşturmaktadır. sadece fransa, belçika ve kanada' da değil, afrika' nın çoğu yerinde halen fransızca konuşulmaktadır.
bütün bunların başında avrupa birliği' nin resmi dili fransızca olduğundan diplomasi konusunda fransızcanın önemi yadsınamaz.
özetle diplomasi, çeviri, ticaret, endüstri gibi çoğu iş alanında fransızca varlığını devam ettirmektedir ve ettirecektir.
"entel" geçinen ve bi sikten anlamayan denyolar için kibar bir dil fakat aslında dünyanın en kaba dillerinden biridir. fransızlar da nefret edilesiler, bunların dili de. özellikle ikinci dünya savaşı öncesi dünyada son derece önemli dillerden biri olmasına karşın, artık günümüzde eskisi kadar önemsenmez. tercüme piyasasında da eskiden önemli iken, şimdi o da eski önemini kaybetmiştir. almanca çok daha tercih edilebilir dildir 2. dil öğrenmeye düşünenler için. burada da gayet düzgün açıklanmış (bkz: #22668129)
küçük prens ve yabancı'yı (ulan ne anlamsız bir ikilidir bu, aklıma kahveyle köri soslu tavuk yiyen ben geldi) orjinal dilinden okuyacak kadar kendimi geliştirdiğim dil. durmak yok, yola devam.
akla karanın birbirinden zor ayrılmasına sebep olan dil. en basitinden bir cümlenin bile kesin anlamını verecek biçimde çevrilmesi gerekiyor ve bunu yaparken de yarım saat harcayabiliyorsunuz.
müzikalitesi duymaya değerdir. kulağa hoş gelen yanları da vardır. ama kesinlikle '' ben niyetlendim, oturup öğreneyim '' niyetiyle öğrenilebilecek bir dil değildir. fransızca - fransızca, türkçe - fransızca, fransızca - türkçe en az 3 sözlük bulundurulmalı, her kelime ve fiil çekimi dikkatlice not ve tekrar edilmelidir.
insan dikkatini bir gün ayırırsa fransızca' dan kopma tehlikesi yaşayabilir. yüksek konsantrasyon ve çalışma saatlerine ihtiyaç duyar. ilgisizliği sevmez. yani bölümünü okuyorsanız, işinizde gerekecekse, okulda dersini görüyorsanız tabi ki fransızca öğrenme isteğinizde haklısınız. ama '' hoşuma gitti, öğrenmek istiyorum '', '' merak ediyorum, belki lazım olur '' niyetiyle öğrenmek isteyenler en kısa sürede vazgeçip başka bir dil öğrenmelidir. daha sonra teşekkür bile edeceksiniz, inanın bana.